Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2013/8881 E. 2013/5121 K. – Yağma
Konu: Yağma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2013/8881
- Karar No
- 2013/5121
- Karar Tarihi
- Konu
- Yağma
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Yağma HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre, suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1- Bir başkasının hüküm ve tasarrufunda bulunan taşınabilir bir malın cebir, şiddet veya tehdit ile alınıp kendi hüküm ve tasarruf altına sokulması ile yağma suçu tamamlanır. Mal alınamamışsa eylem teşebbüste kalır. Yağma suçunun en başta gelen özelliği malın cebir, şiddet veya tehdit ile alınmasıdır. Yani zilyedin elinden malın alınması veya malın fail tarafından zaptına karşı sukut etmesini zorunlu kılması gerekir. Tehdit ile oluşturulmak istenen tehlike boyutu her olayın özelliğine göre hakim tarafından takdir edilir. Tehditte mağdurun korkması şart değildir. Tehdidin zilyedi şahsen veya malen büyük bir tehlikeye düşürülebileceği bildirilmesi ile tehdit tamamlanır. Basit bir tehdit veya bu şekilde algılanabilecek her türlü davranış yağma suçunu oluşturmaz. Bu bağlamda somut olay değerlendirildiğinde; Olay tarihinde saat 22.30 sıralarında, mağdurların esrar bulmak için gittikleri bir sokakta, sanık ... ve hakkında beraat hükmü kurulan sanık ... ile karşılaştıkları, burada mağdurların talepleri doğrultusunda sanıklarla konuştukları, sanıkların kendilerine esrar bulabilecekleri yeri göstereceklerini söyledikleri, bu aşamada mağdur ...'ın telefonunun, mağdur ...'ın üzerinde olduğunun sanık ... tarafından öğrenildiği, daha sonra mağdur ... ile sanık ...'in diğer mağdur ve sanığın yanlarından ayrıldıkları, sanık ... ile mağdur ...'ın birlikte yürüyerek bina vasfına sahip olmadığı kabul edilen boş bir yapının içerisine girdikleri, burada sanık ...'un mağdurdan cüzdanını istediği, verilen cüzdana bakıp içinde para olmadığı için geri verdiği, telefon edeceğini söylemek suretiyle, mağdur ...'den her iki telefonu aldığı, cüzdanın ve telefonların alınması sırasında ve öncesinde sanık tarafından mağdura yönelik cebir, şiddet ve tehdit kullanılmadığı, mağdurun ısrar edilmesinden ve bulundukları yerde başka kimse olmadığı için hissettiği korkudan dolayı telefonları sanığa verdiğinin anlaşılması karşısında; sübut bulan eylemin 5237 sayılı TCK'nın 141/1 ve 143/1. maddelerine uyan iki ayrı hırsızlık suçunu oluşturduğu gözetilmeden, suçların nitelendirilmesinde yanılgıya düşülerek yazılı biçimde hüküm kurulması, 2- Sanığın adli sicil kaydında yazılı olan ve dosyada ilamı bulunan İzmir 5.Asliye Ceza Mahkemesi'nin 17.06.2011 tarihinde kesinleşen 23.05.2011 gün ve 263-248 sayılı hırsızlık suçundan hükmedilen 1 yıl hapis cezasına ilişkin hükümde, sanığın katılanın 460 Türk Lirası olan zararının tamamını gidermesi koşuluyla hapis cezasının ertelenmesine, koşul gerçekleşinceye kadar cezanın infazına, koşul gerçekleştirildiğinde dosyanın ele alınarak incelenmesine karar verildiğinin anlaşılması karşısında; temyiz davasına konu suçların 30.08.2012 tarihinde işlendiği dikkate alınarak, erteleme koşulunun gerçekleştirilip gerçekleştirilmediği araştırılıp, sonucuna göre 5237 sayılı TCK'nın 58/6-7-8. maddesinin uygulama koşullarının değerlendirilmesi gerektiğinin düşünülmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazları ve tebliğnamedeki düşünce bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 18.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.