Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2022/4024 E. 2024/466 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/4024
Karar No
2024/466
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen kooperatif yönetim kurulu üyeleri hakkında açılan sorumluluk davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın usulden reddine karar verilmiştir. Mahkeme kararı, asıl ve birleşen davalarda davacı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili, davacı kooperatif eski yöneticileri olan davalıların, ...’dan izin almadan kooperatif adına akaryakıt istasyonu işletmeye başladıklarını, bu nedenle 50.000,00 TL idari para cezası kesildiğini, bu cezanın kooperatifçe iki taksitte ödendiğini ileri sürerek, asıl davada ilk taksit ödemesi olan 30.000,00 TL’nin, asıl dosya temyiz aşamasındayken açılan birleşen davada ise ikinci taksit ödemesi olan 27.156,00 TL’nin davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Asıl ve birleşen davalarda davalılar vekilleri cevap dilekçesinde; yasal sorumluluğun sözleşme yapılan ... firmasına ait olduğunu, firmanın bunu kabul ettiğini, işlemin yapıldığı dönemde kimin yönetici olduğunun tespit edilmesi gerektiğini savunarak, asıl ve birleşen davaların reddini istemiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 17.10.2012 tarihli ve 2010/70 Esas, 2012/358 Karar sayılı kararı ile davalılar ..., ..., ..., ... ve ... aleyhinde açılan asıl davanın reddine, diğer davalılar ..., ..., ... ve ... aleyhine açılan asıl davanın kabulü ile 30.000,00 TL’nin adı geçen davalılardan tahsiline karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar ..., ..., ... ve ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairemizin (kapatılan 23. Hukuk Dairesi) 01.03.2013 tarihli ve 2013/843 Esas, 2013/1212 Karar sayılı kararıyla, somut olayda, davalılar aleyhine sorumluluk davası açılması yönünde genel kurulca alınmış bir karar bulunmadığı gibi davanın denetçiler tarafından da açılmadığı, bu durumda, mahkemece, davacı tarafa, 6100 sayılı HMK'nın 52, 53 ve 54. (HUMK'nın 39. ve 40.) maddeleri uyarınca davalılar hakkında sorumluluk davası açılmasına ya da açılan işbu davaya muvafakat verilmesine ilişkin genel kurul kararının ve davanın gelindiği aşamada görevde olan denetçilerin davayı açan vekile denetçi sıfatıyla verdikleri vekaletnamenin ibrazı için önel verilmesi, noksan olan usuli işlemler yerine getirildikten sonra davaya devam edilmesi, verilen süre içinde bu eksiklikler tamamlanmaz ise davanın açıklanan usul yönünden reddedilmesi gerektiği belirtilerek bozulmuştur. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı yönetim kurulu üyeleri hakkında sorumluluk davası açılmasıyla ilgili genel kurul kararının ve denetçilerden alınan vekaletnamenin dosyaya sunulması için davacı tarafa mehil verildiği, konuya ilişkin olarak dosyaya sunulan 18.05.2013 tarihli genel kurulun 5 inci maddesinde yönetim kurulu üyeleri hakkında sorumluluk davası açılmasına karar verilmiş olduğu ancak bu madde aleyhine başka bir mahkemede açılan dava sonucunda, maddenin iptaline karar verildiği, kararın Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiği, sonuç olarak 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu’nun 98 inci maddesi yollamasıyla dava tarihinde yürürlükte bulunan 6762 sayılı TTK’nın 341 inci maddesi uyarınca, yönetim kurulu üyeleri hakkında sorumluluk davası açılması hakkında alınmış bir genel kurul kararı bulunmadığı gerekçesiyle, asıl ve birleşen davaların usulden reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde, asıl ve birleşen davalarda davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz başvuru dilekçesinde; asıl ve birleşen davalarda davalıların kooperatifi zarara uğrattıklarını ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, kooperatif eski yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğuna ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası 3. Değerlendirme 1.Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanunun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Asıl ve birleşen davada davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine Karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 01.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2022/4024, K. 2024/466, T. 01.02.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-hukuk-dairesi-2022-4024-e-2024-466-k-5664d6142add