Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2024/1830 E. 2026/3606 K. – Nitelikli Yağma
Konu: Nitelikli Yağma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/1830
- Karar No
- 2026/3606
- Karar Tarihi
- Konu
- Nitelikli Yağma
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/3082 E. 2023/3599 K. SUÇ : Nitelikli yağma HÜKÜM : İlk derece mahkemesinin mahkûmiyet kararı kaldırılarak sanığın beraatine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Denizli 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.03.2023 tarihli ve 2022/254 Esas, 2023/118 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında katılana yönelik nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 149/1-a, 35/2, 62... . maddeleri uyarınca 4 yıl 2 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına, kararı verilmiştir.
B. İstinaf Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 20.12.2023 tarihli ve 2023/3082 Esas, 2023/3599 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında katılana yönelik nitelikli yağma suçundan İlk Derece Mahkemesince kurulan mahkumiyet hükmü kaldırılarak, sanığın katılana yönelik nitelikli yağma suçundan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 223/2-e maddesi uyarınca beraatine, karar verilmiştir.
II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Katılan Vekilinin Temyiz İstemi Sanığın eyleminin tanık beyanlarıyla sabit olduğu, sanığın şirket devri için katılanın ikametine gittiğini kabul ettiği, sanığın eşi tarafından da olay günü kavga olduğunun ifade edildiğine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe 1. Dosya içeriğine göre; katılan ile sanığın baba oğul oldukları, sanığın uzun süre babasına ait şirkette çalıştığı ve şirketin gayri resmi ortağı olduğunu iddia ettiği, katılanın 20.04.2020 tarihinde sanığın kendisine karşı hakaret suçunu işlediğini iddia ederek kolluğa müracaatta bulunduğu, bu tarihte sanığın tehdit yada yağma suçuna ilişkin bir iddiasının olmadığı, katılan vekilinin 30.06.2020 tarihli dilekçesiyle yağma iddiasına konu eylemin 2020 Nisan ayının ilk haftasında gerçekleştiğini iddia ettiği, katılanın 09.07.2020 günü yeniden kolluğa müracaat eden katılanın sanığın kendisine karşı yağma suçunu işlediğini iddia ettiği olayda, olay anına ilişkin güvenlik kamerası görüntüsü gibi somut deliller elde edilemediği, olayın oluşuna ilişkin görgüye dayalı bilgisi olduğu öne sürülen ve mahkumiyet kararına dayanak gösterilen tanık ...'ın katılanın eşi, tanık ...'ın katılanın damadı, tanık ...'ın tanık ...'nin oğlu olması ve bu tanıklar ile sanık arasında menfaat çatışması bulunması, katılanın diğer damadı ve sanığın bacanağı olan tanık ... ve sanığın eşi tanık ...'ın sanığın atılı suçu işlemediği yönünde ifade vermiş olmaları, sanığın suçu işlediği yönünde beyanda bulunan tanık ...'nın aşamalardaki anlatımlarının katılanın iddiaları ile örtüşmediği gibi tanığın 20.04.2020 tarihli olaya ilişkin görgüsünün olduğu, yağma iddiasına konu 2020 Nisan aynın ilk haftasında yaşanan olaya ilişkin bir görgüsünün bulunmadığı, sanığın aşamalarda tutarlı olarak suçlamayı reddettiği ve katılana yaptığı ödemeler ve işletmeyi fiilen yönetmesinden kaynaklı ödemeler nedeniyle güvence istemek amacıyla konuştuğunu ve tartıştığını savunduğu, katılanın gerek 20.04.2020 tarihli olayda gerekse de 2020 Nisan ayının ilk haftası yaşanan olayda yaralandığına dair bir raporun bulunmadığı anlaşılmakla; sanığın savunmalarının aksine atılı suçu işlediğine dair mahkumiyetine yeterli somut delil bulunmadığı gözetilerek şüpheden sanık yararlanır kuralı uyarınca atılı suçu işlediği sabit olmadığından beraatine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiş ve bu hususta Tebliğname'deki görüşe iştirak edilmemiştir.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığından şüphe sanık lehine değerlendirilerek atılı suçtan beraat kararı verilmesinde bir isabetsizlik görülmediği anlaşılarak, Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesi kararında, sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve re’sen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun'un 2 88... . maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye aykırı olarak oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Denizli 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,27.04.2026 tarihinde karar verildi.