Yargıtay · 6. Ceza Dairesi

Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2013/18274 E. 2013/19147 K. – Hırsızlık

Konu: Hırsızlık

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Ceza Dairesi
Esas No
2013/18274
Karar No
2013/19147
Karar Tarihi
Konu
Hırsızlık

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 15.5.2013 tarihli kenar yazısı ile Dairemize gönderilerek başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Sanığın önceden kasıtlı suçtan hükümlülüğünün bulunması nedeniyle, 5271 sayılı CMK’nun 231. maddesindeki hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanma olanağının bulunmadığı anlaşılmakla yapılan incelemede; Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre, suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1-) Gerekçeli kararda iddia ve savunmada ileri sürülen görüşler ile Cumhuriyet Savcısının esas hakkında görüşüne yer verilmemesi suretiyle 5271 sayılı CMK’nun 230/1-a maddesine aykırı davranılması, 2-)5252 sayılı Yasanın 9/3 maddesi uyarınca, sanık yararına olan hüküm önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağından, 765 sayılı Yasaya göre hırsızlık suçunu; 5237 sayılı Yasaya göre hırsızlık, işyeri dokunulmazlığını bozma ve mala zarar verme suçlarını oluşturan eylemi nedeniyle uygulama yapılıp, her iki Yasaya göre uygulanan Yasa maddeleriyle, verilmesi gereken cezalar denetime olanak sağlayacak şekilde ayrı, ayrı tespit edilip, sonuç cezalar karşılaştırılarak lehe olan yasa belirlenerek uygulama yapılması gerekirken, yazılı biçimde hüküm kurulması, 3-) Sanığın, asma kilidini kırmak suretiyle yakınana ait işyerine girmeye çalıştığının anlaşılması karşısında; hırsızlık suçunun anahtarla ya da diğer bir aleti anahtar gibi kullanarak kilit açmak suretiyle gerçekleştirildiğine ilişkin kanıtların nelerden ibaret olduğu karar yerinde açıklanıp tartışılmadan, hakkında 5237 sayılı TCK’nun 142/1-b maddesi yerine, aynı Yasanın 142/2-d maddesi ile hüküm kurulması, 4-) Sanığın eylemine uyan 765 sayılı TCK’nun 493/1, 61/1 ve 81/2. maddelerine göre, 5237 sayılı TCK'nun aynı suça uyan 142/1-b, 143/1, 35, 53; 116/2-4, 53; 151/1, 53. maddelerinin ayrı ayrı ve bir bütün olarak uygulanması sonucunda, işyeri dokunulmazlığını bozma ve mala zarar verme suçları için 5271 sayılı CMK'nun 5560 sayılı Yasa ile değişik 253 ve 254. maddelerinde öngörülen “uzlaşma” hükümleri uygulanması durumunda 5237 sayılı TCK'nın; uygulanmadığı takdirde lehe olan yasanın uygulamaya göre belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi, 5-) Kabul ve uygulamaya göre de; Kasten işlemiş olduğu suçtan hapis cezasına mahkumiyetin yasal sonucu olarak sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesi uyarınca uygulama yapılması gerektiğinin düşünülmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 08.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2013/18274, K. 2013/19147, T. 08.10.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-ceza-dairesi-2013-18274-e-2013-19147-k-d738154fc9c6