Yargıtay · 6. Ceza Dairesi

Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2023/13647 E. 2025/4064 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Ceza Dairesi
Esas No
2023/13647
Karar No
2025/4064
Karar Tarihi

B O Z M A Ü Z E R İ N E İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/12 E., 2022/176 K. SUÇLAR : Tehdit, hakaret HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, uyulan bozmaya, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir. Ancak; 1. Demre Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.10.2015 ve 17.10.2018 tarihli kararlarında sanık hakkında haksız tahrik hükümlerinin uygulandığı, Yargıtay 4.Ceza Dairesinin 01.12.2021 tarih 2019/2586 Esas 2021/28268 Karar sayılı bozma ilamında, hakaret suçu bakımından haksız tahrike ilişkin özel hüküm niteliğinde olan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 129. maddesinin uygulanması gerektiğinin belirtilerek kararın bozulduğu, bozma akabinde Demre Asliye Ceza Mahkemesinin 27.04.2022 tarihli kararında haksız tahrik hükümlerinin uygulanmamasına karar verilmesi karşısında, ilk haksız hareketin kimden geldiğinin belli olmaması nedeniyle sanık hakkında haksız tahrike ilişkin hakaret suçundan daha özel bir düzenleme olan 5237 sayılı Kanun'un 129. maddesi, tehdit suçundan ise aynı Kanun'un 29 uncu maddesi ile uygulama yapılması gerekirken yapılmaması, Kabule göre de; 2. Bozma öncesi 17.10.2018 tarihli hükümde sanık hakkındaki hakaret suçuna ilişkin sonuç cezanın 1 ay 25 gün ve 5237 sayılı Kanun'un 50. maddesi gereğince adli para cezasına çevrilerek 1.100,00 TL olarak hesaplandığı ve 12 eşit taksitte ödenmesine karar verildiği, tehdit suçuna ilişkin sonuç cezanın ise 3 ay 22 gün hapis cezası olarak hesaplandığı ve aynı Kanun'un 50. maddesi gereği adli para cezasına çevrilerek 2.240,00 TL paranın 24 eşit taksitte ödenmesine karar verildiği, katılan vekilinin temyizini sadece vekalet ücretine yönelik olarak yaptığı ve aleyhe temyiz de olmadığından, sanığın ceza süresi bakımından kazanılmış hakkının korunmasına karar verilmesi gerekirken, bozma sonrası kazanılmış hakkı gözetilmeyerek hakaret suçundan 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, tehdit suçundan ise 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesi, 3. Sanık hakkında bozma öncesi ilamlarda tekerrür hükümleri bakımından uygulama yapılmamasına rağmen bozma sonrası kazanılmış hakkı gözetilmeyerek tekerrür hükümlerinin de uygulanması, Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 15.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2023/13647, K. 2025/4064, T. 15.04.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-ceza-dairesi-2023-13647-e-2025-4064-k-51bf2bd30c1e