Yargıtay · 6. Ceza Dairesi

Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2023/16551 E. 2024/590 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Ceza Dairesi
Esas No
2023/16551
Karar No
2024/590
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2022/1331 Değişik İş SUÇLAR : Yağma, resmi belgeyi bozmak, yok etmek veya gizlemek KARAR : İtirazın reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması "Yağma" ve "resmi belgeyi bozmak, yok etmek veya gizlemek" suçlarından şüpheliler hakkında yapılan soruşturma sonucunda Alanya Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 02.04.2020 tarihli ve 2019/23062 soruşturma sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddine ilişkin Alanya 2. Sulh Ceza Hâkimliğinin 16.09.2020 tarihli ve 2020/1331 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun (5271 sayılı Kanun) 271 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 16.09.2020 tarihinde kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesi uyarınca, 29.03.2023 tarihli ve 94660652-105-07-12762-2022-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 10.05.2023 tarihli ve 2023/38877 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 10.05.2023 tarihli ve KYB-2023/38877 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "5271 sayılı Kanun’un 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanun’un kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında, Müşteki vekilinin 06.12.2019 havale tarihli dilekçesinde özetle, şüphelilerin müştekiye karşı araç alış verişinden kaynaklı borçlu olduklarını, müştekiye, şüpheli ... tarafından verilen toplamda 80.000 Türk lirası bedelinde birden fazla senet bulunduğu, olay tarihinde şüphelilerin müştekiye ait iş yerine gelerek müştekide bulunan senetlerin karşılığı olan miktardaki parayı çanta içerisinde getirdikleri, şüphelilerin birinin parayı müştekinin iş yerinde bulunan masanın üzerine dizmeye başladığı, müştekinin şüpheliye senetleri verdiği, şüpheli ...'nin ise senetleri yırtarak masanın üzerine bırakılan paraları da tekrar toplayarak iş yerinden ayrıldıkları, şüphelilerin parayı göstermelik olarak senetleri almak maksadı ile ödememe kastıyla masaya diziyormuş gibi yaptıklarını, senetleri alıp yırttıktan sonra ise paraları toplayarak iş yerinden ayrıldıklarını iddia ettiği somut olayda, müşteki ile şüpheliler arasında alacak borç meselesine ilişkin hukukî ihtilaf bulunduğu, olay günü müştekinin iddia ettiği şekilde şüphelilerin suç kastı ile hareket ettiklerine dair müşteki iddiaları dışında herhangi bir delil elde edilemediği, şüphelilerin üzerine atılı suçlamaları kabul etmedikleri anlaşılmakla delil yetersizliğinden bahisle kovuşturma yer olmadığına dair karar verilmiş ise de, Dosya kapsamına göre somut olayda, müştekiye ait olan ... Oto isimli iş yerinden şüpheli ... ile yapılan ticaret sonucu yapılan oto satış sözleşmesi ile yapılan işlem sonrasında şüpheli ...'nin, borcu için imzalayarak müştekiye verdiği senetleri ödeme yapmak maksadı ile müştekinin iş yerine geldiklerinde şüphelilerin müştekinin senedin imhasına karşı koyamamaya mecbur edilerek bahse konu senetleri yırttığı, şüphelilerin iş yeri içerisinde bulundukları sürece hâl, hareket ve davranışları ile fikir ve eylem birliği içerisinde oldukları, şüpheli ...'nın paraları getirip poşet ile masaya bırakması, ardından senetleri alan şüpheli ...'nin senet miktarlarını hesaplamaya başlaması, ardından şüpheli ...'nın müşteki ...'e yakınlaşarak alacak miktarları ile ilgili ihtilaf çıkarmaya başladığı, bu sırada müştekinin dikkatinin dağılmasını bekleyen şüpheli ...'nin senetleri yırttığı, şüpheli ...'in paraları geri poşete koyduğu, bu esnada müşteki ile konuşan şüpheli ...'nın telefon ile konuşma bahanesi ile dışarı yöneldiği ve ardından şüpheli ...'in poşet ile arabaya giderek para dolu poşeti aracın torpido gözüne koyduğu, şüphelilerin sayıca fazla olmasından, sürekli bağırmasından, şüphelilerin agresif davranışları ve yine "senet bedellerinin tamamını ödemeyecekleri, eğer talep ederse tefecilik yaptığı gerekçesiyle şikayette bulunacakları" şeklindeki tehditleri nedeniyle şüphelilere müdahalede bulunamadığı şeklindeki iddiaları ve olay yerinde bulunan tanık ...'