Yargıtay · 6. Ceza Dairesi

Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2026/2686 E. 2026/4051 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Ceza Dairesi
Esas No
2026/2686
Karar No
2026/4051
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/ 839 E., 2025/1255 K. SUÇLAR : Nitelikli yağma SUÇLARIN TARİHİ : 01.01.2023 HÜKÜMLER : Esastan reddi ile onama TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'', aynı Kanun'un 294. maddesinin ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' ve aynı Kanun'un 301. maddesinin ''Yargıtay, yalnız temyiz başvurusunda belirtilen hususlar ile temyiz istemi usule ilişkin noksanlardan kaynaklanmışsa, temyiz başvurusunda bunu belirten olaylar hakkında incelemeler yapar.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık ... ve müdafii ile sanık ... tarafından ileri sürülen temyiz sebeplerine yönelik yapılan incelemede;

Bölge Adliye Mahkemesi gerekçeli kararının tebliği için sanık ...'a yapılan tebligatın usulsüz gerçekleştirildiğinin anlaşılması karşısında sanık ... ve müdafinin temyiz istemlerinin süresinde kabulü ile Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13.Ceza Dairesinin 30.10.2025 tarihli temyiz isteminin reddine dair ek kararın kaldırılması suretiyle tebliğnamedeki red isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir. Hükmedilen cezaların süresine göre sanık ... müdafiinin duruşmalı inceleme isteminin 5271 sayılı Kanun'un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereğince reddine karar verilmekle gereği düşünüldü:

Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdiri ile Bölge Adliye Mahkemesi'nin kararına göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.

Ancak; Sanıkların atılı yağma eylemine ilişkin aşamalardaki inkar içeren savunmaları, tarafların evvelce birbirlerini tanıyor olmaları, mağdurun kısmen çelişik beyanları, yağma konusu eşyaların sanıklarda ele geçirilememiş olması ile mağdura ait dosyada mevcut adli muayene rapor içeriği ve tüm dosya kapsamı hep birlikte değerlendirildiğinde sanıkların her türlü şüpheden uzak sabit görebilen eylemlerinin mağdura yönelik kasten yaralama suçunu oluşturduğu gözetilmeksizin suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde nitelikli yağma suçundan mahkumiyet kararları verilmiş olması,

Bozmayı gerektirmiş, sanık ... ve müdafii ile sanık ...'ın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle Tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, sanık ...'ın eylemine uyan suç vasfı gözetilerek başka suçtan tutuklu veya hükümlü değilse TAHLİYESİNE, tahliyesi için Kastamonu Cumhuriyet Başsavcılığına yazı yazılmasına,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Kastamonu 1. Ağır Ceza Mahkemesine, gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 11.05.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2026/2686, K. 2026/4051, T. 11.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-ceza-dairesi-2026-2686-e-2026-4051-k-5a2d5042dab3