Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2023/1196 E. 2024/10303 K. – Yağma
Konu: Yağma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/1196
- Karar No
- 2024/10303
- Karar Tarihi
- Konu
- Yağma
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/99 E., 2022/197 K. SUÇ : Yağma HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: Diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak; 1. Dosya içeriğine göre; sanığın bayramlaşma bahanesiyle mağdurun ikametine geldiği, ikamet içerisine girip kapıyı kapattığı ve mağdurdan para istediği, mağdurun olumsuz yanıtı üzerine dosya içerisinde yer alan adli rapora göre mağduru basit tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde yaraladığı olayda, suçun konutta işlendiği sabit olmasına rağmen sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi uyarınca cezalandırılması gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur. 2. Sanık hakkında tekerrüre esas alınan Zile Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.02.2014 tarihli ve 2012/21 Esas, 2014/31 Karar sayılı ilamı tekerrüre esas alınmış ise de, tekerrüre esas alınan ilamda birden fazla mahkumiyet hükmünün bulunduğu, ilamda sanığın kasten yaralama suçundan 12 ay 15 gün hapis cezasına mahkûmiyetine dair suç yönünden hükmün Yargıtay'ın sirayet içeren bozması nedeniyle yeniden yargılama yapıldığı ve Zile Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.10.2018 tarihli ve 2017/277 Esas, 2018/445 Karar sayılı kararı ile sanık ...'ın kasten yaralama suçundan 10 ay 25 gün hapis cezasına mahkûmiyetine karar verildiği ve hükmün 08.12.2018 tarihinde kesinleştiği, kesinleşme tarihinin temyize konu davanın suç tarihinden sonra olması nedeniyle tekerrüre esas alınması imkanının kalmadığı, tekerrüre esas alınan ilamda sanık hakkında basit yaralama suçundan verilen 3 ay 10 gün hapis cezasının bulunduğu, bu suçun, 24.10.2019 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun'un 26 ncı maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK'nin 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaşma kapsamında kaldığı, sanığın başkaca tekerrüre esas alınabilecek sabıkasının bulunmadığının anlaşılması karşısında; tekerrüre esas alınan ilamdaki basit yaralama suçuna yönelik uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığı araştırılarak sonucuna göre tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı hususunun tartışılmaması, hukuka aykırı bulunmuştur. Açıklanan nedenlerle, sanık ve müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden Zile Ağır Ceza Mahkemesinin, 30.09.2022 tarihli ve 2022/99 Esas, 2022/197 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesi uyarınca ceza süresi bakımından sanığın kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 07.10.2024 tarihinde karar verildi.