Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2026/1465 E. 2026/2281 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2026/1465
- Karar No
- 2026/2281
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/24 E., 2024/322 K. SUÇLAR : Silahla yağmaya teşebbüs, mala zarar verme HÜKÜMLER : Mahkûmiyet İTİRAZNAME GÖRÜŞÜ : Onama İTİRAZA KONU KARAR : Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 05.11.2025 tarihli ve 2024/6526 Esas, 2025/9401 Karar sayılı kararı.
Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 05.11.2025 tarihli ve 224/6526 Esas, 2025/9401 Karar sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 26.02.2026 tarihli ve KD-2025/149393 sayılı Karar Düzeltme itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 308 inci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen kanunî süresinde yapılan itiraz başvurusu üzerine dava dosyası, aynı Kanun’un 308 inci maddesinin üçüncü fıkrası gereği Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İTİRAZ SEBEPLERİ İtirazın konusu, sanık müdafinin temyiz başvurusunun süresinde olup olmadığına ilişkindir. İstanbul 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 25/09/20 24... /24 Esas ve 2024/322 Karar sayılı ilamı ile sanığın cezalandırılmasına karar verilen sanık müdafinin de hazır bulunduğu 25.09.2024 tarihli duruşmada tefhim edilmesine rağmen sanık müdafi tarafından 5271 sayılı Kanun'un 291. maddesinde öngörülen 15 günlük yasal süre geçtikten sonra 14.10.2024 tarihinde temyiz edildiğinin kabul edilmesi suretiyle temyiz başvurusunun süre yönünden reddine karar verildiği anlaşılmıştır. 12.03.2024 tarihinde 32487 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 7499 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 19. maddesi kapsamında "5271 sayılı Kanunun 291. maddesinin birinci fıkrasında yer alan 'hükmün açıklanmasından itibaren on beş gün' ibaresi 'hükmün gerekçesiyle birlikte tebliğ edildiği tarihten itibaren iki hafta" şeklinde değiştirilmiş ve maddenin ikinci fıkrası yürürlükten kaldırılmıştır. Yine 7499 sayılı Kanunun 40. maddesi çerçevesinde bu düzenlemenin 01.06.2024 tarihinden itibaren uygulanmaya başladığı, dolayısıyla temyiz süresinin tefhim tarihinden değil tebliğ tarihinden itibaren başlaması gerektiği, mahkeme kararının 25.09.2024 tarihinde verildiği, mahkeme kararının sanık müdafine 16/10/2024 tarihinde e- tebliğ ile tebliğ edildiği dolayısı ile temyiz isteminin süresinde olduğu değerlendirildiğinden, Yüksek Dairenin temyiz isteminin süre yönünden reddi kararına karşı 5271 sayılı Kanun'un 308. maddesi uyarınca olağanüstü itiraz yasa yoluna başvurmak gerektiğine ilişkindir.
II. GEREKÇE Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının yerinde olduğu sonucuna varılmıştır.
III. KARAR 1.Gerekçe bölümünde belirtilen nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İTİRAZININ KABULÜNE,
2.5271 sayılı Kanun'un 308 inci maddesinin üçüncü fıkrası gereği Yargıtay 6. Ceza Dairesinin, 05.11.2025 tarihli ve 224/6526 Esas, 2025/9401 Karar sayılı ret ilâmının KALDIRILMASINA,
3.Sanık hakkında silahla yağmaya teşebbüs ve mala zarar verme suçlarından yapılan temyiz isteminin incelenmesinde;
5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'', aynı Kanun'un 294. maddesinin ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' ve aynı Kanun'un 301. maddesinin ''Yargıtay, yalnız bozulmasını istediği temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir." ve aynı Kanun'un 301. maddesinin "Yargıtay, yalnız temyiz başvurusunda belirtilen hususlar ile temyiz istemi usule ilişkin noksanlardan kaynaklanmışsa, temyiz başvurusunda bunu belirten olaylar hakkında incelemeler yapar.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanık müdafiinin temyiz isteminin incelenmesinde; Oluş ve dosya içeriğine göre, sanık hakkında kurulan hükümlerde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır. Ayrıca dosyada 5271 sayılı Kanun’un 289. maddesinde sayılan hukuka kesin aykırılık hâllerinin herhangi birinin varlığı da tespit edilememiştir. Yapılan yargılamaya, dosya içeriğine göre, sanık hakkında kurulan hükümde ileri sürülen temyiz sebebi yönünden bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca, sanık müdafiinin TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İstanbul 4. Ağır Ceza Mahkemesiine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 11.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.