Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2022/4004 E. 2024/1009 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/4004
Karar No
2024/1009
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/825 E., 2022/755 K. HÜKÜM/KARAR : İstinaf Başvurularının Esastan Reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : Kütahya 1. Asliye Hukuk Mahkemesi (Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla) SAYISI : 2018/29 E., 2020/301 K. Taraflar arasındaki tazminat isteminden dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince istemin kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı vekili, davalılar ... ve ... tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili kooperatif ile davalı arsa sahipleri arasında düzenleme şeklinde gayrimenkul satış vaadi ve kat karşılığı inşaat sözleşmesi imzaladığını, sözleşme hükümlerine göre arsa sahiplerinin arsayı müvekkili kooperatife 1 ay içinde devretmesi gerekirken devir yapılmadığını, davalıların başka bir yüklenici ile yeni bir sözleşme imzaladıklarını, davalıların müvekkili kooperatif ile sözleşme imzaladıkları arsanın üzerine başka müteahhit tarafından bina inşa edildiğini, sözleşmenin ifası açısından hukuki ve fiili imkansızlık ortaya çıktığını, imkansızlığın davalıların kusuru ve sözleşmeye aykırılığı ile ortaya çıktığını, bu nedenle müvekkilinin zararını karşılamakla yükümlü olduklarını ileri sürerek, sözleşmenin ifasının davalıların kusuru ile imkansız hale geldiğinin tespiti ile şimdilik 10.000,00 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ... ayrı ayrı cevap dilekçelerinde özetle; davacı tarafın çekilen ihtarlara cevap vermediği, bütün hissedarların kendileri ile görüşmeye gittiklerinde bürolarının kapalı olduğunu, muhâtap bulamadıklarını, davacı kooperatifin kötüniyetli olduğunu savunarak, davanın reddini istemişlerdir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında taşınmaz satış vaadi ve kat karşılığı inşaat sözleşmesi bulunduğu, her ne kadar arsa sahiplerinin devir borcunu yerine getirmediği için inşaata başlanılmadığı iddia edilmiş ise de davacı yüklenicinin inşaata başlamaması nedeniyle davalı arsa sahiplerince ihtar çekildiği ve yüklenici tarafından verilen ihtara cevapta gecikme sebebinin projede gerçekleşen hata olarak bildirildiği ve başlangıç için süre taahhüdünde bulunulduğu, arsanın devri konusunda arsa sahiplerine yöneltilmiş bir talep bulunmadığı, verilen süre içinde de inşaata başlanılmadığı, davalı arsa sahiplerinin yaklaşık 4 yıl sonra başka bir yüklenici ile anlaşarak inşaata başladıkları, arsa sahiplerinin başka bir yüklenici ile anlaşmaları, aradan geçen uzun zaman zarfında yüklenicinin edimin ifası ve arsa sahiplerinin yükümlülükleri hususunda sessiz kalması hususları göz önünde bulundurularak tarafların arasındaki sözleşmenin geriye etkili olarak sona erdirilmesi yönünde iradelerinin birleştiğine kanaat getirildiği, geriye etkili olarak sona erdirilen sözleşmede davacı yüklenicinin yalnızca menfi zarar tazminini talep edebileceği, raporda 16.620 TL olarak hesaplandığı, davacı talebinin 10.000TL olduğu gerekçesiyle istemin kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili, davalılar ... ve ... tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1.Davalılar ... ve ... istinaf dilekçesinde özetle; davacının sözleşmeye aykırı hareket ettiğini, dava açma hakkının bulunmadığını, davacıya gönderilen ihtarname gereğinin yerine getirilmediği için başka bir müteahhitle anlaşma yapıldığını, kabul kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmişlerdir. 2. