Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2011/4202 E. 2013/11177 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2011/4202
- Karar No
- 2013/11177
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇLAR : Hırsızlık, İşyeri dokunulmazlığını bozma, Mala zarar verme HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: I-Sanıklar hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükmün incelenmesinde; Hükmolunan cezanın tür ve miktarı bakımından, 5219 sayılı Yasa ile değişik 1412 sayılı CMUK’nın 305/1. maddesi gereğince hükmün temyizi olanaklı bulunmayıp kesin nitelikte olduğundan, sanıklar savunmanının temyiz isteğinin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddesi uyarınca tebliğname gibi REDDİNE, II-Sanıklar hakkında hırsızlık ve işyeri dokunulmazlığını bozma suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesine gelince; Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1-Sanıkların, Cumhuriyet Başsavcılığında 02.03.2008 günlü ifadelerinde, “2008 yılı ocak ayı sonları ile şubat ayı başlarında gece 21.00 sıralarında mağdurun işyerinin PVC kapısını kırıp içeriden hırsızlık yaptıklarını, çaldıkları malzemeleri sakladıklarını, iki-üç gün sonra suça konu eşyanın yerinde olmadığını görünce mağdurun işyerine daha önceden kırdıkları yerden gece 21.00 sıralarında girerek tekrar hırsızlık yaptıklarını” ifade etmeleri, 22.02.2008 günü tanık ... tarafından 10.45'te işyerinden hırsızlık yapıldığının fark edilip polise ihbarda ./.. -2- bulunulması karşısında; sanıkların, mağdurun işyerinden hırsızlık ve işyeri dokunulmazlığını bozma suçlarını işleme aralıklarına göre; zincirleme suç hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı tartışılarak sonucuna göre sanıkların hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması, 2-01.03.2008 tarihli el koyma tutanağı ve aynı tarihli teşhis ve teslim teselsüm tutanakları içeriğine göre; sanıkların hazırlık soruşturması sırasında yakalandıklarında, çaldıkları bir kısım eşyanın yerini göstererek kısmi iadeyi sağladıkların anlaşılması karşısında; mağdura kısmi iadeye rıza gösterip göstermediği sorularak sonucuna göre 5237 sayılı Yasanın 168. maddesiyle uygulama yapılıp yapılmayacağının karar yerinde tartışmasız bırakılması, 3-Gece vakti mağdura ait bina vasfındaki büfeye PVC kapısını kırarak girip hırsızlık yapan sanıkların işyerine girmelerinin, 5237 sayılı TCK'nın 116/2-4 ve 119/1-c maddelerinde tanımlanan işyeri dokunulmazlığını bozmak suçu yönünden “müstakil bir zarar” yaratmadığı; kapı kırmanın, anılan Yasanın 151/1.maddesi yönünden değerlendirildiği ve mala zarar vermek suçundan da ayrıca cezalandırılmalarına karar verildiği dikkate alındığında; işyeri dokunulmazlığını bozmak suçundan uygulama yapılırken, “mağdurun zararının karşılanmadığından uygulanmasına yer olmadığı” biçiminde somut olay ile örtüşmeyen ve “takdire” dayanılırken de 5271 sayılı CMK'nın 231. maddesinde yer alan “hükmün açıklanmasının geri bırakılması” müessesesinde, sanıklar yönünden yasanın öngördüğü objektif ve subjektif koşullar değerlendirilmeden, cezaların bireyselleştirilmesine yönelik kabul edilen ölçütlerle çelişir şekilde 5271 sayılı CMK'nın 231/5-14.madde ve fıkralarının uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi, 4-5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununun 11/1. maddesi gereğince, aynı Yasanın 5. maddesinde öngörülen koruyucu ve destekleyici tedbirlerin suça sürüklenen ve ceza sorumluluğu olmayan çocuklar bakımından uygulanabileceği gözetilmeden, somut olayda ceza sorumluluğu olan ve mahkumiyet kararı kurulan sanıklar hakkında anılan Yasanın 5/1-a maddesinde yazılı tedbire hükmedilmesi, Bozmayı gerektirmiş sanıklar ... ve ... savunmanının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle istem gibi BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesinin gözetilmesine, 15.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. ...