Yargıtay · 6. Ceza Dairesi

Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2023/319 E. 2024/12407 K. – Nitelikli Yağma

Konu: Nitelikli Yağma

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Ceza Dairesi
Esas No
2023/319
Karar No
2024/12407
Karar Tarihi
Konu
Nitelikli Yağma

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/964 E., 2022/794 K. SUÇ : Nitelikli yağma HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükümlerin onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun’un) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. 5271 sayılı Kanun’un 288 inci maddesinin, ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'', aynı Kanun'un 294 üncü maddesinin, ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukukî yönüne ilişkin olabilir.'' ve aynı Kanun'un 301 inci maddesinin, "Yargıtay, yalnız temyiz başvurusunda belirtilen hususlar ile temyiz istemi usûle ilişkin noksanlardan kaynaklanmışsa, temyiz başvurusunda bunu belirten olaylar hakkında incelemeler yapar.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanıklar müdafiinin temyiz dilekçesinde belirttiği sebeplere yönelik olarak yapılan incelemede; Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdiri ile Bölge Adliye Mahkemesinin kararına göre; suçun, sanıklar tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir. Ancak, 1.Sanık ... hakkında temel ceza belirlenirken yasa maddesinin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 149/1-a,c maddesi yerine 149/1-c,h maddesi olarak yazılması, 2. Sanıklar hakkında, mağdur ...’un zararının kovuşturma aşamasında giderildiği belirtilerek 5237 sayılı Kanun’un 168/3 fıkrası uyarınca 1/3 indirim uygulanmış ise de, sanıkların, mağdur ...’a ait 12 adet küçükbaş koyunu çobanlık yapan mağdur ...’u yağmalamak suretiyle aldıkları, bu küçükbaş hayvanlardan 7 sini sattıkları tanık ... T.’nin kasap dükkanın yerini göstererek iadesini sağladıkları, geriye kalan 5 adet küçükbaş hayvanın ise sanıkların yakınları tarafından iade edilmek suretiyle karşılandığının mağdur ...’in beyanları ile anlaşıldığı, yağmalanan malın üçüncü kişiye satılması halinde, 5237 sayılı Kanun’un 168. maddesinin uygulanabilmesi için failin, bizzat pişmanlık göstererek, mağdurun zararını tazmin etmesi yanında satın alan iyi niyetli ise, satın alanın zararını da gidermesi; kötü niyetli ise, satın alandan elde ettiği para veya sağladığı menfaati kazanç müsaderesine konu edilmek üzere soruşturma makamlarına teslim etmesi gerektiği, sanıklardan küçükbaş hayvanları satın alan ... T.'nin tanık sıfatıyla 19.03.2020 tarihli duruşmada alınan beyanında “ zararının karşılanmadığını” belirtmesi dikkate alındığında, mağdur ..., sanıkların tanık ...’a sattıkları dışında kalan 5 adet küçükbaş hayvanın sanıkların yakınları tarafından zararın ne zaman karşılandığını belirtmediği, dosya içerisinde suça konu 5 adet küçükbaş hayvanının mağdura iade edilme tarihine ilişkin herhangi bir kaydın bulunmadığının anlaşılması karşısında, mağdurdan zararının ne zaman giderildiği tam ve kesin olarak belirlenerek, iddianamenin kabulünden önce soruşturma aşamasında mağdura suça konu 5 adet küçükbaş hayvanın aynen iadenin sağlandığının tespit edilmesi halinde; mağdur ...’a kısmi iadeye onay verip vermediği sorulup sonucuna göre daha lehe olan aynı yasanın 5237 sayılı Kanun’un 168/4-3 (1. cümlesi) ile uygulama yapılması gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde aynı Kanun’un 168/3- 2. cümlesi ile uygulama yapılması, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafiinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Kırklareli 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 29. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 26.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2023/319, K. 2024/12407, T. 26.11.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-ceza-dairesi-2023-319-e-2024-12407-k-ba24b42a4225