ın " ... dosyada iddia edilen ...'nın senetleri yırtma olayında şahıslar konuşurken duymuştum ... " şeklindeki, tanık ...'in " ... olay günü şüpheli şahıslar yanında çanta içerisinde para ile beraber iş yerine geldiler. Müşteki ile şüphelilerin görüşmesinde müştekide bulunan senetlerin ödemesini yapmak için geldiğini anladım. Şüpheli şahıs senetleri yırttıktan sonra aralarında bir anlaşmazlık oldu. Şüpheli şahıslardan biri getirmiş olduğu torba içindeki paraları tartışma sırasında bir defa dükkandan çıkartıldığını ve tekrar getirildiğini, sonrasında yine çıkarıldığını gördüm ... " şeklindeki beyanları ile diğer taraftan soruşturma dosyası içerisindeki 02/01/2020 tarihli müşteki vekilinin şikâyet dilekçesi ekinde sunmuş olduğu EK-4, EK-5 ve EK-6 yazılı DVD içeriklerinin çözümünün yapıldığı bilirkişi raporundaki, galeri önünü gösteren kamera kaydı görüntüsünde beyaz renkli ... marka bir aracın iş yerinin önünde park halinde durduğu, iş yerine beyaz tişörtlü bir erkek şahsın girdiği, yine bahse konu iş yerinin önüne beyaz renkli transporter tipi bir aracın geldiği, araçtan inen bir erkek şahsın iş yerine girdiği, beyaz tişörtlü erkek şahsın telefonla konuşarak iş yerinden çıktığı, bir süre telefonla konuştuğu ve bir süre sonra beyaz renkli ... marka araca binerek uzaklaştığı, iş yeri içerisini gösteren kamera kaydı görüntülerinde masanın arkasında oturan erkek şahsın senet olduğu değerlendirilen kağıtları sarı tişörtlü kişiye verdiği, bu kişinin verilen kağıtları yırttığı, beyaz tişörtlü kişinin sarı tişörtlü kişinin yanına gelerek masanın üzerinde bulunan bir şeyleri alarak cebine yerleştirdiğinin tespit edilmesi karşısında şüpheliler hakkında delillerin kamu davasının açılmasını gerektirir nitelikte bulunduğu, bu delillerin mahkemesince takdir ve değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde, isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Kanun’un 160 ıncı maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172 inci maddesi gereğince kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanun’un kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173 inci maddesinin üçüncü fıkrasındaki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği düzenlenmiştir. 2. İnceleme konusu olayda; müşteki vekilinin 06.12.2019 havale tarihli dilekçesinde özetle, şüphelilerin müştekiye karşı araç alış verişinden kaynaklı borçlu olduklarını, müştekiye, şüpheli ... tarafından verilen toplamda 80.000 TL bedelinde birden fazla senet bulunduğu, olay tarihinde şüphelilerin müştekiye ait iş yerine gelerek müştekide bulunan senetlerin karşılığı olan miktardaki parayı çanta içerisinde getirdikleri, şüphelilerin birinin parayı müştekinin iş yerinde bulunan masanın üzerine dizmeye başladığı, müştekinin şüpheliye senetleri verdiği, şüpheli ...'nin ise senetleri yırtarak masanın üzerine bırakılan paraları da tekrar toplayarak iş yerinden ayrıldıkları, şüphelilerin parayı göstermelik olarak senetleri almak maksadı ile ödememe kastıyla masaya diziyormuş gibi yaptıklarını, senetleri alıp yırttıktan sonra ise paraları toplayarak iş yerinden ayrıldıklarını iddia ettiği somut olayda, müşteki ile şüpheliler arasında alacak borç meselesine ilişkin hukukî ihtilaf bulunduğu, olay günü müştekinin iddia ettiği şekilde şüphelilerin suç kastı ile hareket ettiklerine dair müşteki iddiaları dışında herhangi bir delil elde edilemediği, şüphelilerin üzerine atılı suçlamaları kabul etmedikleri anlaşılmakla delil yetersizliğinden bahisle kovuşturma yer olmadığına dair karar verilmiştir. 