Yargıtay · 6. Ceza Dairesi

Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2012/5051 E. 2014/14876 K. – Hırsızlık, Mala

Konu: Hırsızlık, Mala Zarar Verme, Konut Dokunulmazlığını İhlal

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Ceza Dairesi
Esas No
2012/5051
Karar No
2014/14876
Karar Tarihi
Konu
Hırsızlık, Mala Zarar Verme, Konut Dokunulmazlığını İhlal

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık, mala zarar verme, konut dokunulmazlığını ihlal HÜKÜM : Mahkumiyet

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:

I- Sanık hakkında hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesinde;

Sanığın, kararı temyiz etmeyen sanık ... ile birlikte atılı suçları fikir ve eylem birliği içerisinde işlediğinin anlaşılması karşısında, TCK’nın 37/1. maddesinin yanı sıra koşulları oluşmadığı halde 38/1. maddesi ile de uygulama yapıldığının belirtilmesi, yerinde düzeltilmesi olanaklı hata olarak kabul edilmiştir.

Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçların sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

Ancak;

1) Sanığın, TCK’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına karar verilmesi gerekirken yazılı biçimde uygulama yapılması,

2) Suçu birlikte işleyen sanıklardan neden oldukları yargılama giderlerinin “ayrı ayrı” yerine, “eşit olarak” alınmasına hükmedilmesi suretiyle 5271 sayılı CMK’nın 326/2. maddesine aykırı davranılması,

Bozmayı gerektirmiş, sanık ...'ın temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedenleri yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK'nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından TCY’nın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölüm çıkartılarak yerine, “sanığın, TCY’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, 3. fıkrası uyarınca da kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına” ve yargılama giderlerine ilişkin kısım çıkartılarak yerine "yargılama giderinin her bir sanığın sebebiyet tutar kadar ayrı ayrı alınmasına" cümlesinin yazılması suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

II- Sanık hakkında konut dokunulmazlığını ihlal suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;

Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçların sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

Ancak;

1) Kararın gerekçesinde sanığın, konut dokunulmazlığını ihlal suçunu birden fazla kişi ile birlikte işlediği kabul edilerek hakkında 5237 sayılı TCK’nın 119/1-c maddesi ile uygulama yapıldığı belirtilmesine karşın, hüküm fıkrasında anılan madde ile uygulama yapılmayarak hükmün karıştırılması,

2) Sanığın, kararı temyiz etmeyen sanık ... ile birlikte atılı suçları fikir ve eylem birliği içerisinde işlediğinin anlaşılması karşısında, hakkında TCK’nın 37/1. maddesinin yanı sıra koşulları oluşmadığı halde 38/1. maddesinin de uygulanması, 3) Sanığın, TCK’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına karar verilmesi gerekirken yazılı biçimde uygulama yapılması,

4) Suçu birlikte işleyen sanıklardan neden oldukları yargılama giderlerinin “ayrı ayrı” yerine, “eşit olarak” alınmasına hükmedilmesi suretiyle 5271 sayılı CMK’nın 326/2. maddesine aykırı davranılması,

Bozmayı gerektirmiş, sanık ...’ın temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme uygun olarak BOZULMASINA, 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesi uyarınca ceza süresi bakımından kazanılmış hakkın korunmasına, 01.07.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2012/5051, K. 2014/14876, T. 01.07.2014, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-ceza-dairesi-2012-5051-e-2014-14876-k-d61bb769460f