Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2022/15892 E. 2024/9774 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/15892
- Karar No
- 2024/9774
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/207 E., 2022/125 K. SUÇLAR : Nitelikli yağma, kasten yaralama HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret - Onama İlk Derece Mahkemesince nitelikli yağma suçundan verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. Sanık hakkında kasten yaralama suçundan kurulan mahkûmiyet hükmünün incelemesinde; 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanık ... müdafiinin temyiz isteğinin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak REDDİNE, II. Sanık hakkında nitelikli yağma suçundan kurulan mahkûmiyet hükmünün incelemesine gelince; 5271 sayılı Kanun'un 288 inci maddesinin, ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'', aynı Kanun'un 294 üncü maddesinin, ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukukî yönüne ilişkin olabilir.'' ve aynı Kanun'un 301 inci maddesinin, "Yargıtay, yalnız temyiz başvurusunda belirtilen hususlar ile temyiz istemi usûle ilişkin noksanlardan kaynaklanmışsa, temyiz başvurusunda bunu belirten olaylar hakkında incelemeler yapar.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanık müdafiinin temyiz dilekçesinde belirttiği sebeplere yönelik olarak yapılan incelemede; Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulu kararı ile Bölge Adliye Mahkemesinin kararına göre; suçun, sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir. Ancak; ...'nun sahibi olduğu seyyar pilav tezgahında mağdur ...'ın işçi olarak çalıştığı, olay gecesi yanında ...'in oğlu mağdur ...'nın da bulunduğu, mağdur ...'in ise pilav yemek için pilav tezgahının yanında bulunduğu sırada sanığın, elinde bıçak olduğu halde gelerek mağdurlar ... ve ...'ya hitaben, " kimseye kağıt toplattırmam, kimseye pilav sattırmam, ya haftada bir haraç vereceksin ya da pilav tezgahı açamazsın" dediği, tezgahın üzerinde bulunan şemsiye sopasını alarak pilav tezgahına ve mağdur ...'e vurduğu, pilav tezgahını dağıtıp tezgahta bulunan 300,00 TL parayı aldığı, mağdurlar ... ve ...'nın engel olmaya çalışması üzerine elindeki bıçak ve sopa ile mağdurlar ... ve ...'yı basit şekilde yaraladığı olayda; 03.10.2017 tarihli dilekçeler ile mağdurların şikayetten vazgeçtikleri, 21.03.2018 tarihli dilekçe ile pilav tezgahının sahibi ... ile mağdur ...'nun, "...sanık pişmanlığını dile getirmiş, özür dilemiş ve maddi zararımızı karşılamıştır" şeklinde beyanda bulundukları, 26.04.2018 tarihli celsede ise sanığın, "...zararlarını karşıladım." şeklinde beyanda bulunduğunun anlaşılması karşısında, zararın giderilip giderilmediği ve dilekçelerde belirtilen beyanların doğruluğu mağdurlardan sorularak sonucuna göre sanık hakkında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 168/1-3. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususunun karar yerinde tartışmasız bırakılması, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz isteği bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca yeniden incelenmek ve hüküm verilmek üzere İstanbul Anadolu 8. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 30.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.