Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2022/4269 E. 2024/193 K. – Nitelikli Yağmaya
Konu: Nitelikli Yağmaya Teşebbüs
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/4269
- Karar No
- 2024/193
- Karar Tarihi
- Konu
- Nitelikli Yağmaya Teşebbüs
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/3271 E., 2019/2009 K. SUÇ : Nitelikli yağmaya teşebbüs HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. İstanbul Anadolu 13. Ağır Ceza Mahkemesinin, 2018/665 Esas, 2019/173 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında katılanlara karşı nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 149 uncu maddesinin birinci fıkrası, (d) ve (h) bentleri, 35 inci ve 53 üncü maddeleri uyarınca ayrı ayrı 3 kez 2 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir. 2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 27.05.2019 tarihli ve 2019/1898 Esas, 2019/1221 Karar sayılı kararı ile ilk derece Mahkemesinin kararının bozulmasına karar verilmiştir.
3. Bozma üzerine, İstanbul Anadolu 13. Ağır Ceza Mahkemesinin, 2019/391 Esas, 2019/388 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında katılanlara karşı nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 149 uncu maddesinin birinci fıkrası, (d) ve (h) bentleri, 35 inci ve 53 üncü maddeleri uyarınca ayrı ayrı 3 kez 2 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
4. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 15.10.2019 tarihli ve 2019/3271 Esas, 2019/2008 Karar sayılı kararı ile duruşma açılarak ilk derece Mahkemesinin kararının kaldırılarak sanık hakkında katılanlara karşı nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 149 uncu maddesinin birinci fıkrası, (d) ve (h) bentleri, 35 inci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 5 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Suçlamanın koşulları gerçekleşmediğinden hukuka aykırı olduğuna, katılanın beyanı dışında somut delil olmadığına, hükmün hukuka, hakkaniyete aykırı olduğuna, İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; İlk Derece Mahkemesinin Kabulü 1. İlk Derece Mahkemesince, sanık ...'ın, katılan ...'ın ilk eşinden olan oğlu olduğu, diğer katılanlar ... ve ...'ın katılan ... kızları olduğu; herhangi bir işte çalışmayan ve katılanların sırtından geçinmeyi alışkanlık haline getiren sanık ...'ın olaydan önceki tarihlerde de katılanlardan birçok kez para talep ettiği ve aldığı, olay tarihi olan 29 Haziran 2018 günü gece saat 00.00 sıralarında sanık ...'ın katılanların ikametinin kapısına dayanarak para istediği, katılanların kendisine kapıyı açmaması üzerine kapı önünden katılanlara hitaben "Şerefsizler, orospu çocukları, anasını siktiklerim" şeklinde sövdüğü ve katılanları "Ya bana para verirsizini, ya da bu evden dışarıya çıkamazsınız, size yaşam hakkı tanımam, hepinizi öldürürüm" şeklinde tehdit ederek para her bir katılanlardan para istediği, evin önünden ayrılmayan sanığın katılanların ihbarı üzerine gelen polis ekibi tarafından yakalandığı; şeklinde sübut bulan olayda; esasında birden fazla mağdura karşı tek eylemin 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddede düzenlenen zincirleme şekilde uygulanabileceği ancak yağma suçunun aynı Kanun'un 43/3 üncü maddesi gereğince zincirleme suç hükümlerinin bu suç açısından uygulanamayacağı, olayımıza ilişkin olarak birden fazla katılana yönelik olarak tehdit etmek suretiyle para istediği böylelikle 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddenin de uygulanması mümkün olmadığından her bir katılana karşı ayrı ayrı yağmaya suçunu oluşturduğu kabul edilerek cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
2. Katılanlar aşamalarda değişmeyen beyanlarda bulunmuşlardır. 3. Yakalamaya ilişkin tutanak düzenlenmiştir.
4. Olaya ilişkin tanık beyanı tespit edilmiştir.
5. Sanık üzerine atılı suçlamayı kabul etmemiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü Bölge Adliye Mahkemesince, olay tarihinde sanığın; gece vakti sayılan saat dilimi içerisinde, alışkanlık hale getirdiği üzere katılanların ikametinin kapısına gelerek katılanlara hitaben "şerefsizler, orospu çocukları, anasını sinkaf ettiklerim, ya bana para verirsiniz ya bu evden dışarı çıkamazsınız, size yaşama hakkı tanımam hepinizi öldürürüm" şeklinde tehditle para istediği ve bu suretle "geceleyin yağmaya teşebbüs" suçunu işlediği; sanığın inkara yönelik savunması, katılanların tüm aşamalardaki samimi beyanları, olay yeri yakalama tutanağı ve tüm dosya kapsamından tereddütsüz sübuta erdiği, her ne kadar yerel mahkemece " sanık hakkında katılan sayısınca olmak üzere 3 kez yağmaya teşebbüs suçundan" mahkumiyet kararı verilmiş ise de; ayrıntıları yukarıda gösterildiği üzere; olayların gelişimi ve dosya kapsamındaki anlatımlara göre sanığın katılanlara yönelik tehdit eylemlerinin, baba ve kardeşleri olan katılanlardan ayrı ayrı değil belli bir miktar para almaya yönelik olduğu, alınmak istenen suç konusunun bir miktar paraya yönelik olması hasabıyla birden fazla kişiye karşı cebir veya tehdit kullanılsa bile mal varlığının tek olması karşısında, tehdit edilen mağdur adedince değil, tek bir yağma suçunu oluşturacağı gözetilmeden, dolayısıyla olayların gelişimi ve sanığın kastı dikkate alınmaksızın asıl suç içerisinde eriyen fiilerin birden fazla işlendiğinden bahisle her bir tehdit eylemi ayrı ayrı değerlendirilerek üç ayrı mağdura karşı yağmaya teşebbüs suçundan yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasalara aykırı bulunmuş, bu nedenle sanığın istinaf sebepleri haklı ve yerinde görülerek, istinaf başvurusunun kabulü ile sanığın bir yağmaya teşebbüs suçundan cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE Katılanların beyanı, sanığın savunması, tutanaklar ve tanıkların beyanları birlikte değerlendirildiğinde; yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, Bölge Adliye Mahkemesinin kararında sanık müdafiinin temyizi yönünden hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 15.10.2019 tarihli ve 2019/3271 Esas, 2019/2009 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ile re’sen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun'un 288 inci ve 289 uncu maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
09.01.2024 tarihinde karar verildi.