Yargıtay · 6. Ceza Dairesi

Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2012/21226 E. 2013/13838 K. – Hırsızlık, Suç

Konu: Hırsızlık, Suç Eşyasını Bilerek Kabul Etmek

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Ceza Dairesi
Esas No
2012/21226
Karar No
2013/13838
Karar Tarihi
Konu
Hırsızlık, Suç Eşyasını Bilerek Kabul Etmek

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık, suç eşyasını bilerek kabul etmek HÜKÜM : Mahkumiyet

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:

İddianame kapsamına göre, sanık ... hakkında yakınan ...'a karşı hırsızlık suçundan zamanaşımı içinde karar verilmesi olanaklı görülmüştür.

I- Sanıklar ...'un yakınanlar ..., ... ve ...'e yönelik, sanık ...'ın yakınanlar ... ve ...'e yönelik hırsızlık suçlarından kurulan hükümlerin incelemesinde;

Sanık ...'un adli sicil kaydında yer alan mahkumiyet kararlarının kesinleşme ve infaz tarihlerini gösterir örnekleri denetime olanak verecek şekilde getirtilip sonucuna göre sanık hakkında TCY'nın 58.maddesi uyarınca değerlendirme yapılmaması karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.

Ancak;

Mahkemece 5271 sayılı Yasa’nın 150/3. maddesi uyarınca, sanıkların savunmasını yapmak üzere zorunlu savunmanın görevlendirilmesi nedeniyle, savunmana ödenen avukatlık ücretinin, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6/3-c maddesindeki düzenlemeye açıkça aykırı olarak, sanığa yargılama gideri olarak yükletilmesine karar verilmesi,

Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının, sanıklar ... ve ...'un temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından “soruşturma ve kovuşturma müdafii ücreti 383 TL'nin sanık ...'den tahsiline” ve “soruşturma ve kovuşturma müdafii ücreti 518 TL'nin sanık ...'dan tahsiline” ilişkin bölümlerin çıkartılması suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

II-Sanık ...'ın yakınan ...'a yönelik, sanıklar ... ve ...'ın yakınan ...'a yönelik, sanık ...'in yakınanlar ..., ... ve ...'ına yönelik eylemlerinden kurulan hükümlerin incelemesine gelince;

Sanık ...'ın, aracının satışı ile ilgili internet üzerinden ilan veren yakınan ... ile irtibata geçerek buluştuğu, yakınanın araca binen sanığın belindeki silahı gördüğü, sanığın da iki tane tırı olduğu için boş gezmediğini söylediği, sanığın aracı oğluna da göstermek istediğini söyleyerek evi olduğunu söylediği bir binanın oraya geldikleri ve binanın aşağısında bulunan bir pide salonunda sanığın oğlunu beklemeye başladıkları, bu sırada çalan işyeri telefonu ile sanığın konuştuğu ve yakınana oğlunun görüşmek istediğini söyleyerek telefonu verdiği, yakınan telefonu aldığında sanığın da yakınanın sağ eline sertçe vurarak arabanın anahtarının yere düşmesini sağladıktan sonra yerden alıp kapıya doğru yönelirken kendisine seslenen yakınana alçak bir sesle “peşimden gelme vururum” dediği ve olay yerinden yakınanın aracıyla ayrıldığının anlaşılması karşısında; sübutu halinde sanığın eyleminin yağma suçunu oluşturup oluşturmadığına ilişkin kanıtları takdir ve tartışma görevinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken duruşmaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,

Yakınan ...'un aracını satın almak için irtibata geçerek buluşan sanık ...'in yakınanın aracı ile giderken tıp merkezinden kardeşini de alacağını söyleyerek aracın durmasını sağladığı, yakınanın araç çalışır vaziyette iken araçtan inmesinden sonra sanığın aracı deneme bahanesiyle alıp götürdüğünün anlaşılması karşısında; sanıkların eyleminin, 5237 sayılı TCK’nın 141/1. maddesinde tanımlanan hırsızlık suçunu oluşturduğu gözetilmeden, aynı Yasanın 142/2-d maddesi ile hüküm kurulması,

Sanık ... ve ...'un iletişiminin dinlenmesi sırasında opel marka bir aracın çalınması konusunda konuştukları, sanık ...'in sanık ...'a İzmir'de bulunan opel marka aracın aradıklarına bire bir uyduğunu söylediği, sanık ...'in, yakınan ...'ın aracını çalan ...'den aldıktan sonra aracı sanık ...'a teslim ettiğinin telefon görüşmelerinden tespit edildiğinin, yakınanlar ... ve ...'in aracının ise yine sanık ... tarafından çalındığı ve Hüseyin tarafından sanık ...'e teslim edildiğinin sanık ...'in kolluk ifadesinden anlaşıldığı, sanık ...'ın, yakınanlar ... ve ...'in aracını yanında çalıştığı ...'nın vekaletle kendi ismine aldığı, kendisinin suça konu aracın çalıntı olduğunu bilmediği, aracı dahi görmediği yönündeki savunmasına itibar edilemeyeceğinin anlaşılması karşısında; sanığın eylemlerinin hırsızlık suçunu oluşturduğu gözetilmeden, aynı Yasanın 165/1. maddesi ile hüküm kurulması,

Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının, sanıklar ... ve ...'in temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nun 326/son maddesinin gözetilmesine, 10.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2012/21226, K. 2013/13838, T. 10.06.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-ceza-dairesi-2012-21226-e-2013-13838-k-c7db55cfaea3