Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2026/2636 E. 2026/4128 K. – Nitelikli Yağma
Konu: Nitelikli Yağma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2026/2636
- Karar No
- 2026/4128
- Karar Tarihi
- Konu
- Nitelikli Yağma
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2026/2 76... /541 Karar SUÇ : Nitelikli yağma HÜKÜMLER : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması
Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 09.07.2020 tarih, 2019/1-52 Esas ve 2020/359 Karar, 12.03.2020 tarih, 2018/1-337 Esas ve 2020/176 Karar, 23.10.2018 tarih, 2017/1-842 Esas ve 2018/457 Karar sayılı kararlarında belirtildiği üzere; temyiz kanun yolu başvurusunda bulunulduktan sonra, ilgililerin temyiz başvurusundan "feragat" ya da "vazgeçme" vb. içerikli taleplerinin, kanun yoluna başvurma hakkından feragat kapsamında değil yapılan kanun yolu başvurusunun geri alınmasını düzenleyen 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanun' un (5271 sayılı Kanun) 266. maddesi kapsamında değerlendirilmesi ve talep içeriğinin açıkça temyiz başvurusunun geri alınması diğer bir deyişle yapılan temyiz başvurusundan vazgeçme iradesini yansıtıp yansıtmadığına bakılmasının gerekeceği, iradenin açıkça yapılan temyiz başvurusundan vazgeçmeye yönelik olması halinde, temyiz davasının açılabilmesi için gerekli olan "istek" de ortadan kalkmış olacağından vazgeçilen bu temyiz davasından dolayı Yargıtayca temyiz incelemesinin yapılamayacağı, bu itibarla somut olayda sanığın "almış olduğum cezamın onaylanmasını istiyorum." şeklindeki dilekçesi ile asıl iradesinin temyizden vazgeçmek değil de açık ceza infaz kurumuna geçiş yapmak, daha fazla kapalı ceza infaz kurumunda kalmamak için dosyanın bir an önce sonuçlanmasına/öncelikle incelenmesine yönelik olduğu, sanığın cezaevinden gönderdiği dilekçesinde temyizden vazgeçtiğine dair açık bir ibare yazmadığı gibi müdafiinin de bu yönde bir talebinin olmadığı anlaşılmakla İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin 30.03.2026 tarihli ek kararı kaldırılarak yapılan incelemede;
Sanıklar hakkında nitelikli yağma suçundan kurulan hükümlerin; yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece İzmir 20. Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.11.2025 tarihli, 2025/208 Esas ve 2025/584 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında, nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu' nun (5237 sayılı Kanun) 149/1-c, 53, 58. maddelerinden 10 yıl hapis cezasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
B. İstinaf İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin, 24.02.2026 tarihli ve 2026/276 Esas, 2026/541 Karar sayılı kararı ile sanık ... hakkında, İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık ve müdafii tarafından yapılan istinaf başvurusu üzerine, "Hüküm fıkrasının sanık ...'un tekerrürüne ilişkin; İzmir 6. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2024/174 esas sayılı ilamı nedeniyle tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ilişkin bendin başına "Sanık ... hakkında;" ibaresinin eklenmesi suretiyle" ibaresinin eklenilmesi suretiyle düzeltilerek, sanık ... hakkında ise istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanıklar ve Müdafilerinin Temyiz İstemi Mağdurun tutarsız ve çelişkili beyanlarına dayanılarak mahkûmiyet hükmü kurulmasının hukuka aykırı olduğuna, şüpheden sanık yararlanır ilkesi uyarınca beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanıklar ve müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin kararında, sanıklar ve müdafileri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ile re’sen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun'un 2 88... . maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, hukuka aykırılık görülmediğinden aynı sayılı Kanun'un 302/1 maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun kısmen aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKÜMLERİN ayrı ayrı ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1 maddesi uyarınca İzmir 20. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,12.05.2026 tarihinde karar verildi.