Yargıtay · 6. Ceza Dairesi

Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2011/9474 E. 2013/23312 K. – Hırsızlık

Konu: Hırsızlık

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Ceza Dairesi
Esas No
2011/9474
Karar No
2013/23312
Karar Tarihi
Konu
Hırsızlık

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: I-Hükümlü hakkında yakınan ...'a yönelik eylemleri nedeniyle kurulan hükmün temyiz incelenmesinde, Denetime imkan sağlanması bakımından, yakınan karşı eylemden ötürü alt ve üst sınır üzerinden kurulacak hükümde ceza süresi saptanmadan yazılı biçimde hüküm kurulmuş ise de, 5237 sayılı yasaya göre belirlenecek ceza açıkça hükümlü aleyhine olduğu anlaşılmakla yapılan incelemede; Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre, hükümlü ...'ın temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, usul ve yasaya uygun bulunan hükmün tebliğnameye aykırı olarak ONANMASINA, II-Hükümlü hakkında yakınanlar ..., ... ve ...'e yönelik eylemleri nedeniyle kurulan hükmün temyiz incelenmesine gelince, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 98 ve 101/1. maddeleriyle 5252 sayılı Türk Ceza Kanunun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9/1. maddeleri uyarınca kural; lehe yasanın belirlenmesi ve uyarlanmasına ilişkin kararların dosya üzerinden verilebilmesidir. Ancak; a)-Önceki yasaya göre sonraki yasa suçun öğelerinde değişiklik yapmışsa, b)-Önceki yasanın türü veya süresi bakımından erteleme dışında bıraktığı ceza, yeni yasa tarafından erteleme kapsamına alınmışsa, c)-Önceki yasaya göre temel ceza alt sınırdan belirlenmişken, yeni yasa uyarlanırken alt sınırın üzerinde ceza saptanması konusunda veya alt ve üst sınırlar konulmuş artırıcı ya da eksiltici bir hükmün uygulanmasında bir oranın belirlenmesi için mahkemece takdir hakkının kullanılması, böylece bireyselleştirme yapılması zorunluysa, duruşma açılmak suretiyle tüm bunların neden ve gerekçeleri de gösterilerek hüküm kurulması gerekir. İnceleme konusu karara gelince; Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 1- Denetime imkan sağlanması bakımından, her bir yakınana karşı eylemden ötürü ayrı ayrı uygulama yapılarak alt ve üst sınır üzerinden kurulacak hükümde ceza süresi saptanmadan yazılı biçimde hüküm kurulması, 2-5237 sayılı TCK’nın 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCK’nın 493/1.maddesinde yer alan suçun ögelerinin farklı olduğu; geceleyin iş yerinden sağlam ve muhkem asma kilidi bulunan asma kilitler kırılarak gerçekleştirilen eylemin,her bir yakınana karşı hırsızlığın yanı sıra, 5237 sayılı TCK’nın 116/2-4 maddesine uyan iş yeri dokunulmazlığını bozmak ve aynı Yasanın 151/1.maddesine uyan mala zarar vermek suçlarını da oluşturduğu halde bu suçlarla ilgili bir uygulama yapılmaması, 3-Yürütülen soruşturma neticesi yakalanan hükümlü ...'ın yakınanlardan ... ve ...'dan hırsızladıkları eşyalardan bir kısmını sattığı beraat eden sanıklar ... ile ...'ın yerini göstererek kısmen iadeyi sağladığının anlaşılması karşısında, 5237 sayılı Yasanın 168/1.maddesinin uygulanma olanağının araştırılıp sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, 4-Geceleyin işyeri dokunulmazlığını bozmak suçu yönünden 19.12.2006 tarihinde yürürlüğe giren 5560 sayılı Yasa ile yapılan değişiklik sonrası 5271 sayılı CMK’nın 253 ve 254.maddeleri gereğince; Mala zarar vermek suçu yönünden ise; 19.12.2006 tarihinde yürürlüğe giren 5560 sayılı Yasa ile 5271 sayılı CMK’nın 253 ve 254.maddelerinde yapılan değişiklikten önceki durumlarına göre; Değerlendirme yapılması gerektiğinin gözetilmesi zorunluluğu, 5-a) Hükümlünün yakınan ...'e karşı eylemine uyan 765 sayılı TCK’nın 493/1, 522 (normal değer) maddelerine göre,01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK’nın aynı suça uyan 142/1-b, 143/1, 53, 116/2-4, 53, 151/1, 53. maddeleri (işyeri dokunulmazlığını bozma ve mala zarar verme suçları yönünden uzlaşma koşulları) değerlendirilip, b)Hükümlünün yakınan ...'a karşı eylemine uyan 765 sayılı TCK’nın 493/1, 522 (pek hafif) maddelerine göre, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK’nın aynı suça uyan 142/1-b, 143/1, 168/1.( uygulama koşullarının bulunması halinde) 53, 116/2-4, 53, 151/1, 53. maddeleri (işyeri dokunulmazlığını bozma ve mala zarar verme suçları yönünden uzlaşma koşulları) değerlendirilip, )Hükümlünün yakınan ...'e karşı eylemine uyan 765 sayılı TCK’nın 493/1, 522 (pek fahiş) maddelerine göre,01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK’nın aynı suça uyan 142/1-b, 143/1, 168/1( uygulama koşullarının bulunması halinde), 53, 116/2-4, 53, 151/1, 53. maddeleri (işyeri dokunulmazlığını bozma ve mala zarar verme suçları yönünden uzlaşma koşulları) değerlendirilip, Tüm suçlardan öngörülen cezaların türü, alt ve üst sınırları bakımından,anılan Yasanın 7/2, 5252 sayılı Yasanın 9/3.maddeleri ışığında lehe yasanın uygulama sırasında belirlenmesinde zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş, hükümlü ...'ın temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan,hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, infaz aşamasında verilen uyarlama kararlarının hükümlü yararına kazanılmış hak oluşturmayacağının gözetilmesine, 20.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2011/9474, K. 2013/23312, T. 20.11.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-ceza-dairesi-2011-9474-e-2013-23312-k-da276634e200