Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2023/1295 E. 2024/1435 K. – Kayıt Kabul
Konu: Kayıt Kabul
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/1295
- Karar No
- 2024/1435
- Karar Tarihi
- Konu
- Kayıt Kabul
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/902 E., 2023/104 K. HÜKÜM/KARAR : Esastan Red İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2015/468 E., 2018/432 K. 1- İlk derece mahkemesince, taraflar arasındaki kayıt kabul davasında, davacı alacaklı vekilince 30.10.2013 tarihinde iflas masasına icra dosyasında talep edilen işçilik alacaklarından kaynaklı 118.154,43 TL asıl alacak ile işlemiş faiz, vekalet ücreti ve mahkeme masrafları dahil olmak üzere 319.689,43 TL alacak ile bonoya dayalı yapılan icra takibinden dolayı 129.111,96 TL olmak üzere toplam 448.801,39 TL alacağın masaya kaydı için başvurulduğu, iflas idaresi tarafından tarafından başvurunun 14.03.2014 tarihli kararla tamamının reddedildiği, davacı alacaklı vekili tarafından İİK'nın 235. maddesi gereğince yasal 15 günlük süre içerisinde kayıt kabul davasının açıldığı, yargılama sırasında alınan ayrıntılı, denetime elverişli bilirkişi kök ve ek raporlarına göre davacının işçilik alacaklarından kaynaklı Ankara 32. İcra Müdürlüğünün 2009/15751 Esas sayılı dosyasından dolayı masaya kaydı gereken alacak miktarının 251.523,87 TL olduğu ve Ankara 32. İcra Müdürlüğü'nün 2009/15752 E. sayılı dosyasında ise bonoya dayalı olarak yapılan takipte borçluya ödeme emrinin tebliğ edildiği ve borçlu tarafından borca itiraz edilmeyerek takibin kesinleştiği, her ne kadar kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takipte alacağın varlığı için kambiyo senedi tek başına yeterli olmayıp temel ilişkiye de gidilmesi gerekmekte ise de takibin 16.09.2009 tarihinde yapıldığı ve itiraz edilmeyerek takibin kesinleştiği tarih iflas tarihi olan 11.07.2013 tarihinden çok önce olması gözetildiğinde davacının bu miktar alacağının da masaya kaydı gerektiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne karar verilerek toplam 380.635,83 TL alacağın masaya kaydına karar verilmiş, İİK'nın 206/A-1. maddesi gereğince davacının iş ilişkisine dayanan ve iflasın açılmasından önceki bir yıl içinde tahakkuk etmiş işçilik alacakları olan toplam 251.523,87 TL alacağın birinci sırada ve bu kapsamda olmayan ve bonoya dayalı toplam 129.111,96 TL alacağın ise dördüncü sırada iflas masasına kayıt ve kabulüne karar verilmiştir. 2- İlk derece mahkemesi kararına karşı davacı vekilince ve davalı vekilince istinaf yoluna başvurulması üzerine, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi tarafından, 4857 sayılı Yasa uyarınca kıdem tazminatına, ihtara gerek kalmaksızın akdin feshi tarihinden itibaren en yüksek banka mevduat faizi uygulanması gerektiği, işverence İflas Müdürlüğüne yazılan 29.01.2007 tarihli yazıda, davacının ücret alacakları ile kıdem ve ihbar tazminatı alacakları bildirildiği ayrıca ihtara gerek kalmadığı, işverenin bu tarihte temerrüde düştüğü gerekçesiyle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine; davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve ücret alacakları yönünden iflas tarihi itibariyle işlemiş faiz tutarları yeniden hesaplanarak, ilk derece mahkemesi kararını düzelterek yeniden esas hakkında karar verilmesine, davanın kısmen kabulüne, 420.000,00 TL'nin 290.888,04 TL'sinin birinci sırada, bakiye 129.111,96 TL'sinin dördüncü sırada iflas masasına kaydına, alacağın tümünün birinci sıraya kaydı isteminin reddine karar verilmiştir. 3- Bu karara karşı süresinde taraf vekillerince ve davalı vekilince temyiz yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Kamu düzenine aykırılık hallerinin re'sen gözetildiği, istinaf nedenleriyle sınırlı ve usulüne uygun olarak istinaf inceleme ve denetiminin yapıldığı; dosya içeriği, kararın dayandığı gerektirici sebepler ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı; yine, bonoya dayalı bu işçilik alacağının İİK'nın 206/A-1. maddesi kapsamında iflasın açılmasından önceki bir yıl içinde tahakkuk etmiş alacaklardan olmadığı dikkate alınarak taraf vekillerinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi kararına ilişkin taraf vekillerinin tüm temyiz sebeplerinin reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz harcın temyiz edenlerden ayrı ayrı alınmasına, dosyanını ilk derece mahkemesine kararın bir örneğinin Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesine gönderilmesine, 13.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.