Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2012/16905 E. 2012/19409 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2012/16905
- Karar No
- 2012/19409
- Karar Tarihi
Hırsızlık suçundan sanık ... hakkında yapılan duruşma sonunda; ceza verilmesine yer olmadığına ilişkin SARUHANLI Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 09.10.2007 tarihli hükmün yakınan ...'ın temyizi üzerine Dairemizin 24.01.2012 gün ve 2008/6644 esas, 2012/784 karar sayılı ilamı ile bozma yolundaki kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 2008/23608 sayılı yazısı ile itiraz (karar düzeltme) isteminde bulunulması üzerine dosya 17.09.2012 tarihinde Daireye gönderilmekle okunarak gereği görüşülüp düşünüldü: T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A Sanığın amcası olan yakınan ...'ın, 45 ... 5060 plakalı aracın tescil sahibi olduğu, olay tarihinden iki yıl kadar önce söz konusu aracı kayıt dışı ve sözleşme yapmaksızın kardeşi ...'a sattığı, suç tarihinde saat 10.00 sıralarında, sanığın babası ...'ın zilyetliğinde bulunan park halindeki aracı, haksız yere ele geçirdiği anahtarı kullanarak çaldığı, yakınan ...'ın kendisini şikayet ettiğini öğrenince, aynı gün saat 23.00 sıralarında aracı kolluk birimine getirerek teslim ettiği ve aracın yakınan ...'a iade edildiği olayda; yakınanın 09.10.2007 tarihli oturumda, sanıktan şikayetçi olduğunu beyan ederek davaya katılma talebinde bulunduğu, mahkeme aynı tarihli oturumdaki ara kararında "yakınanın suça konu aracı olay tarihinden önce sattığını beyan etmiş olması nedeniyle" katılma talebini reddettiği, 09.10.2007 tarihli oturumda "5237 sayılı Yasanın 167/1-b-son maddesinde bulunan şahsi cezasızlık nedeniyle, CMK'nın 223/4-b maddesi uyarınca sanık hakkında ceza verilmesine yer olmadığına" karar verdiği anlaşılmıştır. Yakınan ... hükmü gerekçesiz temyiz etmiştir. 03.03.2008 gün 2008/23608 nolu tebliğname ise onama istemlidir. Dairemiz 24.01.2012 gün 2008/6644-2012/784 sayılı kararında "CMK'nın 237 ve 238. maddeleri uyarınca, suçtan zarar görme ihtimali bulunan yakınan ...'ın katılma talebinin kabulüne karar verilmesi gerekirken, katılma talebinin reddi ile yargılamaya devam edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması" nedeniyle diğer yönleri incelenmeyen hükmün bozulmasına denilmiştir. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı ise; şikayetçinin davaya katılma hakkı olduğunu belirleyen Özel Dairenin temyiz sürecinde katılma kararı vermesi gerektiği düşüncesiyle, bozma kararının kaldırılarak hükmün esastan incelenmesi için Dairesine gönderilmesi amacıyla itiraz kanun yoluna gitmiştir. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 19.06.2012 gün, 2012/2-638 esas ve 2012/38 sayılı kararı ışığında, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazının kabulü gerektiği görüşüne varılmakla; 1-) Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının İtirazının KABULÜNE, 2-) Dairemizin 24.01.2012 gün 2008/6644-2012/78 sayılı sayılı Bozma kararın kaldırılmasına, Suçtan zarar görme ihtimali bulunan yakınanın katılma talebinin reddine ilişkin 09.10.2007 tarihli ara kararının kaldırılarak, CMK'nın 237/2. maddesine göre ...'ın katılma talebinin kabulü ile yapılan incelemede; UYAP sisteminden alınan sanığa ait nüfus kaydına göre, sanığın 28.12.2009 tarihinde öldüğünün anlaşılması, Bozmayı gerektirmiş, katılan ...'ın temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılık Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK'nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının 5237 sayılı TCK.nın 64/1. Maddesi uyarınca DÜŞMESİNE, 06.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.