Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2012/9653 E. 2012/12495 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2012/9653
- Karar No
- 2012/12495
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : İtirazın kaldırılması-Tahliye İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar, davacılar tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, birinci icra takibinde aylık 3.500-TL üzerinden 10 aylık 35.000-TL ve ikinci icra takibinde yine aylık 3.500-TL üzerinden 4 aylık 14.000-TL ödenmeyen ayların kira parasının tahsili için yapılan iki ayrı icra takibi nedeni ile itirazların kaldırılması, takiplerin devamı, % 40 icra tazminatı ve temerrüt nedeni ile tahliye istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne, aylık 600-TL olarak 10 aylık 6.000-TL üzerinden itirazın kesin olarak kaldırılmasına fazlaya ilişkin istemin reddine, bu miktar üzerinden takibin devamına, % 40 icra tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiş, karar davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir. Davacılar vekili, davalının 01.05.2000 başlangıç tarihli, 1 yıl süreli aylık 3.500 TL kira bedeli ile davalı taşınmazda kiracı olduğunu, davalı kiracının 2008 yılı Temmuz ayından 2009 yılı Nisan ayları arası kira bedellerini ödemediğinden ...İcra Müdürlüğünün 2009/10219 esas sayılı dosyası ile davalı hakkında icra takibi yapıldığını, yine davalının 2009 yılı Mayıs ayından 2009 yılı Ağustos ayları arası kira bedelini ödemediği için hakkında ...İcra Müdürlüğünün 2009/23988 esas sayılı dosyası ile ayrı bir icra takibi daha yapıldığını, davalının her iki takibe de haksız olarak itiraz ettiğini, 01.01.2005 başlangıç tarihli kira sözleşmesinden bahsedildiğini, taraflar arasında iddia edildiği gibi böyle bir kontrat imzalanmadığını, davalıya karşı İstanbul 3.İcra Hukuk Mahkemesinin 2008/851 esas sayılı dosyası ile açılan itirazın kaldırılması davasının lehlerine sonuçlandığını ve Yargıtay 6.Hukuk Dairesinin 2009/10366 esas sayılı dosyasında temyiz edilip kararın kesinleştiğini, her iki itirazın da haksız olması nedeni ile davalının itirazlarının kaldırılmasına, takiplerin devamına, % 40 icra tazminatının davalıdan tahsiline ve temerrüt nedeni ile davalının kiralanandan tahliyesini istemiştir. Davalı duruşmalara katılmadığı gibi bir beyanda da bulunmamıştır. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, kira bedeli aylık 600.-TL kabul edilerek 10 aylık 6.000-TL üzerinden itirazın kesin olarak kaldırılmasına fazlaya ilişkin istemin reddine, bu miktar üzerinden takibin devamına, % 40 icra tazminatının 6.000-TL üzerinden davalıdan tahsiline aşan isteğin reddine karar verilmiştir. İİK 269/2. maddesine göre ödeme emrinin tebliği üzerine borçlu yedi gün içinde itiraz sebeplerini İİK 62.madde hükümleri dâhilinde icra dairesine bildirmeye mecburdur. Borçlu itirazında kira akdini ve varsa buna ait mukavelenamedeki imzasını açık ve kesin olarak ret etmez ise akdi kabul etmiş sayılır. İcra İflas Kanununun 269/c maddesine göre de borçlu akdi reddetmeyip kiranın ödendiğini veya sair bir sebeple istenemeyeceğini bildirerek itiraz etmiş ise, itiraz sebeplerini açıkça bildirmek ve ödeme konusundaki itirazını noterlikçe re'sen tanzim veya imzası tasdik edilmiş veya alacaklı tarafından ikrar olunmuş bir belge ile ispat etmek zorundadır. Her iki icra takibinde de davacılar tarafından dayanılan sözleşme 01.05.2000 başlangıç tarihli ve bir yıl sürelidir. Davalı borçlu borca itiraz dilekçelerinde; kira sözleşmesindeki imzasını açıkça inkar etmeyerek kira bedelinin sonradan yapılan 01.01.2005 başlangıç tarihli sözleşme gereği aylık 660-TL olduğunu ve bu miktar üzerinden ödendiğini beyan etmiştir. Yukarıda açıklandığı üzere imzasını inkar etmeyen davalı borçlu söz konusu savunmasını İİK.’nun 269/c maddesinde sayılı belgelerle ispat etmesi gerekir. 01.05.2000 başlangıç tarihli kira sözleşmesine dayanılarak takip yapan kişiler kiralayan konumundaki kişilerdir. Sonradan yapıldığı iddia edilen 01.01.2005 başlangıç tarihli kira sözleşmesi ise kiralayan olarak sadece ... ile kiracı davalı arasında imzalanmıştır. Bu sözleşmenin ...'nün kendi payına hasren olduğuna ilişkin bir kayıt olmadığı gibi taraflar arasında yapılan 01.05.2000 başlangıç tarihli kira sözleşmesinin tarafların ortak iradesi ile ortadan kaldırıldığına ilişkin hüküm de içermediğinden 01.05.2000 başlangıç tarihli kira sözleşmesi geçerli olup hala yürürlüktedir. Davalı vekili, icra dosyasına yaptığı itirazında aynı taraflar arasında görülen İstanbul 3.İcra Hukuk Mahkemesinin 2008/851 esas sayılı dava dosyasında tüm delillerini sunduklarını bildirmiştir. Bildirilen söz konusu İstanbul 3.İcra Hukuk Mahkemesinin 2008/851 esas sayılı dosyası, karar altına alınan alacak miktarının toplamında yapılan maddi hata nedeni ile dairemiz tarafından bozulması üzerine 12.05.2011 tarih 2011/161 esas 2011/534 sayılı karar numarası ile aylık kira miktarının 3.500-TL olduğu kabul edilerek kesinleşmiştir. İcra mahkemesi kararları kendi aralarında kesin hüküm teşkil edeceğinden aynı taraflar arasında görülen dava nedeni ile aylık kira bedelinin bu sözleşme gereği 3.500-TL olduğunun kabulü gerekir. Bu durumda mahkemece, taraflar arasında yürürlükte bulunan ve geçerli olan 01.05.2000 başlangıç tarihli kira sözleşmesi gereği aylık kira bedelinin 3.500-TL olduğu kabul edilerek, her iki takip ile talep edilen aylara ait miktarlar ve yapılan ödemeler gözönüne alınarak, davalının borcu olup olmadığı, İcra ve İflas Kanunu’nun 269/c maddesinde belirtilen belgelerle kanıtlanıp kanıtlanmadığı üzerinde durularak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir. Karar bu nedenle bozulmalıdır. SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edenlere iadesine, 01/10/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.