Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2025/4013 E. 2026/1487 K. – Mala Zarar Verme
Konu: Mala Zarar Verme
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2025/4013
- Karar No
- 2026/1487
- Karar Tarihi
- Konu
- Mala Zarar Verme
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/1510 E., 2023/2055 K. SUÇ : Mala zarar verme HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama
Sanık hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükme yönelik ön inceleme neticesinde; sanık hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Silivri 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.11.2023 tarihli ve 2021/1510 Esas, 2023/2055 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında mala zarar verme suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 151/1, 21/2, 152/2-a, 53, 58. maddeleri uyarınca 12 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir. B. İstinaf İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesinin, 22.11.2023 tarihli ve 2021/1510 Esas, 2023/2055 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan mahkûmiyet hükmünün kaldırılmasına, sanık hakkında katılana yönelik mala zarar verme suçundan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 223/2-e maddesi uyarınca beraatine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Katılanın Temyiz İstemi Hatalı vekalet ücretine hükmedildiği, sanığın atılı suçu işlendiği dosya içerisindeki evraklar ile kesin olduğu halde beraat kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe 1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı belirlenmekle katılan vekilinin temyiz istemi yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Duruşmalı yargılama yapan İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi tarafından ilk derece mahkemesindeki karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 8.200,00 TL vekalet ücretinin sanığa verilmesine karar verildiği ancak karar tarihindeki tarife uyarınca bu miktarın 4.080,00 TL olması gerektiği anlaşıldığından, hatalı şekilde vekalet ücreti tayin edilmesi hukuka aykırı bulunmuş ve bu aykırılığın düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, katılan vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303/1. fıkrası gereği hüküm fıkrasının vekalet ücretine ilişkin kısımdan "yerel mahkemedeki karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre belirlenen 8.200,00 TL vekalet ücreti" çıkartılarak ''yerel mahkemedeki karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre belirlen 4.080,00 TL vekalet ücreti'' şeklinde düzeltilmesi suretiyle, Tebliğname’ye uygun olarak TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Silivri 3. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 17.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.