Yargıtay · 6. Ceza Dairesi

Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2013/20508 E. 2013/25698 K. – Hırsızlık

Konu: Hırsızlık

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Ceza Dairesi
Esas No
2013/20508
Karar No
2013/25698
Karar Tarihi
Konu
Hırsızlık

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 27/05/2013 günlü kenar yazısı ile Dairemize gönderilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: I-Hükümlü ... hakkında kurulan hükümlerin incelenmesinde; Hükümlü ... hakkında kurulan Ilgın Asliye Ceza Mahkemesi'nin 20/04/2004 gün ve 2003/212 Esas 2004/73 Karar sayılı önceki hükmünün temyiz edilmeksizin kesinleştiğinin anlaşılması karşısında; Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18/09/2007 gün ve 2007/125-2007/186 sayılı kararında açıklandığı gibi, adı geçen hükümlü hakkındaki temyiz edilmeden kesinleşen ilk hüküm, ancak suç tarihinden sonra yürürlüğe giren yasalar yönünden uyarlama yargısının konusu olabilir ve genel yargı ile uyarlama yargısı birlikte yürütülemez. Hükümlü hakkındaki kararın kesinleşmesinden sonra, aynı dosyada sanık olan ..., ... ve ...'a ilişkin ilk hükmün, sanıklar ... ve ... ile ... savunmanı tarafından temyiz edilmesi ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca, 5320 sayılı Kanunun 8/2. maddesinin verdiği yetki çerçevesinde iadesi üzerine, hakkında hüküm kesinleşmiş olan ...'ın tekrar yargılanma sürecine dahil edilerek, 2. hükmün kurulduğu anlaşılmaktadır. Kurulan bu ikinci hüküm, hukukî değerden yoksun ve yok hükmünde olduğundan, hukuken varlık kazanmayan bir kararın temyiz davasına konu edilmesi de mümkün değildir. ...'ın 30.08.2007 tarihinde öldüğü nüfus kaydından anlaşılmakla ölüm nedeniyle mahallinde işlem yapılması olanaklı görüldüğünden, mahkemesine gönderilmesi için dosyanın incelenmeden Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE, II-Sanıklar ... ve ... hakkında yakınan ...'e karşı hırsızlık suçundan kurulan hükümlerin incelenmesinde; Sanıklara yüklenen ve 765 sayılı TCK.nın 492/1. maddesine uyan hırsızlık suçunun gerektirdiği cezanın türü ve üst sınırına göre, aynı Yasanın 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen 7 yıl 6 aylık genel dava zamanaşımının, suç tarihi olan 21/08/2003 tarihinden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ...savunmanlarının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK.nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanıklar hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, III-Sanıklar ... ve ... hakkında yakınan ...karşı hırsızlık, sanık ... hakkında yakınanlar ...ve ...'e karşı hırsızlık suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesinde; Sanık ... hakkında erteleme hükümleri değerlendirilirken, tekrar suç işlemeyeceği yönünde olumlu kanaat gelmediğinden bahisle talebinin reddedilmesine karar verildiği, aynı gerekçenin hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin suç tarihi itibari ile uygulama alanı bulan 5395 sayılı Kanunun 23/2-b maddesi uyarınca da aranan şartlardan olduğunun anlaşılması karşısında; adı geçen sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin hükümlerin uygulama olanağı bulunmadığı anlaşılmakla yapılan incelemede; 5237 sayılı TCK’nın 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile, 765 sayılı TCK’nın 493/1. maddesinde yer alan suçun öğelerinin farklı olduğu, şikayetçi olmayan yakınan ...'e karşı işlenen hırsızlık suçunun, yakınanın işyerinin camı ve işyeri içerisindeki sağlam ve muhkem çekmece kırılarak işlenmiş olması nedeniyle; sanık ...'ın eyleminin 5237 sayılı Yasanın 142/1-b, 143, 31/3. maddelerinde belirtilen hırsızlık suçunun yanı sıra işyeri dokunulmazlığının ihlal suçunu da oluşturduğu gözetilmeden bu konuda değerlendirme yapılmamasıkarşı temyiz olmadığından, 765 sayılı TCK uyarınca karşılaştırmanın anılan Yasanın 493/1. maddesi yerine 492/1. maddesine göre yapılması, sonuca etkili olmadığından, bozma nedeni yapılmamıştır. Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre, yakınan ...'e karşı hırsızlık suçunun sanık ... tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1-) Oluşa ve tüm dosya kapsamına göre, sanık ...'ın yüklenen suçu işlediğine dair sanık ...'ın suç atması haricinde cezalandırılmasına yeter derecede, her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil elde edilemediğinden, beraatı yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi, 2-) Sanık ...'ın soruşturma sırasında yakalandığında yakınanın işyerinden aldığı cep telefonlarından bir tanesini ablasına verdiğini beyan ederek yakınana iadesini sağladığının anlaşılması karşısında; yakınana kısmi iadeye onay verip vermediği sorularak, sonucuna göre 5237 sayılı TCK'nın 168/1-4.maddesinde tanımlanan etkin pişmanlık hükmünün uygulama olanağının tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi, 3-) Sanık ...'ın hükümden sonra 08.09.2009 tarihinde öldüğünün UYAP sisteminden alınan sanığa ait nüfus kaydından anlaşılması karşısında; 5237 sayılı TCK'nın 64/1. maddesi gereğince değerlendirme yapılması zorunluluğu, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ..., ... ve ... savunmanlarının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sanıklar ... ve ... için esastan incelenen, sanık ... için diğer yönleri incelenmeyen hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 16.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2013/20508, K. 2013/25698, T. 16.12.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-ceza-dairesi-2013-20508-e-2013-25698-k-d16bd3214ca4