Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2012/10915 E. 2012/17230 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2012/10915
- Karar No
- 2012/17230
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı kira sözleşmesinin feshi davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, sözleşmeye aykırılık sebebiyle sözleşmenin feshi istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın görev yönünden reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Davada dayanılan ve hükme esas alınan 01.06.2010 başlangıç tarihli 3 yıl süreli kira sözleşmesi hususunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Kira sözleşmesinin özel koşullar 10.maddesi ile kiralananın devir edilmesi ve ortak alınması yasaklanmıştır. Davacı bu hükme dayanarak akde aykırılık nedeni ile kira sözleşmesinin feshini istemiştir. 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun geçici 1.maddesinin 1.fıkrası hükmüne göre; bu kanunun yargı yolu ve göreve ilişkin hükümleri, kanunun yürürlüğe girmesinden önceki tarihte açılmış olan davalarda uygulanmaz. Akde aykırılık nedeni ile kira sözleşmesinin feshi istemine ilişkin bu dava 04.07.2011 tarihinde açıldığına göre olaya 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun göreve ilişkin 8.maddesi uygulanacaktır. Anılan maddenin 1.fıkrasının 1.bendi gereği kira sözleşmesine dayanan her türlü tahliye, akdin feshi veya tespit davaları ile bu davalarla birlikte açılmış kira alacağı davaları değerine bakılmaksızın Sulh Hukuk Mahkemesinde görülür. Yasanın bu hükmüne göre görevli mahkeme Sulh Hukuk Mahkemesidir. Öte yandan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun göreve ilişkin 4/1 maddesinin (a) bendi hükmüne göre de; kiralanan taşınmazların 2004 sayılı İcra İflas Kanununa göre ilamsız icra yoluyla tahliyelerine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dahil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar da dava konusunun değer ve tutarına bakılmaksızın Sulh Hukuk Mahkemesinde görülecektir. Uyuşmazlığın nitelendirilmesi hakime ait olup görevin dava dilekçesindeki talepler esas alınmak suretiyle belirlenmesi gerekir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 15.10.2008 gün ve 2008/6-617-627 sayılı kararı da bu yöndedir. Anılan maddenin açık hükmü karşısında mahkemenin görevsizlik kararı vermesi doğru değildir. Hüküm bu nedenle bozulmalıdır. SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA ve bozma nedenine göre davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 24.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.