Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2022/784 E. 2023/1695 K. – Rücuen Tazminat
Konu: Rücuen Tazminat
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/784
- Karar No
- 2023/1695
- Karar Tarihi
- Konu
- Rücuen Tazminat
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/21 E., 2021/200 K. DAVA TARİHİ : 14.05.2015 HÜKÜM/KARAR : Kısmen Kabul Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı arasında hizmet alım sözleşmesi bulunduğunu, sözleşme kapsamında davalı tarafından çalıştırılan dava dışı işçinin müvekkili ile davalı aleyhine açtığı işçilik alacakları ile ilgili davanın işçi lehine sonuçlandığını ve bu kapsamda müvekkili tarafından dava dışı işçiye icra takibi sonucunda ödeme yapıldığını, yapılan bu ödemeden sözleşme hükümlerine göre davalının sorumlu olduğunu ileri sürerek müvekkili tarafından ödenen bedelin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; zaman aşımı def'inde bulunduklarını, kabul anlamına gelmemek üzere davanın kabulüne karar verilmesi halinde müvekkili şirketin sadece kendi dönemi ile sorumlu olacağını, işçinin 1 seneden az çalışmasına rağmen kıdem tazminatından sorumlu tutulmasının hukuka aykırı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 17.05.2016 tarih ve 2015/227 E., 2016/224 K. sayılı kararı ile davacıdan 4857 sayılı Yasanın 2 nci maddesindeki asıl işverenin sorumluluğu esasına göre tahsil edilen işçilik alacaklarının yüklenici davalıdan rücuen tahsilinin hizmet alım sözleşmesinin 8. ve Teknik Şartnamenin 6/g maddesinin gereği olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkeme kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay 23. (Kapatılan) Hukuk Dairesinin 2019/977 Esas, 2020/1287 Karar sayılı kararı ile davalı vekilinin sair temyiz itirazları reddedilerek kıdem tazminatının tamamından son işverenin sorumlu tutulmasının doğru görülmediği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla, bozma ilamı doğrultusunda alınan bilirkişi raporuna göre davalının sorumlu olduğu miktar 4.472,88 TL olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuran Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalı şirketin tüm kıdem tazminatından sorumlu tutulması gerektiğini, hizmet alım sözleşmesinin 8. ve Teknik Şartnamenin 6/g maddesi uyarınca icra takibi sonucu ödenmek zorunda kalınan tazminat ve ücret kalemlerinden davalının sorumlu olduğunu, işçinin asıl işverenden alınan iş kapsamında ve değişen alt işverenlere ait işyerinde ara vermeden çalışması halinde işyeri devrinin kabul edilmesi gerektiğini, alt işverenlerin işçinin iş sözleşmesini ve doğmuş bulunan işçilik alacaklarını da devralmış sayılacaklarını, kararın usul ve kanuna aykırı bulunduğunu ileri sürerek; kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, hizmet alım sözleşmesinden kaynaklı rücuen tazminat talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun geçici 3 ncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 427 nci ve devamı maddeleri. 3. Değerlendirme Temyizen incelenen kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 08.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.