Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2022/1281 E. 2023/1266 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/1281
Karar No
2023/1266
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi HÜKÜM/KARAR : Red Taraflar arasındaki tüketiciyi koruma kanunundan kaynaklanan tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 2012 yılında geçirdiği bir operasyonla silikon taktırmak suretiyle göğüslerini büyüttüğünü ancak sonuçlarından rahatsız olunca göğsündeki silikonların çıkarılması için davalı hekim ile anlaştığını, davalı tarafından müvekkilinin silikonlarının çıkarılması işleminin yapılmadığını, eskileri çıkarılıp yerine yenileri konularak neredeyse eskisi kadar büyük bîr hale getirildiğini, ameliyatın yanlış planlanması nedeniyle göğüs uçlarının genişleyerek pembe renge dönüştüğü ve etrafında çıkık kocaman bir iz kaldığını, davalının hatası nedeniyle 28.04.2014 tarihinde yeniden ameliyat olmak zorunda kaldığını, davalının tedavinin başlangıcında müvekkilini aydınlatma yükümlülüğünü yerine getirmediğini, son olarak davacının yurt dışında bir kliniğe başvurarak silikonlarının çıkartıldığını, davalı hekimin taahhüt ettiği neticeyi gerçekleştiremediğini belirterek; davalı tarafından uygulanan hatalı ameliyatlar nedeni ile müvekkilinin uğradığı maddi zararlardan 35.000,00 TL ile yaşadığı üzüntü ve ruhsal çöküntü nedeni ile 250.000 TL manevi tazminatın 11/11/2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacıya 2014 yılında operasyon yapmış, sonrasında da hasta memnuniyetini sağlamak için davacıya bir düzeltme operasyonu yapmış olduğu, ikinci operasyondan davacıdan herhangi bir ücret almadığını, davacının ameliyat öncesi bilgilendirildiğini ,yazılı olarak onayladığı sonuçlardan farklı bir sonuçla karşılaşmadığını, müvekkilinin yaptığı mastopeksi vc protez değiştirme işlemlerinde davacının büyük olan silikonları çıkarılıp, yerlerine daha ... yuvarlak silikonlar konduğunu, insan vücuduna konulan silikonların her zaman kayma ve/veya yer değiştirme riski olduğu literatürde kabul edilen sonuç olduğunu ileri sürerek, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Adli Tıp Kurumundan alınan rapor ile üst kurula gönderme neticesi alınan rapor ve İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesinden alınan raporlarda, davalıya atfedilebilecek bir kusur olmadığı, dosyada kusur araştırması yönünden başkaca yapılacak bir hususun bulunmadığı, davacının davalının kusurunu ispat edemediği gerekçeleri ile davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; mahkemece hüküm kurmaya elverişsiz olan bilirkişi ve Adli Tıp Kurumu raporlarına dayanılarak karar verilmiş olduğu, dosyanın itirazları doğrultusunda Adli Tıp Üst Kuruluna gönderilmemesinin usule aykırı olup, savunma hakkının kısıtlandığı, davalının kusur durumu hususunda eksik inceleme yapılmış olduğu, mahkemece davalının aydınlatma yükümlülüğümü yerine getirmemesi ile ilgili olarak "davacının eğitimi ve daha öncede bu tarz bir operasyon geçirmiş olduğu dikkate alındığında davalı ile operasyon öncesi konu ile ilgili ayrıntılı müzakere yapılmamış olmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu" şeklindeki gerekçesinin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğu, mahkemece tanık dinletme taleplerinin usul ve içtihatlara aykırı olarak reddedilmiş olduğu, bu sebeplerle kararın usul ve hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasındaki akdi ilişkinin eser sözleşmesi niteliğinde olup; ameliyatın tüm detayları ve sonuçları hakkında davacı tarafın bilgilendirildiği, davacının bu bilgilendirme sonrasında ameliyat olmayı kabul ettiği, davanın niteliğine göre tanık dinleme talebinin reddinde usule ve yasaya aykırılık bulunmadığı, kusurun varlığını ispat yükü ise tazminat talep eden taraf üstünde olmakla birlikte dosyada alınan uzman bilirkişi raporlarının üçünde de davalıya atfedilebilecek bir kusur olmadığı belirtildiğinden, raporlar mahkemenin denetimine elverişli olduğu gerekçeleri ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde, istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri temyiz nedeni olarak ileri sürmüştür. