Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2023/8571 E. 2024/9605 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/8571
- Karar No
- 2024/9605
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2016/146 E., 2016/678 K. SUÇLAR : Hakaret, tehdit, mala zarar verme HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, beraat, düşme, ceza verilmesine yer olmadığına TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Red - Onama Katılan Sanık ... müdafiinin temyiz talebinin ... hakkındaki mahkumiyete ve ...'a Karşı eylemden dolayı sanıklar hakkında verilen ceza verilmesine yer olmadığı ve beraat kararlarına yönelik olduğu anlaşılmakla yapılan incelemede, I-Katılan Sanık ... Hakkında Mağdur Sanık ...'a Karşı Tehdit Suçundan Kurulan Düşme Kararına Karşı Mağdur Sanık ... Müdafiinin Temyiz Talebi Hakkında Mağdur ...'ın soruşturma aşamasında sanık ...'dan şikâyetçi olmadığını beyan ettiği, bu itibarla 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 237 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca kamu davasında katılan sıfatının bulunmadığı anlaşılmakla, aynı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği sanık hakkındaki hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı, hükmün, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesinin birinci fıkrası gereği re’sen temyize de tabi olmadığı anlaşılmakla, mağdur sanık ... müdafiinin temyiz isteğinin 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, II-Katılan Sanık ... Hakkında Mala Zarar Verme Suçundan Verilen Karara Karşı Temyiz Talebi Hakkında Akhisar 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.06.2016 tarihli ve 2016/146 Esas, 2016/678 Karar sayılı ek kararının; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun’un 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Sanık hakkında hükmolunan netice cezanın türü ve miktarı gözetildiğinde 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 31.03.2011 tarihli ve 6217 sayılı Kanun’un 26 ncı maddesi ile 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 2 nci maddesi uyarınca hükmün kesin nitelikte bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 305 inci maddesinin birinci fıkrası gereği asıl kararın re’sen temyize de tabi olmadığı, aynı Kanun’un 315 inci maddesinin birinci fıkrasında yer verilen; “Temyiz isteği kanuni sürenin geçmesinden sonra yapılmış veya temyiz edilemeyecek bir hüküm temyiz edilmişse veya temyiz edenin buna hakkı yoksa, hükmü temyiz olunan mahkeme bir karar ile temyiz dilekçesini reddeder.” şeklindeki düzenleme birlikte değerlendirildiğinde, ek kararda herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, katılan sanık ... müdafiinin temyiz isteği yerinde görülmemiştir. Açıklanan nedenle Akhisar 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.06.2016 tarihli ve 2016/146 Esas, 2016/678 Karar sayılı ek kararında katılan sanık ... müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden ek kararın, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, III-Katılan Sanık ... Hakkında Katılan Sanıklar ...'e ve ... (...)'ya Karşı Hakaret Suçlarından, Katılan Sanık ... (...) Hakkında Katılan Sanık ...'a Karşı Hakaret Suçundan, Mağdur Sanık ... Hakkında Katılan Sanık ...'a Karşı Tehdit Suçundan, Kurulan Hükümlere Karşı Temyiz Talepleri Hakkında Yapılan İncelemede Kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun’un 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği kararı temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Katılan sanıklar ... (.....) ve ...'un eylemine uyan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 125/1, 125/4 maddesi uyarınca, mağdur sanık ...'ın eylemine uyan 5237 sayılı Kanun'un 106/1-1. cümle uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre, aynı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının e bendi ve 67 nci maddesinin üçüncü fıkrasında öngörülen 8 yıllık dava zaman aşımının, sorgu tarihi olan 05.04.2016 tarihi tarihi ile inceleme tarihi arasında gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir. Açıklanan nedenle Akhisar 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 31.05.2016 tarihli ve 2016/146 Esas, 2016/678 Karar sayılı kararına katılan sanık ... (....) müdafiinin, katılan sanık ... müdafiinin, katılan sanık ... müdafiinin, mağdur sanık ... müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak oy birliğiyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 25.09.2024 tarihinde karar verildi.