Yargıtay · 6. Ceza Dairesi

Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2024/6403 E. 2026/2869 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Ceza Dairesi
Esas No
2024/6403
Karar No
2026/2869
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/836 E., 2024/1440 K. SUÇLAR, : Nitelikli tehdit, hukuki alacağı tahsil amacı ile nitelikli tehdit HÜKÜMLER : İlk derece mahkemesince kurulan mahkumiyet kararlarının kaldırılarak beraat hükümleri kurulması TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurularının esastan reddi ile hükümlerin onanması

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Söke 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.12.2023 tarihli, 2022/201 Esas ve 2023/523 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında, mağdurlar ... ve ...’ a yönelik nitelikli tehdit suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanun' un (5237 sayılı Kanun) 106/2-a,c, 43/1, 29/1, 53, 58 maddelerinden 2 yıl 4 ay 3 gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına ve cezalarının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, mağdur ...’ e yönelik hukuki alacağı tahsil amacı ile nitelikli tehdit suçundan 5237 sayılı Kanun' un 150/1 delaleti ile aynı Kanun' un 106/2-a,c, 29/1, 53, 58 maddelerinden 1 yıl 10... gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına ve cezalarının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.

B. İstinaf İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 20.03.2024 tarihli ve 2024/836 Esas, 2024/1440 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında, İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanık ... ile sanıklar ... ve ... müdafiilerinin istinaf başvurularının kabulü ile, duruşma açılmaksızın yapılan inceleme neticesinde, duruşma açılmaksızın yapılan inceleme neticesinde, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 280, 303 maddeleri uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak, nitelikli tehdit ve hukuki alacağı tahsil amacı ile nitelikli tehdit suçlarından sanıkların 5271 Kanunu' nun 223/2-e maddesi uyarınca ayrı ayrı beraatlerine karar verilmek suretiyle düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanıkların Müdafilerinin Temyiz İstemi Hükümleri vekalet ücreti takdir edilmemesi yönü ile temyiz ettiklerine ilişkindir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe 21.09.2023 tarihinde 32316 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 14. maddesinde düzenlendiği şekliyle 4.12.2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu gereğince görevlendirilen vekile bu tarife uyarınca vekalet ücreti ödenip ödenmeyeceğine yönelik istemle ilgili olarak Avukatlık Kanunu’nun ‘‘Avukatlık ücret tarifesinin hazırlanması’’ başlıklı 168. maddesi, 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un ‘‘müdafii ve vekil ücreti’’ başlıklı 13. maddesi ve ilgili mevzuat birlikte değerlendirildiğinde şu sonuca varılmaktadır.

Avukatlık Kanunu’nun 168. maddesinin verdiği yetkiye göre Avukatlık Ücret Tarifesi serbest avukatlık sırasında yargı yerlerindeki işlemlerle diğer işlemlerden alınacak asgari ücreti belirleyen tavsiye niteliğindeki idari bir işlemdir. Ceza ve güvenlik tedbirleri ile ceza usül kuralları anayasa ile teminat altına alınmış hak ve özgürlüklere müdahale teşkil ettiğinden ancak kanunlarla düzenlenebilirler. İdare bu hak ve özgürlüklere müdahale teşkil edecek hususlarda kanuna dayanmayan hiçbir düzenlemede bulunamaz. Baro tarafından görevlendirilmek suretiyle müdafilik ve vekillik ceza usül mevzuatımızda yer alan bir müessese olup Avukatlık Kanunu’nun 168. maddesinin düzenleme ya da müdahale yetkisi verdiği serbest avukatlığa ilişkin bir müessese değildir. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 150/1,3, 4 ve 333. maddeleri ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 13. ve 14. maddelerinin verdiği yetkiye göre Adalet Bakanlığının düzenleme yapabilmesine yönetmelik çıkarabilmesine müsaade edilmiştir.

Ceza Muhakemesi Kanunu gereğince, soruşturma ve kovuşturma makamlarının istemi üzerine Baro tarafından görevlendirilen müdafi ve vekile, görevin ifasından doğan masraflar hariç avukatlık ücret tarifesinden ayrık olarak Türkiye Barolar Birliğinin görüşü alınarak Maliye ve Adalet Bakanlığı tarafından birlikte tespit edilip Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenecektir. Sonuç olarak baroca görevlendirilen müdafii ve vekillerin ücretlerini belirleme hak ve yetkisi Avukatlık Kanunu’nun 168. maddesinin idareye verdiği yetkiye dayanılarak düzenlenecek bir husus olmayıp 2023-2024 yılı Avukatlık Asgari Ücret Tarifesindeki baroca atanan müdafii ve vekillerin ücretlerine müdahale teşkil eden düzenlemenin yasal dayanağı bulunmamaktadır. Ayrıca yargılama giderleri kapsamında bulunan son tarifeye göre belirlenen bu vekalet ücreti sanığın beraati halinde hazineye, sanığın mahkumiyeti veya hükmün açıklamasının geri bırakılması kararı verilmesi halinde ise katılan lehine sanığa yasal dayanağı olmayan bir vekalet ücretinin yükletilmesine neden olacaktır. Bu hususun kanuni zemini bulunmadığından idarenin işlemi ile de yani Adalet Bakanlığı genelgesi ile de düzeltilmesi mümkün değildir.

Açıklanan nedenlerle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu gereğince, soruşturma ve kovuşturma aşamasında görevlendirilen müdafiilere 21.09.2023 tarihinde 32316 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 14. maddesinde düzenlendiği şekliyle vekalet ücreti takdir edilmesi mümkün bulunmadığından Mahkemece kurulan hükümde bir isabetsizlik görülmeyip sanıkların müdafilerinin bu husustaki temyiz istemleri yerinde kabul edilmemiştir.

III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin kararında, sanıkların müdafileri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ile re’sen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun'un 2 88... . maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, hukuka aykırılık görülmediğinden aynı sayılı Kanun'un 302/1 maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKÜMLERİN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1 maddesi uyarınca Söke 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,07.04.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2024/6403, K. 2026/2869, T. 07.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-ceza-dairesi-2024-6403-e-2026-2869-k-7ace53d896dc