Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2025/3982 E. 2026/1336 K. – Mala Zarar Verme
Konu: Mala Zarar Verme
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2025/3982
- Karar No
- 2026/1336
- Karar Tarihi
- Konu
- Mala Zarar Verme
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/2647 E. 2023/3623 K. SUÇ : Mala zarar verme HÜKÜM : Beraat kararının kaldırılarak mahkûmiyetine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle gereği düşünüldü;
I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Menemen 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.07.2020 tarihli 2019/1082 Esas, 2020/395 Karar sayılı kararıyla sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, mahkumiyetine yeterli derecede kesin ve inandırıcı delil elde edilmediğinden 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/2-e maddesi uyarınca beraatine karar verilmiştir.
B. İstinaf İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin 14.08.2023 tarihli 2020/2647 Esas ve 2023/3623 Karar sayılı kararı ile mala zarar verme suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun)151/1, 152/2-a maddeleri uyarınca 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5237 sayılı Kanun'un 58. maddesi uyarınca sanık hakkında ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanığın mahkûmiyetine yetecek derecede, şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil olmadığını, iddianame ile olaya ilişkin tutanakların birbiri ile çelişkili olduğu, sanığın olayla bir ilgisinin bulunmadığına, kararın usul ve yasaya aykırı olduğu, bu nedenle kararın bozularak sanığın beraatine karar verilmesi talebine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Sanık hakkında ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verildiği, dolayısıyla ikinci kez mükerrir olan sanık hakkında, cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilemeyeceği gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuş, bu aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin 14.08.2023 tarihli 2020/2647 Esas ve 2023/3623 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri yerinde görüldüğünden hükmün BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, 5271 sayılı Kanun'un 303 üncü maddesi gereğince hükmün 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinin uygulanmasına ilişkin paragrafındaki ".. ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına," ibaresinin tamamen çıkartılmak suretiyle, yerine "ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına' cümlesinin eklenmesine hükmün, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Menemen 1. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 12.02.2026 tarihinde karar verildi.