Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2011/6167 E. 2011/46556 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2011/6167
- Karar No
- 2011/46556
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇLAR : Suç işlemek amacıyla örgüt kurmak, suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olmak, yağma, 6136 sayılı Yasaya aykırı davranmak HÜKÜM : Kısmen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, kısmen beraat, kısmen mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm yağma suçu yönünden sanıklar ...,..., ... ve ... savunmanları tarafından duruşmalı olarak da temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre tayin edilen günde yapılan duruşma sonunda dosya okunarak gereği görüşülüp düşünüldü; I-Sanıklar ... ve ... hakkında kurulan “hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına” ilişkin kararın, 5271 sayılı CMK’nın 231/12. maddesi gereğince temyizi olanaklı olmayıp itirazı olanaklı kararlardan olması nedeniyle, dosyanın itirazı incelemeye yetkili ve görevli mahkemeye gönderilmesinin sağlanması için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na İADESİNE, II-Sanıklar ... ve ... hakkında kurulan beraat hükümlerine ilişkin karara yönelik yapılan incelemede: Beraat hükümlerinin gerekçelerine yönelik olmayan temyiz istemlerinde, sanıklar ... ve ...'ın hukuki yararları bulunmadığından; savunmanlarının bu konudaki istemlerinin 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 317.maddesi gereğince tebliğname gibi REDDİNE, ./.. -2- III- Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında yağma ve suç işlemek için örgüt kurmak ve bu örgüte üye olmak suçlarından; sanıklar ... ve ... hakkında 6136 sayılı Yasaya aykırılık suçundan ve sanıklar ... ve ... hakkında suç işlemek için kurulan örgüte üye olmak suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerinin incelenmesinde: Sanık ... yönünden yasal süresinde ileri sürülmediği ve hükmedilen cezaların sürelerine göre; sanıklar ... ve ... yönünden de yasal süresinde ileri sürülmediği için savunmanlarının duruşmalı inceleme istemlerinin 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 318 ve 421.maddeleri gereğince REDDİNE, 09.08.2006 günü işlenen yağma suçunun gerçekleştirilmesi aşamasında mağdurun ellerini ve ayaklarını bağlayan sanıklar ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan zamanaşımı içinde işlem yapılması olanaklı kabul edilmiştir. Soruşturmanın sonuçlarını içeren tutanaklar, belgeler ve sanıklar ... ile ... hakkında 09.08.2006 günü işlenen yağma suçu yönünden duruşmalı inceleme sırasında ileri sürülen savunmalar doğrultusunda yapılan incelemede: Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye Hakimler Kurulunun takdirine göre, yağma ve 6136 sayılı Yasaya aykırılık suçlarının adı geçen sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından diğer temyiz itirazları ile sanıklar ..., ... ve ... savunmanının tahliye istemi yerinde görülmemiştir. Ancak; 1- 5237 sayılı TCK’nin 220. maddesinde düzenlenen “suç işlemek için örgüt kurmak ve kurulan örgüte üye olmak” suçlarının maddi unsurunun, “kanunun suç saydığı fiilleri işlemek amacıyla örgüt kurmak veya üye olmak” olduğu, örgütün oluşabilmesi için en az üç veya daha fazla kişinin belirtilen amaçlarla bir araya gelmesi, amaçlanan suçları işlemeye elverişli, üye, araç ve gerece sahip olunması, bir suç işlemek amacıyla oluşturulmuş basit bir birleşmeden ziyade, belirsiz sayıda amaç suçun işlenmesi amacıyla gevşek veya sıkı bir hiyerarşik ilişkiye dayalı olarak meydana getirilmiş, sürekli bir birleşmenin bulunması gerektiği, zira örgüt, niteliği itibariyle devamlılığı gerektirdiğinden, kişilerin belirli bir suçu işlemek için bir araya gelmesi