Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2023/1367 E. 2024/11751 K. – Birden Fazla
Konu: Birden Fazla Kişi Tarafından Birlikte Yağma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/1367
- Karar No
- 2024/11751
- Karar Tarihi
- Konu
- Birden Fazla Kişi Tarafından Birlikte Yağma
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/2183 E., 2021/2945 K. SUÇ : Birden fazla kişi tarafından birlikte yağma HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı ile temyiz talebinin reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık müdafiinin, 19.10.2021 tarihinde tarafına tebliğ edilen İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin 01.10.2021 tarihli ve 2021/2183 Esas, 2021/2945 Karar sayılı kararını temyiz etmediği, sanığın karar tarihinde ceza evinde bulunduğu, kararın ceza evinde bulunan sanığa tebliğ edilmesi gerektiği, ancak kararın sanığa tebliğ edilmediğinin anlaşıldığı, sanığın hak kaybına uğramasının önlenmesi amacıyla, sanık lehine değerlendirme yapılarak temyiz talebinin süresinde olduğu kabul edilmekle, 30.09.2022 tarihli temyiz talebinin reddine dair ek karar kaldırılarak yapılan incelemede;
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
5271 sayılı Kanun'un 288 nci maddesinin, ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'', aynı Kanun'un 294 üncü maddesinin, ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukukî yönüne ilişkin olabilir.'' ve aynı Kanun'un 301 inci maddesinin, "Yargıtay, yalnız temyiz başvurusunda belirtilen hususlar ile temyiz istemi usûle ilişkin noksanlardan kaynaklanmışsa, temyiz başvurusunda bunu belirten olaylar hakkında incelemeler yapar.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanığın temyiz dilekçesinde belirttiği sebeplere yönelik olarak yapılan incelemede;
I.Sanık hakkında mağdur ...'ya karşı nitelikli yağma suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde; Oluş ve dosya içeriğine göre, nitelikli yağma suçunun yasal unsurlarının oluştuğu ve sanık hakkında kurulan hükümde, herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır.
Ayrıca dosyada 5271 sayılı Kanun'un 289. maddesinde sayılan hukuka kesin aykırılık hâllerinin herhangi birinin varlığı da tespit edilememiştir.
Yapılan yargılamaya, dosya içeriğine göre, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin 01.10.2021 tarihli ve 2021/2183 Esas, 2021/2945 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ile re’sen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun'un 288 ve 289. maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, hukuka aykırılık görülmediğinden aynı sayılı Kanun'un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
II.Sanık hakkında mağdur ...'a karşı nitelikli yağma suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde; Sanık tarafından ileri sürülen temyiz sebeplerine yönelik yapılan incelemede; tüm dosya kapsamı, mağdurun beyanı, sanığın savunmaları, dosya arasında mevcut olan tutanaklar birlikte değerlendirildiğinde eylemin sabit olduğu belirlendiğinden, araştırılacak başkaca bir hususun bulunmadığı yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının ve yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından sanığın eyleminin sabit olduğu belirlendiğinden hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır ve sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
Ancak; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 150 nci maddesinin ikinci fıkrasında; “Yağma suçunun konusunu oluşturan malın değerinin azlığı nedeniyle, verilecek ceza üçte birden yarıya kadar indirilebilir.” denilmektedir. Maddenin gerekçesinde ise; “Maddenin ikinci fıkrasında, yağma suçunun konusunu oluşturan malın değerinin azlığı nedeniyle, verilecek cezada indirim yapılması gerektiği kabul edilmiştir.” açıklamasına yer verilmiştir. Sanığın, mağdurdan zorla aldığı paranın 85,00 TL olduğu, suç tarihi olan 31.03.2019 itibariyle paranın satın alma gücü ve günün ekonomik koşulları ile birlikte değerlendirildiğinde, 5237 sayılı Kanun'un 150 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca sanığa verilen cezadan değer azlığı nedeniyle indirim yapılması gerektiğinin gözetilmemiş olması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bakırköy 8. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
06.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.