Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2012/5868 E. 2012/11344 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Hukuk Dairesi
Esas No
2012/5868
Karar No
2012/11344
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Kiracılık sıfatının tespiti

Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı kiracılık sıfatının tespiti davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, kiracı tarafından açılan kiracılık hukuki ilişkisinin tespiti ve tevdi mahalli tayini istemine ilişkindir. Mahkemece istemin kabulüne karar verilmiş, hükmü davalı vekili temyiz etmiştir. Davacı vekili; müvekkilinin davalı idareye ait dükkanda 06.11.2008 başlangıç 31.12.2009 bitiş tarihli sözleşme uyarınca kiracı olduğunu, davalının 26.11.2010 tarihli yazı ile müvekkiline kiralananın tahliyesini ihtar ettiğini, ancak ihtarda açıklanan gerekçelerden hiçbirinin 6570 sayılı yasada belirtilen tahliye sebeplerine uymadığını, öte yandan Vakıflar Kanununun 20/2.maddesinde belirtilen bir ay öncesinden bildirim koşuluna da uyulmadığını belirterek müvekkilinin kiracılık sıfatının tespiti ile ödenecek kira paraları yönünden BK’nun 91.maddesi uyarınca tevdi mahalli tayinine karar verilmesini istemiştir. Davalı davanın reddin savunmuştur. Davada dayanılan ve hükme esas alınan 06.11.2008 başlangıç 31.12.2009 bitiş tarihli kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Sözleşme doğrultusunda Vakıflar Genel Müdürlüğüne ait dükkan niteliğindeki iki adet taşınmazın davacıya kiraya verildiği anlaşılmaktadır. Sözleşme ekindeki şartnamenin 1.maddesinde taşınmazın 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu hükümleri uyarınca kiraya verileceği belirtilmiştir. Mahkemenin kabulü de bu yönde olup bu husus taraflarca temyiz konusu edilmemiştir. 2886 Sayılı Devlet İhale Kanununun 5737 Sayılı Kanunun 79/c maddesi ile değişik “Ecrimisil ve Tahliye” başlıklı 75.maddesinin 3 ve 4.fıkrasında; “kira sözleşmesinin bitim tarihinden itibaren işgalin devam etmesi halinde, sözleşmede hüküm var ise ona göre hareket edilir. Aksi halde ecrimisil alınır. İşgal edilen taşınmaz mal, idarenin talebi üzerine bulunduğu yer mülki amirince en geç onbeş gün içinde tahliye ettirilerek, idareye teslim edilir.” hükmü bulunmaktadır. Bu madde önceleri sadece Hazine tarafından bu kanun hükümlerine göre kiraya verilen taşınmazlar hakkında uygulanırken, 5393 Sayılı Belediye Kanununun 15/p-3 maddesi hükmüyle belediye taşınmazları 5538 Sayılı Kanunun 26/b maddesi uyarınca İl Özel İdareleri ve son olarak 5737 Sayılı Kanunun 79/c maddesi uyarınca Vakıflar Genel Müdürlüğüne ait taşınmazlar hakkında da uygulanması öngörülmüştür. Bu madde ile adı geçen kurumlara tahliye konusunda bir ayrıcalık tanınmıştır. Yasa, süre bitiminden itibaren ecrimisil alınacağını hüküm altına aldığından, 2886 Sayılı Yasanın 1.maddesi uyarınca taraflar arasında usulüne uygun yeni bir sözleşme yapılmadıkça kiracıyı fuzuli şagil olarak kabul etmek gerekir. Hazine, Vakıflar Genel Müdürlüğü, İl Özel İdareleri ve belediyeler 2886 Sayılı Yasa uyarınca kiraya verdikleri taşınmazlarını, kira süresi sonunda, işgal ne kadar süre devam ederse etsin kiralananın 6570 Sayılı Yasaya ya da Borçlar Kanununa tabi olup olmadığına bakılmaksızın her zaman gerek mahkemeden gerekse mülki amirden tahliyesini isteyebilirler. Ecrimisil olarak alınması gereken paranın “kira parası” adı altında alınmış veya ödenmiş olması, taraflar arasındaki kira sözleşmesinin yenilendiği anlamına gelmez. Yukarıdaki açıklamalara göre davalı Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından 2886 sayılı yasa uyarınca kiraya verildiği anlaşılan davaya konu taşınmaz ile ilgili olarak taraflar arasında 06.11.2008 tarihinde düzenlenen kira sözleşmesi 31.12.2009 tarihinde sona ermiştir. Artık bu tarihten sonra yasa gereği sözleşmenin yenilenmesi olanağı kalmadığından davacı kiracı fuzuli şagil duruma düşmüştür. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 22/10/2010 tarih 2010/13-671 E. - 696 K. sayılı kararı da bu doğrultudadır. Bu itibarla sözleşmenin sona erdiği tarihten itibaren kiraya verilen yerin 6570 sayılı Yasa ya da B.K.'na tabi olup olmadığına bakılmaksızın mahkemeden veya mülki amirden tahliyesi istenebilir. Kira süresinin uzatıldığına ilişkin dosyada yazılı bir kanıt bulunmadığına göre mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken kira ilişkisinin devam ettiğinin tespitine karar verilmesi doğru değildir. Hüküm bu nedenle bozulmalıdır. SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 11.09.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2012/5868, K. 2012/11344, T. 11.09.2012, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-hukuk-dairesi-2012-5868-e-2012-11344-k-8104997f1af8