Yargıtay · 6. Ceza Dairesi

Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2024/5607 E. 2026/3870 K. – Nitelikli Yağma

Konu: Nitelikli Yağma

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Ceza Dairesi
Esas No
2024/5607
Karar No
2026/3870
Karar Tarihi
Konu
Nitelikli Yağma

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/270 E., 2024/1585 K. SUÇ : Nitelikli yağma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret - nama

Sanık ... hakkında kasten yaralama suçundan kurulan hükmün kesin nitelikte bulunduğu belirlenmiştir.

Nitelikli yağma suçu için, yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Söke 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 12.12.2023 tarihli ve 2023/504 Esas, 2023/471 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 149/1-d-h, 53... . maddeleri uyarınca 10... ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verilmiştir.

B. İstinaf İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 22.05.2024 tarihli ve 2024/270 Esas, 2024/1585 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri

Sanık müdafinin temyiz istemi, yağma suçunun unsurları itibariyle oluşmadığına ve sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe 5237 sayılı Kanun'un 148 inci ve 149 uncu maddelerinde yer alan düzenlemeye göre, bir başkasının kendisinin veya yakınının hayatına, vücut ve cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden ya da mal varlığı itibariyle büyük bir zarara uğratacağından bahisle tehdit ederek veya cebir kullanarak bir malı teslime veya malın alınmasına karşı koymamaya mecbur kılan kişinin eylemi yağma suçunu oluşturur. Suç anılan değerlere yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden bahisle tehdit ederek veya cebir kullanılması suretiyle gerçekleşir. Cebir ve tehdit karşısında mağdurun başka bir seçeneği kalmamaktadır. Yağma suçu ekonomik nitelikteki suçlar arasında yer alıp işin niteliği gereği faydalanma amacını taşıması gerekir. Dairemiz uygulamalarında "faydalanma kastı" aranması gerektiğinin çok açık olarak gösterildiği, ayrıca birçok kararlarında bahse konu faydalanma kastının son derece dar yorumlandığı, "mal edinme" veya "sahiplenme yani "kullanma" yada "ekonomik yarar sağlama" şartlarını aramış onun haricindeki saikleri "faydalanma olarak" kabul edilmediği anlaşılmıştır.

Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; sanık ile mağdurun olay tarihinden önce boşandıkları, sanığın, mağdurun çalıştığı iş yerine gittiği ve mağdurun elinden kolunu döndürmek suretiyle cep telefonunu aldığı ve iş yerinden ayrıldığı, mağdurun aynı gece sanığın, ortak çocukları ile uyuduğu eve gittiği ve telefonunu sanık ile çocuğun uyuduğu odadan alarak ayrıldığı, sanığın savunmalarında mağdur ile kız arkadaşı olması sebebiyle tartıştıklarını ve mağdurun çalıştığı yere gidip mağdurun telefonunu almaktaki amacının iş yerinin dışına kendisi ile gelerek konuşmasını sağlamak, iş yerinde sorun çıkmasını engellemek olduğunu söylediği anlaşılmakla, sanığın cep telefonunu alma yönündeki eylemi sırasında ise "mal edinme", "sahiplenme", "kullanma" ya da "ekonomik yarar sağlama" amacıyla hareket etmediği ve faydalanma kastının bulunmadığının anlaşılması karşısında; sanığa isnat edilen nitelikli yağma suçunun manevi unsurunun oluşmadığı halde sanık hakkında nitelikli yağma suçundan mahkûmiyet hükmü kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.

III. KARAR 1. Sanık Hakkında Kasten Yaralama Suçundan Kurulan Hükmün Temyiz İncelemesinde; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/2-a maddesinde yer verilen “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabii olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanık müdafinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca oy birliğiyle REDDİNE, 2. Sanık Hakkında Nitelikli Yağma Suçundan Kurulan Hükmün Temyiz İncelemesinde; Gerekçe bölümünde yer alan nedenle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi uyarınca, tebliğname’ye aykırı olarak oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca Söke 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,05.05.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2024/5607, K. 2026/3870, T. 05.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-ceza-dairesi-2024-5607-e-2026-3870-k-1cd4ba56e9f8