Yargıtay · 6. Ceza Dairesi

Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2011/278 E. 2013/25719 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Ceza Dairesi
Esas No
2011/278
Karar No
2013/25719
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Yağma, yağmaya kalkışma, silahla tehdit, memura mukavemet, resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan , konut dokunulmazlığını ihlal HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: I-Hükümlü hakkında yakınanlar ..., ..., ..., ...'e yönelik Yağma, yakınan ...'e yönelik Yağmaya Kalkışma ve Resmi Belgenin Düzenlenmesinde Yalan Beyan suçlardan kurulan hükümlerin İncelenmesinde: Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulu'nun takdirine göre; hükümlü ... savunmanının temyiz itirazı yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, usul ve kanuna uygun bulunan hükümlerin istem gibi ONANMASINA, II-Hükümlü hakkında 05.02.1992-17.04.1992 tarihlerinde işlediği memura mukavemet ve ...'e yönelik silahla tehdit suçundan kurulan hükümlerin incelenmesinde: Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; Hükümlü hakkında, 765 sayılı TCK'nın 81. maddesi gereğince tekerrüre esas alınan İzmir 8. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 13.03.1986 gün, 86/115 sayılı hapis cezasına ilişkin ilamın 07.11.1986 tarihinde infaz edildiği ve infaz tarihinden yeni suç tarihine kadar 5 yıl geçmiş olduğundan, tekerrüre esas alınamayacağının gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, hükümlü ... savunmanının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasa’nın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK'nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından, “İzmir 8. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 13.03.1986 tarih ve 86 - 155 Esas, Karar sayılı ilamı ile almış olduğu 8 ay hapis cezası” tümcesi çıkartılarak yerine, “İzmir 6. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 23.02.1987 gün, 869/81 sayılı ilamı ile almış olduğu 9 ay 10 gün hapis cezası” ibaresinin eklenmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, III-Hükümlü hakkında yakınanlar ..., ..., ..., ..., ..., ...'a Yönelik Yağma suçundan; ... ile ...'a yönelik Yağma ve Konut Dokunulmazlığını İhlal suçundan kurulan hükümlerin İncelenmesinde: Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1-Hükümlünün aynı suç işleme kastıyla hareket ederek farklı tarihlerde yakınanlar ..., ..., ... ve ...'yu tehdit ederek farklı miktarda para alması şeklinde gerçekleşen eylemlerinde, 5237 sayılı Yasanın 43/3. fıkrası gereğince yağma suçunda zincirleme suç hükümlerinin uygulanamayacağı ve bu nedenle eylem sayısı kadar yağma suçunun oluştuğunun anlaşılması karşısında; 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca hükümlü yararına olan hükmün önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümlerinin somut olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı, kazanılmış hakkın suçun nitelendirmesinde ve uygulanan yasa maddeleri yönünden olmayıp, 15.11.1993 günlü ilk hükümdeki cezanın süresi bakımından söz konusu olduğu gözetilmeden, yasal olmayan gerekçeyle 5237 sayılı Yasanın 43. maddesi ile arttırım yapılarak yazılı biçimde hüküm kurulması, 2- 5237 sayılı TCK'nın 148 ve 149. maddelerinde tanımlanan yağma suçu ile 765 sayılı TCK'nın 497/1. maddesinde yer alan suçun öğelerinin farklı olduğu, hükümlü ve suç ortağı ...'ın yakınanlar ... ve ...'a yönelik yağma eylemini yakınanlara ait konutta gerçekleştirdiklerinin anlaşılması karşısında, 5237 sayılı TCK'nın 149/1.maddesinin (a) ve (c) bendi yanında, yağma suçunun konutta işlenmesinin nitelikli hali oluşturduğu gözetilerek (d) bendi ile uygulama yapılması gerektiği, ayrıca konut dokunulmazlığını bozma suçundan hüküm kurulamayacağı ve eylemin mağdur sayısınca ayrı ayrı 5237 sayılı Yasanın 149/1-(a), (c), (d) maddesinde belirtilen nitelikli yağma suçunu oluşturduğu gözetilmeden yazılı biçimde hüküm kurulması 3-Hükümlünün 20.07.1992 tarihinde saat 15:00 sularında yakalandığında üstünde yapılan arama sonucunda bulunan, “3 adet burma bilezik, 1 küpe, 2 tane 50 ABD doları, 1 adet 100 Fransız frangı, ... tarafından kesilmiş hamiline çek, 950 TL parayı ... ve ...'ın evlerinden gasp ettiğini, 4000 TL olan paranın geri kalanını harcadığını; 1 adet yüzüğü ...'dan yağmaladığı parayla aldığını, 5000 Yugoslav dinarının ...'ın olduğunu, 900 TL paranın 700 TL'sinin ...'a ait olduğunu, kalanının kendisine ait olduğunu" söylediği ve 250 TL dışındaki para ve eşyanın zapt edildiği; hükümlünün ve ...'in soruşturma aşamasında alınan beyanında, "Yakınan ...'ten yağmaladıkları aracı bıraktığı tamirciyi" söylemeleri üzerine aracın bulunarak yakınana teslim edildiği, hükümlünün "...'dan aldığı altın künyeyi ... vasıtasıyla sattırdığını" beyan edince, ...'nın yer göstermesi üzerine kuyumcu ...'in künyeyi erittiğini söyleyip aynı ayarda künyeyi teslim ettiği; hükümlünün, "...'dan gasp ettiği 3 kolyeyi ...'a vererek satmasını istediğini ve ...'in parayı getirip verdiğini" söylemesi üzerine yakalanan ...'in, "Kolyelerden birini ... Mücevherata sattığını" beyan edip yer göstermesi üzerine, ...'nun olayı doğrulayıp, aldığı kolyeyi erittiğini belirterek, 1 adet 14 ayar 12 gr 25 cm'lik kolyeyi polislere teslim ettiğinin anlaşılması karşısında, kısmi iade nedeniyle yakınanlar ..., ..., ... ve ...'dan rızası sorularak 5237 sayılı TCK’nın 168/4.maddesi yollamasıyla aynı Yasanın 168/3.maddesinin hükümlü hakkında uygulanması gerekip gerekmediğinin tartışmasız bırakılması, 4-Hükümlü hakkında, 765 sayılı TCK'nın 81. maddesi gereğince tekerrüre esas alınan İzmir 8. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 13.03.1986 gün, 86/115 sayılı hapis cezasına ilişkin ilamın 07.11.1986 tarihinde infaz edildiği ve infaz tarihinden yeni suç tarihine kadar 5 yıl geçmiş olduğundan, tekerrüre esas alınamayacağının gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, hükümlü ... savunmanının temyiz itirazı ve tebliğnamedeki düşünce bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenlerle kısmen tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, infaz aşamasında verilen uyarlama kararlarının kazanılmış hak oluşturmayacağının gözetilmesine, 18.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2011/278, K. 2013/25719, T. 18.12.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-ceza-dairesi-2011-278-e-2013-25719-k-b500a90468c6