Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2011/5786 E. 2013/20129 K. – Hırsızlık, Mala
Konu: Hırsızlık, Mala Zarar Verme, Konut Dokunulmazlığını İhlal
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2011/5786
- Karar No
- 2013/20129
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık, Mala Zarar Verme, Konut Dokunulmazlığını İhlal
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık, mala zarar verme, konut dokunulmazlığını ihlal HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1-Oluş ve dosya içeriğine göre; sanıkların, kilit sistemi ve kapı göbeği olmayan farikaya girip, mülkiyetini elde etmek istedikleri kabloları kesmek suretiyle zarar verme eylemlerinin, ayrıca mala zarar verme suçunu oluşturmayacağının gözetilmemesi, 2-İşyeri Dokunulmazlığını bozma suçu açısından; Gece vakti, kilit sistemi ve kapı göbeği olmayan fabrikaya girip hırsızlık yapmaya kalkışan sanıkların işyerine girmelerinin, 5237 sayılı TCK'nın 116/2-4 ve 119/1-c maddelerinde tanımlanan işyeri dokunulmazlığını bozmak suçu yönünden “müstakil bir zarar” yaratmadığı, işyeri dokunulmazlığını bozmak suçundan uygulama yapılırken, “Sanıkların müdahillerin tüm zararlarını ödedikleri yönünde dosyada delil bulunmadığı ve sanıklara verilen cezalar ertelendiği için sanıklar hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının yasal şartları oluşmadığı” biçiminde somut olay ile örtüşmeyen ve “takdire” dayanılırken de 5271 sayılı CMK'nın 231. maddesinde yer alan “hükmün açıklanmasının geri bırakılması” müessesesinde, sanıklar yönünden yasanın öngördüğü objektif ve subjektif koşullar değerlendirilmeden, cezaların bireyselleştirilmesine yönelik kabul edilen ölçütlerle çelişir şekilde 5271 sayılı CMK'nın 231/5-14.madde ve fıkralarının uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi, 3-Hırsızlık suçu açısından; a)5271 sayılı Kanun'un 231. maddesi uyarınca, hükmolunan ceza miktarının iki yıl hapis cezasını veya adlî para cezasını içermesi ve işlenen suçun da inkılâp kanunlarında yer alan suçlardan olmaması durumunda, Türk Ceza Kanunu ve özel kanunlardaki istisnalar dışında kalan diğer suçlar bakımından hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesinin olanaklı olduğu, anılan maddedeki kararın verilebilmesi için aranan 6. fıkranın (c) bendindeki zararın giderilmesi koşulunun ise, yalnızca zarar suçları bakımından uygulama yeteneğinin bulunduğu, somut olayda, sanıkların, daha önceden kesip, rulo haline getirdikleri kabloları çalmak için fabrikaya girdikleri esnada olay yerinde bulunan kolluk güçlerince yakalandıklarından, öncelikle maddi zarar ve miktarı belirlenerek, sabıkaları bulunmayan sanıklarla ilgili olarak, 5271 sayılı CMK'nın 231/9.maddesi tartışılarak, 5271 sayılı CMK'nın 231. maddesinde yer alan “hükmün açıklanmasının geri bırakılması” müessesesinde, sanıklar yönünden yasanın öngördüğü objektif ve subjektif koşullar da değerlendirilip sonucuna göre hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden,'' sanıkların müdahillerin tüm zararlarını ödedikleri yönünde dosyada delil bulunmadığı ve sanıklara verilen cezalar ertelendiği için sanıklar hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının yasal şartları oluşmadığı” biçiminde yerinde ve yeterli olmayan gerekçeyle yazılı biçimde uygulama yapılması, b)5237 sayılı TCK’nın 143. maddesinin, 35.maddesinden sonra uygulanması suretiyle aynı Yasanın 61/5. maddesine aykırı davranılması, 4-5271 sayılı CMK'nın 326/2. maddesi uyarınca birlikte işlenmiş suç nedeniyle mahkum edilmiş olan sanıkların yargılama giderlerinden sebebiyet verdikleri oranda ayrı ayrı sorumlu tutulmaları gerektiğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ..., ..., ... ve ... savunmanının temyiz itirazı ve tebliğnamedeki düşünce bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 23.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.