Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2022/174 E. 2022/5458 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/174
- Karar No
- 2022/5458
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı olan bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen kararın temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu, gereği konuşulup düşünüldü. - K A R A R - Davacı vekili, davacı şirketin iklimlendirme makinaları imalatı işi ile iştigal ettiğini, yaşanan ekonomik durgunluktan etkilenip kısa vadede borçlarını ödemede zora düştüğünü ileri sürerek, davacı şirket hakkında konkordato geçici mühleti verilmesini ve akabinde konkordatonun tasdikini talep ve dava etmiştir. İlk derece mahkemesince, İİK'nın 305. maddesinde sayılan tasdik şartlarının somut olayda mevcut olduğu belirtilerek, talebin kabulü ile davacı şirketin konkordatosunun tasdikine dair verilen karar hakkındaki birkısım alacaklılar vekillerinin istinaf başvurusu, Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi tarafından, tasdik hükmünde ana para hariç kalan faiz ve diğer bütün fer'ilerinden feragat edilmesi ile 20.000,00 TL'den küçük alacaklılar hakkında tek seferde ve öncelikli ödeme kararlaştırılmasının eşitlik ilkesine aykırılık teşkil ettiği gerekçesiyle esastan kabul edilerek, ilk derece mahkemesi hükmü kaldırılıp, talebin reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Talep İİK 276 ve devamı maddeleri çerçevesinde konkordatonun tasdiki istemine ilişkindir. Konkordato, borçlarını vadesi geldiği halde ödeyemeyen veya vadesinde ödeyememe tehlikesi altında bulunan herhangi bir borçlunun, vade verilmek veya tenzilat yapılmak suretiyle borçlarını ödeyebilmek veya muhtemel bir iflastan kurtulmak için başvurabileceği kendine özgü bir cebri icra kurumudur. Konkordatoda amaç, elinde olmayan nedenlerle işleri iyi gitmeyen, mali durumu bozulmuş olan ve borçlarını ödeyip faaliyetlerini devam ettirmek isteyen dürüst borçluyu koruyarak mali durumunun iyileşmesini sağlamak ve alacaklıların, borçlunun muhtemel bir iflasına nazaran, daha fazla ölçüde alacaklarına kavuşma olanağı yaratmaktır. Konkordato ile alacaklılar, alacaklarının bir kısmından vazgeçerler ve/veya borçluya, ödeme konusunda belirli bir vade tanırlar. Borçlunun borcun belli bir yüzdesini ödemeyi taahhüt ettiği ve alacaklıların da kalan alacaklarından vazgeçtiği durumda tenzilat konkordatosu söz konusu olur. İçinde bulunduğu mali koşullara göre borçluya borçlarını belirli bir oran ve/veya vadeyle ödeme imkanı verilmesi hem borçlu bakımından ve hem de alacaklılar bakımından olumlu sonuçlar doğurur. Aksi halde bu durumdaki borçlunun iflas etmesi, faaliyetlerinin tümüyle sona ermesine ve alacaklıların alacaklarını büyük oranda tahsil edememelerine neden olacaktır. Tasdik için aranan şartlar İİK'nın 305. maddesinde belirtilmiştir. Bu maddede sayılan koşulların dışında mahkemenin yasanın öngördüğü birtakım ilkeleri de gözetmesi gerekmektedir. Bunlardan biri; dayanağını İİK'nın 308/d maddesinden alan 'alacaklılar arası eşitlik' ilkesidir. Konkordato süreci alacaklılar arası eşitlik ilkesine dayalı olarak yürütülür. Alacaklılar arasında mutlak eşitliğin sağlanması şart olmayıp, adil ve dengeli bir ödeme planının ortaya konulması alacaklıların da buna göre tatmin edilmesinin sağlanması gereklidir. Konkordatoda oylamaya katılan alacaklıların nisabı konkordato talebi öncesi asıl alacaklar ile faiz ve fer'ilerinin toplamına göre belirlenir. Projede ana para dışındaki faiz ve fer'ilerden vazgeçme hali tenzilat konkordatosunun tipik bir örneğidir. Alacağı fazla olanın faizinin de fazla olacağı, belli oranda tenzilat yapılması halinde alacak miktarına göre bazı alacaklıların kavuşamayacakları konkordatonun doğasında vardır. Örneğin 1.000,00 TL alacağı olan alacaklı %40 tenzilatla 400,00 TL alacağına kavuşamayacakken 10.000,00 TL alacağı olan alacaklı 4.000,00 TL alacağından mahrum kalacaktır. Bu açıklamalardan yola çıkarak tüm alacaklılar için faiz ve fer'ilerinden vazgeçme konkordatosunun eşitlik ilkesine zarar vermeyecektir. Faiz dışında fer'i alacağının bulunduğunu iddia eden ve bu hususu temyize getiren bir alacaklı da olmadığına göre şekli birtakım gerekçelerle iktisadi darboğazın aşılmasına yarayacak bir konkordato kararının önlenmeye çalışılması kabul edilemez. Hal böyle olunca Bölge Adliye Mahkemesinin projede yer alan "Alacakların ana para hariç faiz ve fer'ilerinden vazgeçeceklerine" dair hükmü konkordatonun eşitlik prensibine aykırı bulması isabetli değildir. Yine ilk derece mahkemesince tasdik edilen projenin ödeme planında; 20.000,00 TL altındaki adi alacakların tek seferde ve 31.05.2021 tarihine kadar ödenmelerine ilişkin hüküm, büyük alacaklıların tüm alacaklarını tahsil etmelerini küçük alacaklılara nispeten daha uzun vadeye yaymaktadır. Davacı şirketin bu vadelere kadar aynı ödeme gücüne sahip olup olmayacağı ya da konkordatosunun feshedilip edilmeyeceği öngörülemeyeceğinden, böyle bir ihtimalde büyük alacaklılar daha az oranda tahsil imkanına kavuşmuş olacaklardır. Bahsi geçen durum, bölge adliye mahkemesince de kabul edildiği üzere, alacaklıların adil ve dengeli bir şekilde tatmin edilmesi ilkesine uygun düşmemektedir. Ancak konkordato talepleri; dava teorisinden farklı olarak, son durumun da dikkate alınması suretiyle, karar tarihine en yakın veriler nazara alınarak sonuca bağlanması gereken talepler olduğundan somut olaydaki; 20.000,00 TL altında kalan toplam alacak tutarının davacının konkordatoya tabi adi alacaklar toplamı içerisindeki oranı belirlenip daha yüksek miktarda alacaklıların alacaklarını tahsil etmelerinde engel teşkil edip etmeyecekleri, dosyanın dairemizce incelendiği tarih itibariyle ve bu alacakların tamamının ödenerek kapatılmış olması durumları birlikte değerlendirilerek bir karar verilmesi gerekirken; bölge adliye mahkemesince, ilk derece mahkemesi tasdik hükmü kaldırılarak talebin reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu gerekçelerle bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi kararı usul ve yasaya aykırı görüldüğünden BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene iadesine, HMK 373/2. maddesi gereğince dosyanın Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesine gönderilmesine, 24.11.2022 tarihinde oybirliği ile karar verildi.