Yargıtay · 6. Ceza Dairesi

Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2025/359 E. 2025/4020 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Ceza Dairesi
Esas No
2025/359
Karar No
2025/4020
Karar Tarihi

KANUN YARARINA BOZMA Tehdit suçundan sanık ...'ın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 106/1-2. cümle ve 62/1. maddeleri gereğince 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair Bursa 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 03.07.2012 tarihli ve 2010/1231 Esas, 2012/567 sayılı Kararının 10.09.2012 tarihinde kesinleşmesini müteakip, sanığın denetim süresi içerisinde 21.07.2013 tarihinde işlediği kasıtlı suçtan mahkûm edildiğinin ihbar edilmesi üzerine, hükmün açıklanmasına, sanığın 5237 sayılı Kanun'un 106/1-2. cümle ve 62/1. maddeleri gereğince 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Bursa 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 03.10.2023 tarihli ve 2023/648 Esas, 2023/570 sayılı Kararına karşı, Adalet Bakanlığının 20.01.2025 günlü ve 94660652-105-16-14672-2024-KYB sayılı yazısı ile kanun yararına bozma ihbarında bulunulduğundan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 23.01.2025 günlü ve 2025/9660 sayılı İhbarnamesiyle Dairemize gönderildiği, MEZKUR İHBARNAMEDE Dosya kapsamına göre, sanığın eylemine uyan suç için kanunda öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre olağan dava zamanaşımının 5237 sayılı Kanun’un 66/1-e maddesi gereğince 8 yıl olacağı, zamanaşımını kesen son işlem olan sanığın mahkeme huzurundaki savunmasının alındığı 08.12.2010 tarihinden, açıklanması geri bırakılan hükmün açıklandığı 03.10.2023 tarihine kadar geçen süreden, sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 10.09.2012 tarihi ile denetim süresi içerisindeki suçun işlendiği 21.07.2013 tarihi arasında geçen durma süresi mahsup edildiğinde, geriye kalan 10 yıl 11 ay 14 günlük süre boyunca zamanaşımı süresi işlemek suretiyle 8 yıllık asli dava zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu anlaşıldığından, zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde mahkûmiyet kararı verilmesinde isabet görülmediğinden anılan kararın bozulması gerektiğinin ihbar olunduğu anlaşılmıştır. GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ Sanık ...’ın eylemine uyan 5237 sayılı Kanun'un 106/1. maddesinde düzenlenen tehdit suçu için öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre aynı Kanun’un 66/1-e uyarınca hesaplanan 8 yıllık asli dava zamanaşımının (Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 10.09.2012 tarihi itibariyle duran zamanaşımının, kesinleşen sonraki mahkûmiyete konu suçun işlendiği 21.07.2013 günü yeniden işlemeye başladığı belirlenmekle; buna göre oluşan 10 ay 11 günlük durma süresi de dikkate alındığında) sanığın savunmasının alındığı tarih olan 08.12.2010 ile hükmün açıklandığı 03.10.2023 tarihi arasında gerçekleştiği gözetilmeden, sanık hakkındaki kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesi yerine yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması nedeniyle kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden KABULÜ ile, Bursa 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 03.10.2023 tarihli ve 2023/648 Esas, 2023/570 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun'un 309. maddesinin 3. fıkrası uyarınca BOZULMASINA, aynı maddenin 4. fıkra (d) bendinin verdiği yetkiyle; sanık hakkında tehdit suçundan açılan kamu davasının, 5271 sayılı Kanun’un 223/8 inci maddesi uyarınca zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, hükmolunan cezanın çektirilmemesine, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 15.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2025/359, K. 2025/4020, T. 15.04.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-ceza-dairesi-2025-359-e-2025-4020-k-c570fb31eb96