Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2011/2500 E. 2013/19537 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2011/2500
- Karar No
- 2013/19537
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet TEMYİZ EDENLER : Sanık ... savunmanı, sanık ... Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: I-Sanık ... hakkında yakınan ...'a yönelik kurulan hükmün incelenmesinde; Gerekçeli karar başlığında, suç tarihinin gösterilmemesi, yerinde düzeltilmesi olanaklı görüldüğünden; sanığın, park halindeki kilitli araçtan hırsızlık suçunu işlediğinin anlaşılması karşısında, eyleminin 5237 sayılı TCK'nın 142/1-b maddesine uyduğu gözetilmeyerek, anılan Yasa'nın 142/1-e maddesi ile hüküm kurulması, sonuca etkili olmadığından; bozma nedeni yapılmamıştır. Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1-Kasten işlenen suçlarda hapis cezasına mahkumiyetin yasal sonucu olan ve 5237 sayılı TCK’nın 53.maddesinin birinci fıkrasında öngörülen belirli hakları kullanmaktan yoksun bırakılma tedbirlerinin seçimlik olmadığı gözetilmeden, anılan fıkranın (a) ve (e) bentlerinde yazılı tedbirlere hükmedilmemesi, 2-5271 sayılı CMK'nın 326/2. maddesi uyarınca birlikte işlenmiş suç nedeniyle mahkum edilmiş olan sanıkların yargılama giderlerinden sebebiyet verdikleri oranda ayrı ayrı sorumlu tutulmaları gerektiğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle isteme uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedenleri yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla CMUK’nın 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından 5237 sayılı Yasanın 53.maddesinin uygulanmasına ilişkin bölüm ile yargılama giderlerine ilişkin ''müştereken ve müteselsilen alınmasına'' sözcüklerinin çıkarılarak TCK'nın 53.maddesinin ygulanmasına ilişkin bölüm yerine, “Sanıkların, TCK’nun 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanıklar hakkında uygulanmamasına” ve ''müştereken ve müteselsilen alınmasına'' sözcüklerinin yerine de “Sanıkların sebebiyet verdikleri yargılama giderleri oranında ayrı ayrı sorumlu tutulmalarına” cümlesinin eklenmesi suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, II-Sanıklar ... ve ... hakkında yakınan ...'a yönelik kurulan hükümlerin incelenmesine gelince; Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1-07.09.2005 günlü olay yeri inceleme raporu, 09.09.2005 günlü görgü tespit tutanaklarında; suça konu aracın kapılarının açık terk vaziyette, benzin kapağı kırık, aracın kapısına anahtar uydurmak suretiyle içine girildiği, direksiyon muhafazası kırık, düz kontak yapıldığı, plakalarının sökülmüş olduğunun belirtildiği; yakınanın, hazırlıkta alınan 07.09.2005 ve 09.09.2005 günlü beyanlarıyla 29.12.2006 tarihli oturumdaki ifadesinde, “06.09.2005 tarihinde aracını 19.00 sıralarında evinin bahçesine park ettiğini, 07.09.2005 günü aracının yerinde olmadığını gördüğünü, aracı bulunduğunda direksiyon ve benzin kapağı ile bagaj kilidinin kırık, arabanın etrafında çizikler olduğunu” söylediği; sanıkların savunmalarında, “suçsuz olduklarını” ifade ettiklerinin anlaşılması karşısında; yakınanın, aracının etrafında çizikler olduğu, bagaj kilidinin kırıldığı şeklindeki anlatımları ile olay yeri inceleme ve görgü tespit tutanakları arasındaki çelişkiler giderilerek, aracın kilitli olarak park edilip edilmediği yakınandan sorularak sonucuna göre, kapılarının kilitli olması durumunda eyleminin 5237 sayılı TCK’nın 142/1-b; kilidin açılması veya motorun çalıştırılması için anahtar ya da diğer bir alet kullanılması durumunda aynı Yasanın 142/2-d kapıların kilitsiz veya pencere camlarının açık olması ve motorun düz kontak yapılarak çalıştırılması halinde eyleminin anılan Yasanın 141/1.maddelerine uyan suçu oluşturacağı gözetilip sonucuna göre, hüküm kurulması gerekirken, eksik incelemeyle, sanıkların, yakınanın park halindeki aracının kapılarının, anahtar uydurulmak suretiyle açıldığı kabul edilerek, yazılı şekilde hüküm kurulması; 2-Yakınanın, hazırlıkta alınan 07.09.2005 ve 09.09.2005 günlü beyanlarıyla 29.12.2006 tarihli oturumdaki ifadesinde, “06.09.2005 tarihinde aracını 19.00 sıralarında evinin bahçesine park ettiğini, 07.09.2005 günü aracının yerinde olmadığını gördüğünü” ifade etmesi; sanıkların savunmalarında “suçlamayı kabul etmemeleri” UYAP sisteminde, güneşin 06.41'de doğduğu, 20.37'de battığı, gece vaktinin 05.41'de bittiğinin anlaşılması karşısında, suçun gece vakti işlendiğine ilişkin delillerin nelerden ibaret olduğu karar yerinde gösterilip tartışılmadan, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 143.maddesiyle uygulama yapılması, 3-Kasten işlenen suçlarda hapis cezasına mahkumiyetin yasal sonucu olan ve 5237 sayılı TCK’nın 53.maddesinin birinci fıkrasında öngörülen belirli hakları kullanmaktan yoksun bırakılma tedbirlerinin seçimlik olmadığı gözetilmeden, anılan fıkranın (a) ve (e) bendlerinde yazılı tedbirlere hükmedilmemesi, 4-5271 sayılı CMK'nın 326/2. maddesi uyarınca birlikte işlenmiş suç nedeniyle mahkum edilmiş olan sanıkların yargılama giderlerinden sebebiyet verdikleri oranda ayrı ayrı sorumlu tutulmaları gerektiğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... savunmanı ile ...'ın temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 09.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.