Yargıtay · 6. Ceza Dairesi

Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2013/21852 E. 2013/25038 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Ceza Dairesi
Esas No
2013/21852
Karar No
2013/25038
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇLAR : Hırsızlık, Başkasına ait kimlik bilgilerini kullanma HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: I-) Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesinde: Sanığın, müşteki ...'a yönelik eyleminin eksik teşebbüs aşamasında kaldığı anlaşılıp kabul edilmesine karşın TCK'nın 523. maddesi ile uygulama yapılması, yine müştekiler ..., ..., ..., ... ve ...'e yönelik eylemlerde; sanık ve çalınan eşyanın uzun süren kolluk araştırmasından sonra gizlenmiş ve kamufle edilmiş bir ortamda yapılan aramada bulunması karşısında sanık eyleminin tamalandığı gibi rızai bir iadeninde söz konusu olmadığı gözetilmeyip, yazılı şekilde 765 sayılı TCK’nın 62. ve 523/1. maddelerinin uygulanması suretiyle sanık hakkında eksik cezaya hükmedilmesi, karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre, sanık ... savunmanının temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, eleştiri dışında usul ve yasaya uygun bulunan hükmün istem gibi ONANMASINA, II-)Sanık hakkında başkasına ait kimlik bilgilerini kullanma suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesine gelince: Sanığın yakalandığı gün kollukta kendisini gerçek kişi olan ... olarak beyan ettiği ve bu doğrultuda yargılama faaliyetinin sürdürüldüğünün anlaşılması karşısında, eylemin 765 sayılı Yasaya göre 343/2. maddesine göre, 5237 sayılı TCK'nın 268. maddesi delaletiyle 267/1.maddesine yazılı suçu oluşturduğunun kabulü ile yapılan incelemede; Sanığın eylemine uyan 765 sayılı TCK'nın 343/2, TCK'nın 102/4, 104/2. maddelerine göre, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCY'nın aynı suça uyan 267/1, 53, 66/1-e, 67/4.maddelerinin ayrı ayrı ve bir bütün olarak uygulanması sonucu, anılan Yasanın 7/2, 5252 sayılı Yasanın 9/3.maddeleri ışığında, zamanaşımı bakımından 765 sayılı Yasa hükümlerinin sanık yararına olması ve suçun işlendiği 06.06.2003 tarihinden inceleme tarihine kadar aynı Yasanın 102/4, 104/2. maddelerinde öngörülen 7 yıl 6 aylık sürenin geçmiş bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 10.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2013/21852, K. 2013/25038, T. 10.12.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-ceza-dairesi-2013-21852-e-2013-25038-k-8ebc02ee9f1f