3. Somut olayda; müştekiye ait olan ... Oto isimli iş yerinden şüpheli ... ile yapılan ticaret sonucu yapılan oto satış sözleşmesi ile yapılan işlem sonrasında şüpheli ...'nin, borcu için imzalayarak müştekiye verdiği senetleri ödeme yapmak maksadı ile müştekinin iş yerine geldiklerinde şüphelilerin müştekinin senedin imhasına karşı koyamamaya mecbur edilerek bahse konu senetleri yırttığı, şüphelilerin iş yeri içerisinde bulundukları sürece hâl, hareket ve davranışları ile fikir ve eylem birliği içerisinde oldukları, şüpheli ...'nın paraları getirip poşet ile masaya bırakması, ardından senetleri alan şüpheli ...'nin senet miktarlarını hesaplamaya başlaması, ardından şüpheli ...'nın müşteki ...'e yakınlaşarak alacak miktarları ile ilgili ihtilaf çıkarmaya başladığı, bu sırada müştekinin dikkatinin dağılmasını bekleyen şüpheli ...'nin senetleri yırttığı, şüpheli ...'in paraları geri poşete koyduğu, bu esnada müşteki ile konuşan şüpheli ...'nın telefon ile konuşma bahanesi ile dışarı yöneldiği ve ardından şüpheli ...'in poşet ile arabaya giderek para dolu poşeti aracın torpido gözüne koyduğu, şüphelilerin sayıca fazla olmasından, sürekli bağırmasından, şüphelilerin agresif davranışları ve yine "senet bedellerinin tamamını ödemeyecekleri, eğer talep ederse tefecilik yaptığı gerekçesiyle şikayette bulunacakları" şeklindeki tehditleri nedeniyle şüphelilere müdahalede bulunamadığı şeklindeki iddiaları ve olay yerinde bulunan tanık ...'ın "...dosyada iddia edilen ...'nın senetleri yırtma olayında şahıslar konuşurken duymuştum..." şeklindeki, tanık ...'in "...olay günü şüpheli şahıslar yanında çanta içerisinde para ile beraber iş yerine geldiler. Müşteki ile şüphelilerin görüşmesinde müştekide bulunan senetlerin ödemesini yapmak için geldiğini anladım. Şüpheli şahıs senetleri yırttıktan sonra aralarında bir anlaşmazlık oldu. Şüpheli şahıslardan biri getirmiş olduğu torba içindeki paraları tartışma sırasında bir defa dükkandan çıkartıldığını ve tekrar getirildiğini, sonrasında yine çıkarıldığını gördüm..." şeklindeki beyanları ile diğer taraftan soruşturma dosyası içerisindeki 02.01.2020 tarihli müşteki vekilinin şikâyet dilekçesi ekinde sunmuş olduğu EK-4, EK-5 ve EK-6 yazılı DVD içeriklerinin çözümünün yapıldığı bilirkişi raporundaki, galeri önünü gösteren kamera kaydı görüntüsünde beyaz renkli ... marka bir aracın iş yerinin önünde park halinde durduğu, iş yerine beyaz tişörtlü bir erkek şahsın girdiği, yine bahse konu iş yerinin önüne beyaz renkli transporter tipi bir aracın geldiği, araçtan inen bir erkek şahsın iş yerine girdiği, beyaz tişörtlü erkek şahsın telefonla konuşarak iş yerinden çıktığı, bir süre telefonla konuştuğu ve bir süre sonra beyaz renkli ... marka araca binerek uzaklaştığı, iş yeri içerisini gösteren kamera kaydı görüntülerinde masanın arkasında oturan erkek şahsın senet olduğu değerlendirilen kağıtları sarı tişörtlü kişiye verdiği, bu kişinin verilen kağıtları yırttığı, beyaz tişörtlü kişinin sarı tişörtlü kişinin yanına gelerek masanın üzerinde bulunan bir şeyleri alarak cebine yerleştirdiğinin tespit edilmesi karşısında; şüpheliler hakkında 5271 sayılı Kanun’un 170 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluştuğunun değerlendirildiği ve delillerin kamu davasının açılmasını gerektirir nitelikte bulunduğu, bu delillerin mahkemesince takdir ve değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden "itirazın kabulü" yerine, yazılı şekilde "itirazın reddine" karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Alanya 2. Sulh Ceza Hâkimliğinin 16.09.2020 tarihli ve 2020/1331 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oybirliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 16.01.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2023/16551, K. 2024/590, T. 16.01.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-ceza-dairesi-2023-16551-e-2024-590-k-4af1710a8398