Yargıtay · 6. Ceza Dairesi

Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2023/2430 E. 2025/3577 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Ceza Dairesi
Esas No
2023/2430
Karar No
2025/3577
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇLAR : Nitelikli yağma, kasten yaralama HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, Onama

Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:

I-Sanıklar hakkında nitelikli kasten yaralama suçlarına yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde;

Hükmolunan cezaların miktarı ve türü gözetildiğinde, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286/2-a maddesi uyarınca, ilk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adli para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararlarının temyizi mümkün olmadığından, sanıklar ... ve ... müdafii ile sanık ... müdafii ve sanık ... müdafiinin temyiz istemlerinin 5271 sayılı Kanun'un 298. maddesi uyarınca tebliğnameye uygun olarak REDDİNE,

II-Sanıklar hakkında nitelikli yağma suçlarına yönelik temyiz istemlerinin incelenmesine gelince; 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'', aynı Kanunun 294. maddesinin ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' ve aynı Kanunun 301. maddesinin ''Yargıtay, yalnız temyiz başvurusunda belirtilen hususlar ile temyiz istemi usule ilişkin noksanlardan kaynaklanmışsa, temyiz başvurusunda bunu belirten olaylar hakkında incelemeler yapar.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanıklar ... ve ... müdafii, sanık ... müdafii, sanık ... müdafii tarafından ileri sürülen temyiz sebeplerine yönelik yapılan incelemede;

Hükmedilen cezaların süresine göre sanık ... müdafiinin duruşmalı inceleme isteminin 5271 sayılı Kanun'un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereğince reddine karar verilmiştir.

Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdiri ile Bölge Adliye Mahkemesi'nin kararına göre; suçun sanık ... tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.

Ancak; 1-Açık alanda şişe kırılması üzerine ani gerçekleştiği anlaşılan tartışma sırasında, tüm sanıkların bilerek ve isteyerek katılan ...'a yönelik inceleme dışı kasten yaralama eylemini iştirak halinde gerçekleştirdikleri buna karşılık bahsedilen kasten yaralama eylemi sırasında yağmaya yönelik değişen suç kastının, mağdurdan zorla alınan cep telefonu ikametinde yapılan arama sonucu ele geçirilen sanık ... yönünden sabit görülebilecek ise de sanıklar ..., ... ve ... bakımından anılan hususunun her türlü şüpheden uzak kesin delil ile ispatlanamamış olması dikkate alındığında sanıklar ..., ... ve ... hakkında atılı nitelikli yağma suçundan beraatlerine, sanık ... bakımından ise eylemine uyan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 149/1-a,h maddeleri gereğince mahkumiyetine dair karar verilmesi gerekliliğinin gözetilmemiş olması,

2- Kabule göre de; Katılan ...'un kovuşturma aşamasında alınan beyanında özetle, sanık ...'ın şikayetten vazgeçmeye yönelik yapmış olduğu para teklifini kabul etmediğini belirtmiş olduğunun anlaşılması karşısında suçtan kaynaklı zararın giderilmesine yönelik irade olduğu muhtemel bu hususun şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği sanıklar aleyhine yorumlanamayacağından öncelikle nitelikli yağma eyleminden kaynaklanan toplam zarar miktarı ile red edilen ödeme teklifinin yapıldığı zaman diliminin katılandan açıklattırılarak etkin pişmanlıkta suçtan kaynaklı zararın tamamen giderilmesine yönelik yapılan teklifin suçtan zarar gören tarafından reddi halinde kanunen tanınmış bir hak olan etkin pişmanlık hükümlerinin sanıklar lehine uygulanmasının katılan iradesine bağlanamayacağı, buna karşılık red edilen teklifin kısmi iadeye yönelik olduğunun belirlenmesi halinde ise bu kez 5237 sayılı Kanun'un 168/4. maddesi gereği kısmi iadeye rızası katılan ...'dan sorularak sonucuna göre etkin pişmanlık hükümlerinin sanıklar hakkında uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması zorunluluğu gözetilmeksizin yazılı şekilde hükümler kurulması,

Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ... müdafii, sanık ... müdafii, sanık ... müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Alanya 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 27.03.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2023/2430, K. 2025/3577, T. 27.03.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-ceza-dairesi-2023-2430-e-2025-3577-k-e09aa032916f