Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2022/4913 E. 2024/2250 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/4913
Karar No
2024/2250
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/254 E., 2021/517 K. HÜKÜM/KARAR : Asıl Davanın Kısmen Kabulüne, Birleşen Davanın Açılmamış Sayılmasına Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen asıl dava eksik işler için açılan nama ifa ve alacak, birleşen tapu iptal ve tescil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 23. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı asıl davada davalı, birleşen davada davacı ortağı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.ASIL DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında 17.02.1997 tarihinde gayrimenkul satış vaadi ve kat karşılığı inşaat sözleşmesi yaptıklarını, davalının zamanında inşaatı teslim etmediğini ileri sürerek, eksik işler nedeniyle gerçekleştirilen masrafların ve davacıya düşen bağımsız bölümlere ilişkin yükleniciye düşen bağımsız bölümün satış suretiyle kendileri tarafından nama ifasını, eksik işler bedelinin tahsilini, sigorta prim borcu,eksik harçlar bedeli ve gecikme nedeniyle kira tazminatı bedellerinin tahsilini talep ve dava etmiş, ıslah dilekçesinde kira tazminatı ve sigorta primi alacağı talebinden vazgeçtiğini belirtmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; iş sahibine zamanında teslim edildiğini, davacının diğer talebinin de inşaat ruhsat harçları, sigorta ilişki kesme harçları, genel iskan alma ve iskan harçlarını bedel olarak alma ve yine yapı denetim maliyeti ile yangın merdiveni olduğu anlaşıldığını, bu masrafların hiçbirini de davacının kendilerinden talep edemeyeceğini, eseri teslim aldıktan sonra bu konudaki mevzuatta yapılan değişiklik de onları bağlamadığını belirterek davanın reddine yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. III.BİRLEŞEN DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı arasında Kumluca Noterliğinin ... tarih ve ... yevmiye no.lu düzenleme şeklinde gayrimenkul satış vaadi ve kat karşılığı inşaat sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşmeye göre müvekkili üzerine düşen edimlerin yerine getirildiğini bildirerek ... ... mevkiinde kain ... ada 1 parsel sayılı taşınmazda 7/12 davalı hissesinin 1/7 nin iptali ile 1/12 hissenin müvekkili adına tesciline, ... ada 10 parsel sayılı taşınmazda ise 4/24 hissenin tamamının iptali ile müvekkili adına tapuya tesciline karar verilmesini dava ve talep etmiştir. IV.BİRLEŞEN DAVA CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının edimini yerine getirmediğini belirterek, davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 28/03/2012 tarihli ve 2007/90 Esas, 2012/116 Karar sayılı kararıyla; asıl davada davalı, birleşen davada ise davacı şirketin 21/11/2008 tarihinde ticaret kayıtlarından tasfiyesi tamamlanmak suretiyle terkin edildiği ve böylece şirketin tüzel kişiliğini kaybettiği görülmekle 6100 sayılı HMK nın 114/1-d maddesi gereğince şirketin dava ehliyetini kaybettiği ve dava şartı noksanlığı oluştuğundan HMK 115/2 maddesi gereğince asıl davanın pasif husumet yokluğundan, birleşen davanın ise aktif husumet yokluğundan dolayı reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. İlk Derece Mahkemesinin 28/03/2012 tarihli ve 2007/90 Esas, 2012/116 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay(Kapatılan) 23. Hukuk Dairesi 12.03.2018 tarih ve 2017/2248 Esas, 2018/2143 Karar sayılı ilamında; "asıl davada davalı Birleşen davada davacı şirket ile akdedilen 17.02.1997 tarihli kat karşılığı inşaat sözleşmesinden sonra şirketin 21.11.2008 tarihinde tasfiyesinin tamamlanarak terkin edildiği sabittir. Bu durumda mahkemece asıl davada davacı (birleşen davada davalı) vekiline şirketin ihyası için mehil verilmesi gerekirken her 2 davanın da husumet yokluğundan reddine karar verilmesi doğru görülmemiş" gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesi, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında, asıl dava bakımından toplam 113.787,00 TL(Eksik işler bedeli olarak 60.000,00 TL, inşaat ruhsat harcı, iskan ruhsat harcı, kat irtifakı harcı olmak üzere toplam 38.420,00 TL, yapı denetim bedeli olarak toplam 15.367,00) kısmen kabulüne, kira bedeli ve sigorta primine ilişkin talepler bakımından vazgeçme nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına, birleşen dava bakımından duruşma gün ve saati davacı şirkete usulüne uygun tebliğine rağmen 01/06/2021 tarihli duruşmaya mazeret bildirmeksizin katılmadığı ve dosyanın 3 aylık süre içerisinde yenilenmediği anlaşıldığından birleşen davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl davada davalı, birleşen davada davacı ortağı temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Asıl davada davalı, birleşen davacı ortağı temyiz dilekçesinde özetle; şirkete yapılan ilanen tebliğin usulüne uygun olmadığını, şirkete müdür olarak atanma talebinin mahkemece haksız olarak reddedildiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, kat karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanan alacak ve tapu iptal tescil istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6102 sayılı TTK'nın 547. maddesi 3. Değerlendirme 6102 sayılı TTK'nın 547. maddesinde, “ (1) Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebilirler. (2) Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemlerini yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir.” Hükmü bulunmaktadır. Yargıtay (Kapatılan) 23. Hukuk Dairesi 12.03.2018 tarih ve 2017/2248 Esas, 2018/2143 Karar sayılı Bozma ilamı sonrasında Davalı şirketin ortağı tarafından şirketin ihyasının talep edildiği, Kumluca Asliye Hukuk Mahkemesi 2013/96 Esas 2015/71 Karar sayılı kararında, şirketin tasfiyesinin TTK 547.maddeye göre yapıldığı ancak yukarıda belirtildiği üzere TTK 547.maddeye göre verilen ihya kararında şirketin temsilinin sağlanması bakımından şirkete tasfiye memurunun atanması gerektiği, mahkeme kararında sadece tasfiye sonucu terkin olunan şirketin ihyasına karar verildiği ve tasfiye memuru atanmadığı anlaşılmıştır. Kumluca Asliye Hukuk Mahkemesi 2013/96 Esas 2015/71 Karar sayılı karar sayılı kararına göre şirketin temsilinin tasfiye memurunca sağlanması gerekirken, şirketin davadaki temsili sağlanmamış, iş bu dosyadaki mahkeme kararında ise yine şirketin temsil yetkisi bulunması şartı sağlanmadan hüküm kurulması doğru olmamıştır. Mahkemece yapılacak iş; şirketin temsilinin sağlanması bakımından tasfiye memuru tayini yönünden talepte bulunmak üzere asıl dava davacılarına yetki ve mehil verilmesi şayet asıl dava davacıları tarafından talepte bulunulur ve davalı şirketin davada temsili sağlanır ise sonucuna göre karar verilmesi, şayet davacı tarafa usulüne uygun verilecek kesin süreye rağmen, davacı şirkete tasfiye memuru atanmasına ilişkin talepte bulunmaz ise husumet yönünden davanın değerlendirilerek karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile karar verilmesi doğru olmamış kararın bozulması uygun görülmüştür. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Yukarıda açıklanan nedenlerle, asıl davada davalı birleşen davada davacı şirket ortağı ...'ın temyiz istemlerinin kabulü ile hükmün BOZULMASINA, Temyiz peşin harcın ilgilisine iadesine, Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 25.06.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2022/4913, K. 2024/2250, T. 25.06.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-hukuk-dairesi-2022-4913-e-2024-2250-k-3d13c061fcb3