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, estetik amaçla yapılan tıbbi müdahaleden kaynaklanan maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 470 ila 486. maddeleri 3. Değerlendirme Taraflar arasında 6098 sayılı TBK'nın 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesi ilişkisi bulunduğu ihtilaf konusu değildir. Sözleşme ile davacıya estetik müdahalelerde bulunulması kararlaştırılmıştır. Davacı ile davalı arasındaki sözleşmenin niteliği itibariyle hekim ile hasta arasında tedaviye ilişkin sözleşmeden farklı olduğu ve eser sözleşmesi hükümlerinin uygulanması gerektiği anlaşılmaktadır. Eser sözleşmesini düzenleyen TBK'nın 470. maddesi uyarınca yüklenicinin edimi bir eser meydana getirmeyi; iş sahibinin edimi ise, karşılığında bedel ödemeyi üstlenmesidir. Eser sözleşmelerini, diğer iş görme sözleşmelerinden ayıran önemli hususlardan birisi de sonuç sorumluluğu, yani tarafların iradeleri doğrultusunda yüklenici tarafından bir sonucun meydana getirilmesi taahhüdüdür. Burada, vekâlet akdindeki gibi sonuç taahhüt edilmeksizin sadece bir işin görülmesi taahhüdü bulunmamakta, bir eserin-sonucun yaratılıp teslim edilmesi borcu altına girilmektedir. Bu borcun altına giren taraf, yani yüklenici, TBK'nın 471/1 maddesi ve işin mahiyeti gereği, işi özenle yerine getirmek zorundadır. Özen borcu, yüklenicinin iş sahibinin yararına olacak şeyleri yapma ve ona zarar verecek her türlü eylemden kaçınması anlamını taşır. Eser, yüklenicinin sanat ve beceriyi gerektiren, bir emek sarfı ile gerçekleştirilen sonuçtur. Yüklenicinin eseri iş sahibinin yararına olacak şekilde ve ona hiçbir zarar vermeden meydana getirmesi, davalı yüklenicinin hem sadakat hem de özen borcunu kapsar. Burada belli bir sonucun ortaya çıkması amaçlanır. Meydana getirilen eserin iş sahibinin beklentisini karşılamaması halinde ise, sözleşmedeki yarar dengesi iş sahibi aleyhine bozulmuş olur. Bu bakımdan eserin fen ve sanat kurallarına uygun, iş sahibinin beklentilerini karşılar özellikleri taşıması aranır. Aksi halde eserin ayıplı olduğu kabul edilir. Ayıplı eseri meydana getiren yüklenici ise, ortaya çıkan ayıp ve eksiklerden sadakat ve özen borcu nedeniyle sorumludur. Yüklenici, hangi yöntemi kullanırsa kullansın eserin ayıpsız olarak ortaya çıkması gerekmekte olup, diğer bir deyişle eser sözleşmesinin niteliği gereği yüklenici sonucu garanti etmektedir. Davacı estetik amaçlı olarak davalıya başvurmuş olduğuna göre, estetik ameliyat yapılmak suretiyle istenilen ve kararlaştırılan amaca uygun güzel bir görünüm sağlanması ve sürecin sağlıklı bir şekilde neticelendirilmesi hususlarının taraflar arasındaki eser sözleşmesinin konusu olduğu açıktır. Burada yüklenici, eseri iş sahibinin yararına olacak şekilde ve ona hiçbir zarar vermeden meydana getirmek yükümlülüğü altındadır. Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; dosya kapsamında adli tıp kurumundan alınan rapor ve üniversiteden alınan raporlara göre davacının düzeltme ameliyatından sonraki son hali ile yapılan muayenesinde kusur tespit edilmediği, dosya içerisinde bulunan dava konusu ameliyat sonrasında çekilen standart dışı fotoğraflarda, her ne kadar standartlara uygun olmasa da karar verdirici ve kusur atfettirici bir özellik saptanmadığı tespiti yapılmış ise de; davacıya yapılan ikinci ameliyatın kapsamı konusunda yeterince açıklama yapılmamıştır. Estetik ameliyat işleminin eser sözleşmesi niteliğinde bulunduğu ve yukarıda açıklandığı şekilde sonuç taahhüdünü de kapsadığı anlaşıldığından, mahkemece ayıplı ifa bulunmaması nedeniyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır. Bu durumda mahkemece yapılacak iş; dosyanın İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesinde ilk raporu düzenleyen bilirkişi kuruluna tevdii edilerek, taraflar arasındaki sözleşmenin eser sözleşmesi olup yüklenicinin sonuç taahhüdünün olduğu, ikinci ameliyatın kapsamı belirlenerek, silikonun tamamen çıkarılmasına ya da daha ... protezin yerleştirilmesine mi ilişkin olduğu, bu hususta davacının onam formunun kapsamı da dikkate alınarak estetik amaçlı ameliyatın, tıbbın gereklerine ve taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine uygun şekilde yapılıp yapılmadığı, yapılan işlemin amacına ulaşıp ulaşmadığı, eserin ayıplı olarak yapılıp yapılmadığı hususlarında gerekçeli ve denetime elverişli ek rapor alınıp, davacının maddi ve manevi tazminat istemlerinin değerlendirilerek hüküm kurulmasından ibarettir. Belirtilen hususlar üzerinde durulmadan eksik inceleme sonucu, yeterli olmayan bilirkişi raporuna itibar edilerek davanın reddi doğru olmamış, kararın bozulması uygun bulunmuştur. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, Karardan bir örneğin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 29/03/2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2022/1281, K. 2023/1266, T. 29.03.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-hukuk-dairesi-2022-1281-e-2023-1266-k-7be55335a33f