Yargıtay · 6. Ceza Dairesi

Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2012/3859 E. 2013/3862 K. – Hırsızlık

Konu: Hırsızlık

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Ceza Dairesi
Esas No
2012/3859
Karar No
2013/3862
Karar Tarihi
Konu
Hırsızlık

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Temyiz isteminin reddine Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Zorunlu müdafiliğe ilişkin CMK'nın 150. maddesinin uygulanması ile ilgili olarak ayrıntıları Ceza Genel Kurulu'nun 18.03.2008 tarih 2008/9-7-56, 21.12.2010 tarih 2010/11-251-267 ve 20.03.2012 gün 2011/6-235-2012/110 Esas ve Karar sayılı kararlarında açıklandığı üzere, "Kendisine zorunlu savunman atandığından sanıkların haberdar edilmediği durumlarda, zorunlu savunmana yapılan tefhim veya tebliğin kendisine bağlanan hukuki sonuçları doğurmayacağı; bu durumda hükmün sanıklara da tebliğ edilmesi ve sanıklar tarafından temyiz dilekçesi verilmesi hâlinde, isteminin kabul edilmesi gerektiği, 5271 sayılı CMK’nın 232/6. maddesi hükmüne göre ise, hüküm fıkrasında, 223. maddeye göre verilen kararın kanun yollarına başvurma olanağı bulunup bulunmadığı, başvuru olanağı varsa süresi ve merciinin tereddüde yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesi gerektiğinin belirtilmesi karşısında; İncelenen dosya kapsamına göre; mahkemenin talebi üzerine sanıklara baro tarafından Avukat ...’nin savunman olarak tayin edildiği, sanıklar ile savunmanın hiçbir araya gelmedikleri gibi sanıkların kendilerine tayin edilen avukattan da haberdar olmadıkları, yargılamanın sanıkların yokluğunda sürdürülüp sanıklar ve savunmanlarının hazır olmadığı 29/11/2007 tarihli duruşmada nihai kararın verildiği, kararın sanıklar savunmanı Avukat ...’ye 06.02.2008 tarihinde tebliğ edilerek adı geçen avukat tarafından temyiz edilmemesi üzerine kesinleştirilerek infaz için Cumhuriyet Savcılığına gönderildiği anlaşılmaktadır. Sanıkların kararı haricen öğrenerek, sanık ...’ın 30/10/2008 ve 12.11.2008; sanık ...’ın ise 17.11.2008 tarihli dilekçeler ile temyiz talebinde bulundukları, mahkemece 16.12.2008 tarihli ek karar ile sanıkların temyiz talebinin süre yönünden reddine karar verildiği, ancak ek kararda sanıkların karara karşı başvurabilecekleri yasa yolu, yöntemi ve süresinin belirtilmediği, ek kararın sanık ...’a 20.1.2009 tarihinde Cezaevi İdaresi tarafından tebliğ olunduğu, sanık tarafından süresinden sonra 29.1.2009 tarihinde temyiz edildiği, yine aynı tarihli ek kararın sanık ...’a 15.1.2009 tarihinde Cezaevi İdaresi aracılığıyla tebliğ olunup süresi içerisinde sanık tarafından temyiz edildiği anlaşılmaktadır. Yukarıda yapılan açıklamalar ışığında, her iki sanık hakkında birinci pragrafta belirtilen gerekçeler uyarınca temyiz istemlerinin süresinde olduğu kabul edilip, İstanbul 32. Asliye Ceza Mahkemesinin 16/12/2008 tarihli temyiz isteminin reddine dair ek kararının KALDIRILMASINA, 29/11/2007 gün ve 2002/721-2007/1131 sayılı hükme yönelik sanıkların temyiz istemlerine ilişkin esas hakkında görüş bildiren ek tebliğname düzenlendikten sonra dosyanın incelenmek üzere Dairemize gönderilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE, 05/03/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2012/3859, K. 2013/3862, T. 05.03.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-ceza-dairesi-2012-3859-e-2013-3862-k-02c6602e8c7b