Yargıtay · 6. Ceza Dairesi

Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2013/25212 E. 2013/18422 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Ceza Dairesi
Esas No
2013/25212
Karar No
2013/18422
Karar Tarihi

Rize Cumhuriyet Başsavcılığının 27.04.2007 gün ve 2007/680 Esas sayılı iddianamesi ile sanık ... hakkında müşteki ...'ya yönelik “hırsızlık yapmaya teşebbüs” suçundan cezalandırılması istemi ile açılan kamu davasında yapılan yargılama neticesinde RİZE 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.07.2007 gün ve 2007/195 Esas, 2007/435 Karar sayılı ilamı ile TCK'nın 142/1-e, 143, 35/2, 62/1, 53/1, 58, 63. maddeleri uyarınca 1 yıl 5 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün süresi içinde sanık tarafından temyiz edildiği Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından düzenlenen 22.06.2009 tarihli tebliğname ile sanık hakkında müşteki ...'ya yönelik “hırsızlık yapmaya teşebbüs” suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün “BOZULMASI”nın talep edildiği, Dairemizin 11.04.2013 gün ve 2009/15204 Esas, 2013/8257 Karar sayılı ilamı ile; Sanık ... yönünden müşteki ...'a yönelik “adet tahsis veya kullanımları gereği açıkta bırakılmış eşya hakkında hırsızlık” suçundan birinci maddesinde; yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre, suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; Sanığın müşteki ...'nın kamyonetine yönelik hırsızlığa kalkışma eyleminde, yakınanın anlatımına ve kolluk görevlileri tarafından düzenlenen 13.04.2007 tarihli suç yeri araştırma ve inceleme raporunda belirtilen tespitlere göre, yakınanın aracının kilitli kapısının açıldığı, kapılar üzerinde zorlama izlerinin bulunmadığı, kamyonetin kontak yuvasında bir adet anahtarın kırılarak sıkışmış olduğunun tespit edildiğinin anlaşılması karşısında, eylemin 5237 sayılı TCK'nın 142/2-d, 35. maddelerine uyduğu gözetilmeden, yazılı şekilde hüküm kurulması, karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre, sanık ...'ın temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, eleştiri dışında usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin, "ONANMASINA" karar verilmiştir. Sanık ... yönünden Müşteki ...'a yönelik "Adet tahsis veya kullanımları gereği açıkta bırakılmış eşya hakkında hırsızlık" suçundan 3.maddesinin 3.fıkrasında ise sanık ... hakkında müşteki ...'ya yönelik hırsızlık suçundan kurulan hükmün incelenmesinde; Sanık ...'ın tüm aşamalarda, müşteki ...'ya yönelik hırsızlığa teşebbüs suçunu işlemediğini savunduğu, sanık ...'ın suçu birlikte işledikleri iddiası dışında, sanık ...'ın savunmasının aksine mahkumiyete yeterli ve inandırıcı kesin kanıt elde edilemediği anlaşıldığından, sanığın beraatine karar verilmesi gerekirken mahkumiyetine karar verilmesi, nedeni ile kararın "BOZULMASINA" karar verilmiştir. Dairemizin adı geçen ilamına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 11.07.2013 gün ve KD-2013/221078 sayılı yazıları ile itiraz kanun yoluna başvurması üzerine; Dosya dairemize gönderilmekle okunarak gereği düşünüldü; T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A 5271 sayılı CMK.'nın 6352 sayılı Yasanın 99. maddesi ile değişik 308. maddesi gereğince yapılan incelemede; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 11.07.2003 gün ve KD-2013/221078 sayılı itiraz yazılarında özetle: “Yüksek Yargıtay 6. Ceza Dairesinin ilamında sanık ... hakkında, müşteki ...'a yönelik hırsızlık eylemi nedeni ile verilen ilamda çelişki bulunmaktadır. Sanık ... hakkında, müşteki ...'a yönelik olarak hırsızlığa teşebbüs eyleminden dolayı tek bir dava açılmış olmasına rağmen, sanık ... hakkında, müşteki ...'a yönelik eylemi nedeni ile aynı ilamda, yerel mahkemece verilen kararın hem onanması, hemde bozulmasına karar verilmiştir. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunun 232. maddesi " (6) Hüküm fıkrasında, 223 üncü maddeye göre verilen kararın ne olduğunun, uygulanan kanun maddelerinin, verilen ceza miktarının, kanun yollarına başvurma ve tazminat isteme olanağının bulunup bulunmadığının, başvuru olanağı varsa süresi ve merciinin tereddüde yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesi gerekir. Yüksek dairece maddi hatanın düzeltilmesi gerekmektedir. Bu durum karşısında Yüksek daire tarafından sanık ... hakkında, müşteki ...'a yönelik "hırsızlığa teşebbüs" eyleminden dolayı sanık hakkında açılan kamu davasında verilen karardaki maddi hatanın ve çelişkinin giderilerek, sanık hakkında müşteki ...'a yönelik eyleminden dolayı ilamdaki "onamaya" ilişkin kısmının kaldırılarak, sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğinden ilamdaki bozma kısmının kalması gerektiği düşünülmektedir. SONUÇ VE İSTEM : Yukarıda açıklanan nedenlerle, 1-Yüksek Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 11/04/2013 gün ve 2009/15204 Esas, 2013/8257 Karar sayılı sanık ... hakkında müşteki ...'ya yönelik hırsızlığa teşebbüs suçundan "ONANMASINA" ilişkin kararının kaldırılması, 2- Sanık ...'ın tüm aşamalarda, müşteki ...'ya yönelik hırsızlığa teşebbüs suçunu işlemediğini savunduğu, sanık ...'ın suçu birlikte işledikleri iddiası dışında, sanık ...'ın savunmasının aksine mahkumiyete yeterli ve inandırıcı kesin kanıt elde edilemediğinin anlaşılması, karşısında hükmün "BOZULMASINA" ilişkin kısmın kalmasına, karar verilmesi, İtirazımızın Yüksek Dairece yerinde görülmemesi halinde dosyanın Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmesi, İtirazen arz ve talep olunur.” denilmiştir. Dairemizin 11.04.2013 gün ve 2009/15204 Esas, 2013/8257 Karar sayılı ilamının (I) nolu bendinde “sanık ... hakkında katılanlar ..., ... ...'e yönelik hırsızlık ve yakınıcı ...ya yönelik hırsızlığa kalkışma suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesinde; Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre sanık ...'ın temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle eleştiri dışında usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin ONANMASINA, Aynı ilamın (III) numaralı paragrafın 3. bendinde ise “sanık ...'ın tüm aşamalarda, müşteki ...'ya yönelik hırsızlığa teşebbüs suçunu işlemediğini savunduğu, sanık ...'ın suçu birlikte işledikleri iddiası dışında sanık ...'ın savunmasının aksine mahkumiyete yeterli ve inandırıcı kesin kanıt elde edilemediği anlaşıldığından sanığın beraatine karar verilmesi gerekirken mahkumiyetine karar verilmesi bozmayı gerektirmiş” şeklinde hüküm verilmiş olup anılan Daire kararımızda sanık ...'ın müşteki ...'ya yönelik hırsızlık yapmaya teşebbüs suçundan maddi hata ve çelişki bulunduğu görülmekle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmıştır. Yukarıda izah olunduğu üzere; 1- Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının İTİRAZININ KABULÜNE, 2- Dairemizin 11.04.2013 gün ve 2009/15204 Esas, 2013/8257 Karar sayılı ilamının I) nolu bendinde “sanık ... hakkında, katılanlar ... ve ... ...'e yönelik hırsızlık ve yakınıcı ...'ya yönelik hırsızlığa kalkışma suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesinde” cümlesinin “sanık ... hakkında, katılanlar ... ve ... ...'e yönelik hırsızlık suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesinde” biçiminde DEĞİŞTİRİLMESİNE, Ve hükmün 3. parağrafı olan; “Sanığın müşteki ...'nın kamyonetine yönelik hırsızlığa kalkışma eyleminde, yakınanın anlatımına ve kolluk görevlileri tarafından düzenlenen 13.04.2007 tarihli suç yeri araştırma ve inceleme raporunda belirtilen tespitlere göre, yakınanın aracının kilitli kapısının açıldığı, kapılar üzerinde zorlama izlerinin bulunmadığı, kamyonetin kontak yuvasında bir adet anahtarın kırılarak sıkışmış olduğunun tespit edildiğinin anlaşılması karşısında, eylemin 5237 sayılı TCK'nın 142/2-d, 35. maddelerine uyduğu gözetilmeden, yazılı şekilde hüküm kurulması karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır” şeklindeki eleştiri cümlesinin de hükümden ÇIKARILMASINA, maddi hatanın bu şekilde DÜZELTİLMESİNE, ilamın diğer kısımlarının aynen KORUNMASINA, isteme uygun olarak, 24.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2013/25212, K. 2013/18422, T. 24.09.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-ceza-dairesi-2013-25212-e-2013-18422-k-cd4e430d76f2