Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2013/3590 E. 2013/12252 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2013/3590
- Karar No
- 2013/12252
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 28/01/2013 tarihli kenar yazısı ile Dairemize gönderilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Dosya ve duruşma tutanaklan içeriğine, toplanıp karar yerinde tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1-) Sanığın, talimat yolu ile alınan 09/05/2006 tarihli savunmasında; hakkında TCK'nın 168. maddesinin uygulamasını ve şikayetçinin tüm zararlarını karşılayarak uzlaşmak istediğini beyan ederek etkin pişmanlık iradesini yansıttığı dikkate alınarak sanığın yakınanın oluşan zararını gidermesi için uygun bir süre gereğinde ise ödeme mahalli belirlenip sonucuna göre 5237 sayılı TCK'nın 168.madde de düzenlenen etkin pişmanlık hükmünün uygulama olanağının değerlendirilmesi gerekirken, bu husus gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması, 2-) 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı hakkındaki Kanunun 108/2. maddesi uyarınca, tekerrür nedeniyle koşullu salıverme süresine eklenecek miktarın, tekerrüre esas alınan cezanın en ağırından fazla olamayacağının anlaşılması karşısında, sanık hakkında 5237 sayılı TCK.nın 58/7. maddesinin uygulanma koşullarının değerlendirilebilmesi ve infazda duraksamaya neden olmaması için, sanığın tekerrüre esas alınan önceki mahkumiyet hükmünün denetim olanağı verecek biçimde karar yerinde gösterilmemesi, ./.. -2- 3-) Sanığın, TCK’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde uygulama yapılması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... ve savunmanının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğname uygun olarak BOZULMASINA, 20.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. ...