Yargıtay · 6. Ceza Dairesi

Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2011/8496 E. 2013/23897 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Ceza Dairesi
Esas No
2011/8496
Karar No
2013/23897
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇLAR : Hırsızlık, İşyeri dokunulmazlığını bozma HÜKÜM : Mahkumiyet TEMYİZ EDENLER : Sanıklar Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: I-Sanıklar hakkında işyeri dokunulmazlığını bozma suçundan kurulan hükümlerin incelenmesinde; Hükmolunan cezaların türü ve miktarına göre, 1412 sayılı CMUK’nın 5219 sayılı Yasa ile değişik 305/1.maddesi gereğince hükümlerin temyizi olanaklı bulunmadığından, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddesi uyarınca sanıklar ... ve ...'ın temyiz istemlerinin tebliğnameye aykırı olarak REDDİNE, II-Sanıklar hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümlerin incelenmesinde; Yakınanın işyerindeki demir malzemeleri at arabasına yükleyen sanıkların tanığı görmeleri üzerine at arabası ile kaçmaya başladıkları, tanığın sanıkları takip ettiği ancak yakalayamaması nedeniyle polise haber verdiği, polis tarafından sanıkların yakalandığı ve yakalandıklarında da at arabasındaki demir malzemelerden bir kısmının ele geçtiğinin anlaşılması karşısında; tebliğnamedeki bozma düşüncesi benimsenmemiştir. Sanık ...'ın Sincan Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2002/489 Esas 2003/634 Karar sayılı tekerrüre esas hükümlülüğü bulunduğu halde sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 58 maddesinin uygulanmaması, karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1-)Erteleme ceza sistemlerini tamamlayan bir kurum olup, iyi halle denetim süresinde ceza infaz edilmiş sayıldığından erteleme cezaların infazına seçenek bir kurum olarak ortaya çıkmaktadır. Ertelemede hükümlünün cezası infaz kurumunda değil belli şartlarda toplum içinde çektirilmektedir. Böylece bireyle devlet arasında ceza ilişkisi biçimi değiştirilmiş bir şekilde devam etmektedir. Erteleme bu haliyle cezanın suçlunun kişiliğine uydurulmasının bireyselleşmenin en önemli yollarından birini bu şekilde oluşturmaktadır. Diğer bir ifade ile yargısal şahsileştirilmesi kurumudur. Ertelemenin koşulları; hükmolunan cezanın tür ve miktarı; failin geçmişine ilişkin koşullar ve suç işledikten sonra yargılama sürecinde gösterilen pişmanlık dolayısıyla tekrar suç işlemeyeceği konusunda mahkemede kanaat oluşmasıdır. Bu değerlendirme yapılırken failin kişiliği göz önüne alınacaktır. Ancak işlenen suçun niteliği veya suç işleme tarzı ölçüt olarak alınmayacaktır. Kanun ertelemenin işlenen suç dolayısıyla mağdur ve/veya kamunun uğradığı zararı tamamen tazmin şartına bağlanmasını öngörmektedir. Buradaki zarar maddi zarardır. Bu halin uygulanması tamamen hakimin tadirinde gibi görünsede asıl olan zararın tamamen giderilmesidir. Hal böyle olunca; öncelikle tazmine konu zararın miktarı tespit edilmeli ve bu zararın tazmin edilmesi istemi ve/veya giderimi fail tarafından kabul edilmelidir. Bu koşullar varsa bu kuralın uygulanması mümkün olacaktır. Aykırısı durumda cebri icra yoluyla zararın tazmini şekli ortaya çıkacak bu da norm kuralın konuluş amacına aykırıdır. Somut olaya gelince; sanıkların yakınana ait etrafı tel örgü ile çevrili olan deponun bahçesinden 2 adet çelik profil ile çeşitli demir malzemeleri alarak at arabasına yüklediklerini gören tanığın sanıkları takip ettiği ancak yakalamaması üzerine polise haber verdiği ve sanıklar yakalandıklarında almış oldukları 2 adet çelik profilin ele geçmediği, sanıkların malzemeleri açık alandan aldıklarını savundukları ve zararı gidermek içinde mehil talep etmedikleri, depo sorumlusu ...'in hazırlık aşamasında depo bahçesinden alınan demirlerin 500 TL değerinde olduğunu bildirdiği, somut olayda sanıklar yakalandığında demir malzemelerin elde eldildiği, 2 adet çelik profilin ise ele geçmediği, mağdurun eline geçmeyen ve maddi zarar oluşturduğu kabul edilen 2 adet demir profilin değeri bilirkişiye tespit ettirilip sonucuna göre bu maddi zararın belirlenmesi gerektiği gözetilmeden; Yukarıda açıklanan norm kuralına göre saptama yapılmadan “sanıklara verilen cezanın mağdur ... inşaatın maruz kaldığı 500,00 TL zararı karşılamaları kayıt ve şartı ile TCK'nın 51/2 maddesi gereğince ertelenmesine” şeklinde hüküm kurulması, 2-) Suçun niteliği, cezanın türü ve süresine göre, hükümden önce 08.02.2008 tarih ve 26781 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanunun Geçici madde; 1/1. fıkrası yollamasıyla aynı kanunun 562. maddesi ve 25.07.2010 tarih ve 27652 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6008 sayılı Kanunun 7. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 231/5-14. madde ve fıkraları gereği sanık ...'ın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, 3-) Mahkumiyetin doğal sonucu olarak sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK.nın 53. maddesinin uygulanmaması, 4-) Yargılama giderlerinin her bir sanığın sebep olduğu tutar kadar ayrı ayrı yükletilmesi gerektiği gözetilmeden, “eşit alınmasına karar verilmesi suretiyle 5271 sayılı CMK’nun 326/2. maddesine aykırı davranılması, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ...'ın temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 25/11/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2011/8496, K. 2013/23897, T. 25.11.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-ceza-dairesi-2011-8496-e-2013-23897-k-598f2b7a53cc