Yargıtay · 6. Ceza Dairesi

Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2013/11483 E. 2013/21295 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Ceza Dairesi
Esas No
2013/11483
Karar No
2013/21295
Karar Tarihi

Nitelikli hırsızlık suçundan suça sürüklenen çocuk ...'un, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/1-b, 143/1, 31/2 ve 62/1. maddeleri uyarınca 11 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair, Kayseri Çocuk Mahkemesinin 10/06/2009 tarihli ve 2008/141 esas, 2009/506 sayılı kararının kesinleşmesini müteakip, sanığın deneme süresi içerisinde yeniden suç işlediğinden bahisle 5271 sayılı Kanun'un 231/11. maddesi uyarınca sanık hakkında verilen hükmün açıklanmasına, sanığın 5237 sayılı Kanun'un 142/1-b, 143, 31/2, 62/1-son maddeleri uyarınca 11 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 51/1. maddesi uyarınca cezasının ertelenmesine ilişkin aynı Mahkemenin 15/11/2011 tarihli ve 2008/141 esas, 2009/506 sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 04/03/2013 gün ve 2013/3624/15218 sayılı kanun yararına bozma istemine dayalı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 26/03/2013 gün ve KYB/2013/91129 sayılı ihbar yazısı ile infaz dosyası 02/04/2013 tarihinde Dairemize gönderilmekle incelendi: Anılan Yazıda; (Dosya kapsamına göre, 1-Kayseri Çocuk Mahkemesince duruşma açılarak sanığın yokluğunda hüküm kurulmuş ise de, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/11. fıkrasında yer alan "Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranması halinde, mahkeme hükmü açıklar. Ancak mahkeme, kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getiremeyen sanığın durumunu değerlendirerek; cezanın yarısına kadar belirleyeceği bir kısmının infaz edilmemesine ya da koşullarının varlığı halinde hükümdeki hapis cezasının ertelenmesine veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine karar vererek yeni bir mahkûmiyet hükmü kurabilir." şeklindeki düzenleme nazara alındığında, mahkemece sanığın celp edilmesi, varsa diyecekleri sorulup, anılan fıkra uyarınca değerlendirme yapıldıktan sonra hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, savunma hakkını kısıtlayacak biçimde, sanığın savunması alınmaksızın yazılı şekilde karar verilmesinde, 2-5237 sayılı Kanun'un 50/3. maddesi gereğince daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olmak koşuluyla, fiili işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış bulunanların mahkûm edildiği 1 yıl veya daha az süreli hapis cezasının, aynı maddenin 1. fıkrasında yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesi zorunlu olduğu gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesinde, 3-Sanığın denetim süresi içerisinde yeniden suç işlemesi karşısında, 5271 sayılı Kanun'un 231/11. maddesi gereğince cezasının ertelenmesine karar verilemeyeceğinin gözetilmemesinde, isabet görülmemiş olduğundan bahisle 5271 sayılı CMK’nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması) Dairemizden istenilmiştir. TÜ R K M İ L L E T İ A D I N A Kanun yararına bozma istemine dayanan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbar yazısı ve incelenen dosya içeriğine göre; I- Kanun yararına bozma istemine konu 1 ve 3 numaralı talepler yönünden yapılan incelenmede; Denetim süresi içerisinde yeniden kasıtlı suç işleyen sanık yönünden yapılan ihbar sonucunda CMK‘nun 23/5. maddesi gereğince açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanması amacıyla yapılacak duruşmaya katılması için sanığın adresine meşruhatlı davetiye çıkarılmasına rağmen yapılan duruşmaya gelmediği, ancak müdafiinin duruşmada hazır bulunduğu ve mahkemece açıklanan 11 ay 20 günlük hapis cezasının TCK’nun 51. maddesi uyarınca ertelenmesine ve sanığın bir yükümlülük altına sokulmadan ertelenen ceza yönünden 1 yıl denetim süresine hükmedildiğinin anlaşılması ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 05.05.2009 gün, 2009/7-74 , 2009/119 sayılı kararında da belirtildiği gibi; 5271 sayılı CYY’nın 309 ve 310. maddelerinde düzenlenmiş bulunan ve olağan üstü bir yasa yolu olan, yasa yararına bozma kurumu hakim veya mahkemece verilip istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümlerde, maddi hukuka veya yargılama hukukuna ilişkin hukuka aykırılıkların giderilmesini sağlayan ayrıksı bir yasa yoludur. Bu nedenle dar kapsamlı olup, her türlü hukuka aykırılığın öne sürülüp incelenmesine elverişli bir denetim yolu değildir. Bu özelliği nedeniyle, hakimin takdirini yanlış kullanmasına ilişkin konulardaki hukuka aykırılıklar ile kanıtların takdir ve değerlendirilmesinde hataya düşüldüğünden söz edilerek bu yola başvurulamaz. Yukarıda belirtilen nedenlerle (1) ve (3) numaralı bozma istemi yönünden kanun yararına bozma isteminin REDDİNE, II- Kanun yararına bozma istemine konu 2 numaralı talep yönünden yapılan incelenmeye gelince; Kanun yararına bozma istemine dayanan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbar yazısı, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görüldüğünden kabulü ile Kayseri Çocuk Mahkemesinin 15.11.2011 gün ve 2008/141-2009/506 sayılı kararının 5271 sayılı CMK.nun 309. maddesi gereğince BOZULMASINA, aynı yasanın 309/4-d maddesi uyarınca sanık hakkında hükmolunan 11 ay 20 gün hapis cezasının, TCK'nun 50/1-a maddesi uyarınca günlüğü 20 TL'den 7500 TL adli para cezasına çevrilmesine, karardaki diğer yönlerin saklı tutulmasına, 30/10/2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2013/11483, K. 2013/21295, T. 30.10.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-ceza-dairesi-2013-11483-e-2013-21295-k-dbec425337df