Yargıtay · 6. Ceza Dairesi

Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2025/4064 E. 2026/1280 K. – Mala Zarar Verme

Konu: Mala Zarar Verme

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Ceza Dairesi
Esas No
2025/4064
Karar No
2026/1280
Karar Tarihi
Konu
Mala Zarar Verme

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/140 E., 2024/986 K. SUÇ : Mala zarar verme HÜKÜM : Düzeltilerek esastan red TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında kurulan hükmün; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'', aynı Kanun'un 294. maddesinin ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' ve aynı Kanun'un 301. maddesinin ''Yargıtay, yalnız temyiz başvurusunda belirtilen hususlar ile temyiz istemi usule ilişkin noksanlardan kaynaklanmışsa, temyiz başvurusunda bunu belirten olaylar hakkında incelemeler yapar.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek temyiz sebebinin var olduğu belirlenerek yapılan incelemede;

Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdiri ile Bölge Adliye Mahkemesi'nin kararına göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.

Ancak;

5271 sayılı Kanun'un 280/1-a maddesi gereğince Bölge Adliye Mahkemesince "İlk derece mahkemesinin kararında usule veya esasa ilişkin herhangi hir hukuka aykırılığın bulunmadığını, delillerde veya işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığını, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğunu saptadığında istinaf başvurusunun esastan reddine, 5271 sayılı Kanun'un 280/l-(b), (c) ve (d) bentleri ile aynı Kanun un 303 üncü maddenin birinci fıkrasının (a), (c), (d),(e), (f), (g) ve (h) bentlerinde yer alan ihlallerin varlığı hâlinde hukuka aykırılığın düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine" karar verilebileceği düzenlenmiştir. Bu kapsamda, İlk Derece Mahkemesinin kararında mala zarar verme suçundan ceza tayin edilirken 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 151/1 maddesi gereğince temel ceza yönünden yanlış uygulama yapıldığı anlaşılmış olup Bölge Adliye Mahkemesince duruşma açılmaksızın delil takdiri yapılarak 5237 sayılı Kanun'un 151/1. maddesiyle temel cezanın belirlenmesi hukuka aykırı olup, 5271 sayılı Kanun'un 280/1-g bendi uyarınca duruşma açılarak ve delil değerlendirilmesi yapıldıktan sonra hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi,

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin, kararında Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısı ve sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve resen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun 'un 288 inci ve 289 uncu maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görüldüğünden hükmün, Ceza Muhakemesi Kanun'un 302. Maddesi gereğince Tebliğname’ye aykırı olarak, oy çokluğu ile BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

11.02.2026 tarihinde karar verildi.

KARŞI OY

5271 sayılı Kanun'un 280/1-a maddesi gereğince Bölge Adliye Mahkemesince "İlk derece mahkemesinin kararında usule veya esasa ilişkin herhangi hir hukuka aykırılığın bulunmadığını, delillerde veya işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığını, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğunu saptadığında istinaf başvurusunun esastan reddine, 5271 sayılı Kanun'un 280/l-(b), (c) ve (d) bentleri ile aynı Kanun un 303 üncü maddenin birinci fıkrasının (a), (c), (d),(e), (f), (g) ve (h) bentlerinde yer alan ihlallerin varlığı hâlinde hukuka aykırılığın düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine" karar verilebileceği düzenlenmiştir.

Dosya kapsamına göre İlk Derece Mahkemesince mala zarar verme suçundan hüküm kurulurken 5237 sayılı Kanun'un 151/1 maddesi gereğince temel ceza 4 ay hapis cezası olmasına rağmen 3 ay hapis cezası ile başlandığı, Cumhuriyet Savcısının istinafı üzerine bu hatalı uygulamanın Bölge Adliye Mahkemesince duruşma açılmaksızın giderildiği, sübutla ilgili farklı bir kabulünün söz konusu olmadığı, ayrıca Ceza Muhakemesi Kanun'un 280/1-b maddesindeki düzenleme nazara alındığında duruşma açılmasına gerek görülmeden düzelterek esastan red kararı verilebileceği kanaatinde olduğumdan temyize konu İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin kararının onanması gerekirken sayın çoğunluğun bozma kararına iştirak etmiyorum.

Atıf: Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2025/4064, K. 2026/1280, T. 11.02.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-ceza-dairesi-2025-4064-e-2026-1280-k-e2f810a0470f