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; faiz talepleri konusunda karar verilmediğini, resmi şekle tabi sözleşmelerin feshinin tarafların ortak iradesiyle ya da mahkeme kararıyla olabileceğini, taraflar arasındaki sözleşmenin halen geçerli olduğunu, davalıların sözleşme ile inşaatın yapılacağı arsayı bir ay içinde kooperatife devretmeyi yükümlendikleri, bu arsayı davalı kooperatife devretmeyerek bir başka müteahhit ile anlaştıklarını, davalıların sözleşmenin ifasını engellediklerini, müvekkili kooperatifin sözleşmenin ifa edilememesinden doğan müspet zararlarının hüküm altına alınması gerekirken, menfi zarara karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı yüklenicinin inşaata başlamakta geciktiği, davalıların tapu devir yükümlülüğü konusunda davacının davalıları temerrüde düşürmediği, inşaat için gerekli yetkileri içeren bir vekalet talebinde bulunmadığı, davalıların ihtarlarına da kayıtsız kaldığı, kusurunu kanıtlayamadığı davalılardan müspet zararın tazminini isteyemeyeceği, öte yandan davacı tarafça yapıldığı kanıtlanan ve davalılarca başka yüklenici ile yapılan inşaatta kullanılan kısmi temel ve grebeton masrafları bakımından davalıların sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre iade yükümlülüklerinin bulunduğu gerekçesiyle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; taraflar arasında halen geçerliliğini koruyan sözleşme mevcut olduğu halde davalıların başka müteahhit ile anlaşma yaptığını, davalıların usulüne uygun olarak sözleşmeyi feshetmediğini, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin tek taraflı feshi için mahkeme kararı gerektiğini, sözleşmenin haksız ve tek taraflı olarak usulüne uygun olarak feshedilmemiş olması nedeniyle müspet zararın meydana geldiğini, taraflar arasında yapılan sözleşme gereği yapılması gereken arsa tapusunun devrinin yapılmadığını, iyiniyetli olan müvekkilinin inşaatın temelini attığını, hafriyat yaptığını ve temele grobeton dökerek inşaata başladığını, tapunun devrini alamadığından işlemlere devam edemediğini, davalıların daha fazla daire teklifi aldığı için davacı kooperatifin işi yapmasını istemediği tanık beyanları ile sabit iken müspet zarar oluşmadığı şeklindeki gerekçenin usul ve yasaya aykırı olduğunu, taraflar arasındaki sözleşmede arsa sahiplerinin cayması halinde kooperatifin yaptığı masrafların yanında 20.000TL tazminat ödeneceğinin kararlaştırıldığını, faiz konusunda hüküm kurulmadığını ileri sürerek, kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, taraflar arasındaki arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 369 ncu maddesinin birinci fıkrası, 370 ve 371 nci maddeleri, 3. Değerlendirme 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına, temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere ve istinaf aşamasında ileri sürülmeyen hususların temyiz incelemesinde değerlendirilemeyeceğinin tabii bulunmasına göre davacı vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2.Davacı yüklenici sözleşmenin ifasından sonra faaliyete başladığını ve bu konuda davalı arsa sahiplerini temerrüte düşürdüğünü kanıtlayamamış davalı arsa sahipleri de dava dışı başka yükleniciyle davacı ile yapılan sözleşmenin ifasını imkansız kılmak suretiyle sözleşme imzalamışlardır. Somut uyuşmazlıkta, sözleşmenin her iki tarafın ortak kusuru ile feshedildiğinin kabulü gerekmektedir. Bu durumda sadece davacının yaptığı imalat bedelinin hüküm altına alınması usul ve yasaya uygundur. Mahkemece, bu gerekçelerle karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir. 3. Davacı taraf dava dilekçesinde dava konusu alacağa dava tarihinden itibaren yasal faiz talep etmesine rağmen; mahkemece bu hususta karar verilmemesi doğru görülmemiştir. Ne var ki bu yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, sonucu itibarıyla doğru bulunan İlk Derece Mahkemesi kararının ve gerekçesinin düzeltilerek onanması, 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkrası hükmü gereğidir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile; Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının HÜKÜM kısmının "10.000 TL tazminatın" kelimesinden sonra gelmek üzere "dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte" ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, İstek hâlinde peşin alınan temyiz harcının ilgiliye iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 22.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2022/4004, K. 2024/1009, T. 22.04.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-hukuk-dairesi-2022-4004-e-2024-1009-k-4bf35ca26b1f