Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2023/1311 E. 2025/721 K. – Nitelikli Yağma
Konu: Nitelikli Yağma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/1311
- Karar No
- 2025/721
- Karar Tarihi
- Konu
- Nitelikli Yağma
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/2246 E., 2022/1517 K. SUÇ : Nitelikli yağma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'', aynı Kanun'un 294. maddesinin ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' ve aynı Kanun'un 301. maddesinin ''Yargıtay, yalnız temyiz başvurusunda belirtilen hususlar ile temyiz istemi usule ilişkin noksanlardan kaynaklanmışsa, temyiz başvurusunda bunu belirten olaylar hakkında incelemeler yapar.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık müdafiinin temyiz isteminin eksik inceleme yapıldığına, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, somut delil bulunmadığına, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 32. maddesi gereğince ceza verilmemesi gerektiği ve lehe hükümlerin uygulanmasına yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Dosya içinde 09.03.2018 tarihli ... Dr ... Tok Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesinden alınan raporda ve İstanbul Adli Tıp Kurumu tarafından alınan 24.01.2020 tarihli raporda sanığın cezai ehliyetini tam olduğu, raporlar arasında çelişki bulunmadığı gibi İstanbul Adli Tıp Kurumu’nun hazırladığı raporda sanık hakkında daha önce başka suçlar nedeniyle aldırılan raporlar değerlendirme konusu yapıldığı anlaşıldığından; Adli Tıp Genel Kuruldan yeniden rapor alınması hususunda bozma isteyen tebliğnamedeki düşünceye iştirak olunmamıştır. Sanığın müştekiye ait kimlik ve paraları aldığı yerin otogarın içi olduğu gözetilmeyerek 5237 sayılı Kanun'un 149/1 maddesinin (d) bendinin hükme esas alınmaması, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma sebebi yapılmamıştır. Olay tarihinde saat 20.47 sıralarında Suriye uyruklu olan müştekinin otogarda beklediği sırada bisiklet ile yanına yaklaşan sanığın kendisini polis olarak tanıtıp müştekiden kimliğini istediği, müştekinin kimliğini verdikten sonra Türkiye'ye yasal yollardan girdiğini söyleyerek izin belgesini de verdiği, bu iki belgeyi alan sanığın bunları montunun cebine koyduktan sonra müştekinin ceplerini aramaya başladığı, müştekinin montunun iç cebinde bulunan 2 adet 100 dolar, 1 adet 50 dolar, 1 adet 10 TL, 1 adet 50 TL, 18 adet 500 Suriye Lirası, 1 adet 100 Suriye Lirasını alarak yine cebine koyduğu, olayın devamında sanığın müştekinin koluna girerek otogarın arka tarafına götürdüğü, burada müştekinin başının arka tarafına yumrukla birkaç kere vurarak darp ettiği, darp olayını gören şahısların müştekinin yardım istemesi üzerine olay yerine geldikleri ancak sanığın polis olduğunu söylemesi üzerine onların da olay yerinden uzaklaştıkları, olayda, sanık hakkında nitelikli yağma suçundan kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır. Ayrıca dosyada 5271 sayılı Kanun'un 289. maddesinde sayılan hukuka kesin aykırılık hâllerinin herhangi birinin varlığı da tespit edilememiştir. Yapılan yargılamaya, dosya içeriğine göre, sanık hakkında nitelikli yağma suçundan kurulan hükümde ileri sürülen temyiz sebepleri yönünden bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile hükmün tebliğnameye aykırı olarak ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2 inci madde uyarınca İskenderun 2.Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 16.01.2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.