Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2022/5014 E. 2023/4265 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/5014
- Karar No
- 2023/4265
- Karar Tarihi
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1953 E., 2022/1470 K. DAVA TARİHİ : 01.07.2020 HÜKÜM/KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2020/267 E., 2021/531 K. Taraflar arasında itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı tarafın başvurusunun esastan reddine, davacı tarafın istinaf dilekçesinin reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı şirkete verdiği yemek hizmetine ilişkin bakiye alacağın tahsili istemiyle başlattığı icra takibine davalının haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek itirazının iptali ile icra inkâr tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının olmayan bir cari hesap bakiyesi üzerinden icra takibi başlatması, davada aynı alacağın dayanağını fatura olarak değiştirmesi ve bu cari hesap tutarı üzerinden alacak talebinde bulunmasının hukuka aykırı olduğunu, müvekkilinin davacı tarafa cari hesap borcunun bulunmadığını, takibe konu faturalara herhangi bir itirazda bulunulmamış olmasının faturalara konu hizmetin ifa ve/veya sözleşmeye uygun şekilde ifa edildiğine ve müvekkilinin davacıya karşı borçlu olduğuna karine teşkil edemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; taraflar arasındaki sözleşmeye göre davacı tarafından yemek hizmetine ilişkin faturaların haftalık kesileceği, İşveren'e tebliğ edildiği günden itibaren 30 gün sonunda da geçmiş aya ilişkin tüm fatura ödemelerinin davalı tarafından yapılacağının belirlendiği, davacının sözleşme kapsamında düzenlediği faturalar ve bunlara ilişkin ödeme belgelerinin her iki şirketin yasal defterlerinde birbirini teyit eder şekilde kayıtlı olduğu, davacı tarafından düzenlenen ve bedeli ödenmeyen faturaların düzenlenme tarihleri üzerinden sözleşmede belirtilen 30 günlük sürenin geçtiği gerekçesiyle taleple bağlı kalınarak icra takibindeki 374.523,92 TL üzerinden yapılan itirazın iptaline, taraflar tacir olmakla avans faizi ile takibin devamına, faiz oranı yönünden fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece icra inkâr tazminatına hükmedilmesi gerekirken bu hususun gözardı edilmesinin yerinde olmadığını, icra inkâr tazminatı taleplerinin reddine ilişkin herhangi bir gerekçelendirme yapılmaksızın hüküm kurulduğunu, hükmedilen alacağa ticari faiz uygulanması gerekirken avans faizi işletilmesinin hatalı olduğunu beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. 2. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; takibin faturaya dayalı değil taraflar arasında mutabık kalınmayan cari hesaba dayalı olduğunu, fatura edilen hizmetin sözleşme koşullarına uygun nitelikte olup olmadığının belirli olmaması sebebiyle olmayan bir cari hesap veya takip konusu yapılmayan faturalar kapsamında müvekkilinin borçlu olduğu iddiasının kabul edilemeyeceğini, faturaya itiraz edilmemesi ve/veya iade faturası kesilmemesinin yapılan işin taraflar arasındaki hukuki ilişkiye uygun olduğu ya da tam ve kusursuz yapıldığının ya da bedelinin istenebilir olduğunun kabulü anlamına gelmeyeceğini, davacı tarafça dosyaya hiçbir belge sunulmaksızın ve ispat yükümlülüğü yerine getirilmeksizin salt mali kayıtlar üzerinden karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine aykırılığın da tespit edilmemesine gerekçeli, tarafların ve mahkemenin denetimine elverişli, oluşa ve dosya içeriğine uygun olarak düzenlenmiş olmakla Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporu uyarınca karar verilmiş bulunmasına göre davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı vekilinin kesin olan kararlara yönelik istinaf istemleri yönünden istinaf dilekçesinin reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili, temyiz dilekçesinde istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri temyiz nedeni olarak ileri sürmüştür. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, taraflar arasındaki hizmet sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili istemi ile başlatılan takibe yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 369 ncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 nci maddeleri. 3. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanunun 371 nci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 14.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.