halinde, örgütten değil ancak iştirak iradesinden söz edilebileceği de dikkate alınarak, bu açıklamalar ışığında; kolluk tarafından düzenlenen 11.08.2006 tarihli fezleke içeriğine göre, sanıkların suç tarihi ve öncesinde, ... İlçe Merkezleri ile Belde ve Köyleri'nde yaşayan kişilere ve işyerleri sahiplerine yönelik olarak tehdit, konut dokunulmazlığını bozmak, yağma, kasten yaralama, hakaret, kişilerin huzur ve sükununu bozma, halk arasında korku ve panik yaratmak gibi suçları işledikleri ve bu amaçla teşekkül oluşturdukları, 07.08.2006 günü sanıklar ..., ... ve ...'nun ... isimli işyerine giderek işletme sahibini tehdit ettkleri ve kurşunladıklarının ileri sürüldüğünün anlaşılması karşısında,; öncelikle bu eylemlere yönelik olarak başlatılan soruşturmaların ve açılmış davaların bulunup bulunmadığının araştırılması, varsa ilgili dosyaların ./.. -3- onaylı suretlerinin getirtilmesi, açılmış davaların varlığı halinde olanaklı ise bu davaların birleştirilmesi, adı geçen sanıklara ait kendi aralarındaki konuşmalara ilişkin ses kayıtlarının ayrıntılı dökümünü içeren tutanakların düzenlenmesi ve denetime olanak sağlayacak biçimde dosya içerisine konulması, bu şekilde elde edilecek kanıtların birlikte değerlendirilmesi ve bu kanıtların itirafçı olarak kabul edilen sanıklar ... ve ...'nin ifadeleri ile karşılaştırılmasından sonra sonucuna göre; “suç işlemek için örgüt kurmak ve kurulan örgüte üye olmak” suçları yönünden sanıkların hukuki durumlarının tayin ve takdiri gerekirken eksik inceleme ile yazılı biçimde hüküm kurulması, 2- ( 1 ) numaralı bozma nedenine göre, 5237 sayılı TCK'nın 149/1. madde ve fıkrasının ( g ) bendinin uygulama olanağının yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, 3- 09.08.2006 tarihinde işlenen yağma suçu sırasında, sanıkların mağdurdan zor kullanarak cep telefonunu ve önceden seri numaraları saptanmış paraları aldıkları ve evden çıktıktan sonra, önceden yapılan istihbarat çalışmaları sonucu evin çevresinde tertibat alan kolluk görevlileri tarafından yakalandıklarının anlaşılması karşısında; yağma suçunun kalkışma aşamasında kaldığı ve 5237 sayılı TCK'nın 35/1-2. maddesi ile cezalarda indirim yapılması gerektiğinin gözetilmemesi, 4- Kayden 05.07.1989 doğumlu olup suçların işlendiği 28.07.2006 ve 09.08.2006 günlerinde 18 yaşını tamamlamadığı anlaşılan sanık ... hakkında 5237 sayılı TCK'nın 31/3. maddesinin uygulanması gerektiğinin düşünülmemesi ve bu nedenle de adı geçen sanık hakkında anılan Yasanın 58. maddesinin 5. fıkrası gereğince tekerrür hükümlerinin uygulanamayacağının düşünülmemesi ve hükümden sonra yürürlüğe giren 6008 sayılı Yasanın 8.maddesi içeriği ile 5271 sayılı CMK.nın 250.maddesine eklenen 4.fıkra gereğince, çocuk sanıkların bu madde uyarınca kurulan mahkemelerde yargılanamayacağının gözetilmesi zorunluluğu, 5- ( 1 ) numaralı bozma nedenine göre, yağma suçlarından ve sanıklar ... ve ... hakkında 6136 sayılı Yasaya aykırılık suçundan kurulan hükümlerde 5237 sayılı TCK'nın 58/9. maddesinin uygulama olanağının yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş, Cumhuriyet Savcısı, sanıklar ..., ..., ... ve savunmanları ile sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... savunmanlarının temyiz dilekçelerinde ve sanıklar ... ve ... savunmanı Avukat ...'ın duruşmada ileri sürdükleri tüm itiraz ve savunmaları ile tebliğnamedeki düşünce bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sanıklar ... ve ... için duruşmalı temyiz incelemesi yapılan hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA ilişkin oybirliğiyle alınan karar 30.11.2011 tarihinde, Yargıtay Cumhuriyet Savcısı ...'un katıldığı oturumda, sanıklar ve savunmanlarının yokluklarında açıkça ve yöntemince okunup anlatıldı. ...