Yargıtay · 6. Ceza Dairesi

Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2013/2105 E. 2013/10951 K. – Hırsızlık

Konu: Hırsızlık

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Ceza Dairesi
Esas No
2013/2105
Karar No
2013/10951
Karar Tarihi
Konu
Hırsızlık

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 26.12.2012 günlü kenar yazısı ile Daireye gönderilerek, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Gerekçeli karar başlığında; suç yerinin yazılmaması yerinde eklenmesi, katılanın “müşteki” olarak yazılması yerinde düzeltilmesi olanaklı kabul edilmiştir. I-Sanık ... hakkında kurulan hükmün temyiz incelemesinde; Kararın baro tarafından atanan ve sanığın haberdar olduğu savunmanın ve sanığın yokluğunda verildiği, kararın savunmana usulüne uygun şekilde tebliğ edildiği, savunmanının kararı temyiz etmediği, sanığın kararı süresinden sonra temyiz ettiği anlaşılmakla, yasal süre içinde temyiz başvurusunda bulunmayan sanık ...'nin bu konudaki isteminin 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 317.maddesi gereğince tebliğnameye aykırı olarak REDDİNE, II- Sanık ... hakkında kurulan hükmün temyiz incelemesinde; Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 26.12.2006 günü ve 2006/8-317 esas, 2006/319 sayılı kararı ile hükümden önce 5560 sayılı Yasa ile değişik 5271 sayılı CMK.nın 150/3. maddesindeki yeni düzenleme karşısında; karar oturumunda, sanığın zorunlu savunmanının yokluğunda karar verilemeyeceği yönündeki tebliğnamedeki bozma düşüncesi benimsenmemiş, Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre, suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. ./.. -2- Ancak; 1-) Sanığın sorgusunun görevsiz olan Sulh Ceza Mahkemesince yapıldığı, usulüne uygun olarak sanığın görevli mahkemece savunması alınmadan karar verilerek savunma hakkının kısıtlanması, 2-) 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca sanık yararına olan hükmün önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümlerinin olaya uygulanarak ortaya çıkacak sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı ve 5237 sayılı TCK'nın 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCK'nın 493/1. maddesinde yer alan suçun öğelerinin farklı olduğu; sanığın eylemine uyan 765 sayılı TCK'nın 493/1, 81. maddeleri; 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK'nın 142/1-b, 143, 53, 151/1, 53. maddelerine uyan hırsızlık ve mala zarar verme suçlarınıda oluşturacağı, (mala zarar verme suçu yönünden uzlaşma koşulları da değerlendirilerek) her iki Yasaya göre uygulanan Yasa maddeleriyle, verilmesi gereken sonuç cezalar ayrı ayrı tespit edilip, lehe olan yasanın buna göre belirlenmesi ile yetinilmesi gerekirken somut olaya 5237 sayılı Yasaya göre uygulanması öngörülen kanun maddelerinin soyut olarak ardı ardına yazılmak suretiyle denetime olanak vermeyecek şekilde hüküm kurulması, 3-) Uygulamaya göre de; 765 sayılı Yasa hükümleri lehe kabul edilip uygulama yapıldığına göre, sanığın adli sicil kaydında yazılı olan Antalya 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.10.2000 gün ve 2000/235-1045 sayılı hırsızlık suçundan verilen ilamının tekerrüre esas oluşturduğunun gözetilmemesi, 4-) Sanıklardan, neden oldukları yargılama giderlerinin ayrı ayrı alınması gerekirken, “müteselsilen” alınmasına karar verilmesi suretiyle 5271 sayılı CMK’nun 326/2. maddesine aykırı davranılması, Bozmayı gerektirmiş sanık ...'ın temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK.nun 326/son maddesinin gözetilmesine, 13.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. ...

Atıf: Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2013/2105, K. 2013/10951, T. 13.05.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-ceza-dairesi-2013-2105-e-2013-10951-k-6f4d91ce0bc6